Havacılıktan Daha Ötesi - Kynikler (Kinikler) Okulu



Kynikler (Kinikler) Okulu

Smf Seo Versiyon Havacılıktan Daha Ötesi, -- Seo entegre sistem.

Array
e-akbulut
Wed 22 October 2008, 10:12 pm GMT +0300
       Kynikler (Kinikler) Okulu Nedir?
      
       Sokrates'in ölümünün hemen ardından öğrencileri bazı okullara       ayrıldılar. Bu okullardan birisi olan Kuzey Afrika'daki Kyrene kentinde       Aristoppos'un kurduğu Kyrene okuluna kısaca değinmekle yetinmiştik. Bu       okulun yanında bir de yine Sokratçı olan Atina'daki Antisthenes'in okulu       bulunmaktadır. Bu okula Kyniklef (Kelbiler) Okulu demek alışkanlık       olmuştur.
      
       Sokratçıların ilgilendikleri başlıca iki konu vardı: Sokrat'ın       öğrencileri öncelikle mutluluğun ne olduğunu ve nerede bulunduğu bilmek       istemişlerdi. Hepsinin gözünde hocaları Sokrat bilge ve mutlu bir insan       modelidir. Fakat Sokrat'ın kendisinin yaşadığı yaşam biçimiyle ulaştığı       bu mutluluğun özelliği nedir?
      
       Sokratçıların birinci ana sorunu budur. Sokrat gerçek mutluluğa erdem       yolundan ulaşmıştı. O halde erdem, bir başka deyişle mutluluk gerçek       bilgiye dayanır. Bu nedenle mutluluk, gerçekten neyin istenmesi ve neyin       istenmemesi ya da gerçekten neden korkulması ve neden korkulmaması       gerektiğini bilmektir. İşte Sokratçıları ilgilendiren ikinci konu da bu       bilgi sorunudur.
      
       Aristippos ve Antisthenes'in okulları bu iki soruyu hemen hemen aynı       yönde cevaplandırırlar: Evreni değil de insanı kendisine konu yapan       bilginin gerçek bilgi olduğu görüşü, her iki okul tararından da       benimsenmiştir. Her iki okul "kendini bil" varsayımını kendilerine       rehber edinmiştir. Her iki okul için de mutluluk, ancak bireyin       mutluluğudur. Bir şeye bağlı olmayan, yalnızca kendine dayanan bir       insan, gerçek mutluluğa ulaşır.
      
       Her iki okula göre de üstad Sokrat bu ideali kendi kişiliğinde tam       anlamıyla gerçekleştirmiştir. Öteki konularda bu iki okul biri ötekinden       farklı düşünür. Söz gelişi Aristippos mutluluğun, hazzı elde etmek ve       elemden kaçmakta bulunduğuna inanır. Ancak bu sorunun kritik bir yanı       vardır: Haz ve elemin sınırları birbirine çok yakındır. Bir haz belli       bir derecede hemen eleme dönüşebilir.
      
       O halde sonuçta eleme dönüşmeyen, pişmanlık yaratmayan hazları elde       etmeye çalışılmalıdır. Her tutkuyla yaşanmış haz, sonunda eleme dönüşür       ve böyle bir haz insanı eninde sonunda tutkuya köle yapar. Bunun içindir       ki erdemli bir insanın ulaşmak istediği a-maç, akıllıca yaşama       becerisidir.
      
       Sokrat'ın yaşamı, bu ustalıklı yaşam sanatının en canlı örneğidir.       Böylece Kyrene okulu Sokrat'ın mutlulukçuluğundan (Eudaimonizm) bir       hazcılık (Hedonizm) çıkarmıştır. Kyrene okulunun bu hazcılık anlayışı       sonradan Epikür tarafından da benimsenmiştir. Dikkat çekici olan şey,       Aristippos'un öğrencilerinin, sonuçta hocalarının ulaşmak istediği       amaçtan kuşkuya düşmüş olmalarıdır.
      
       Nitekim Aristippos'un öğrencileri arasında "Hegasias" adlı birisi vardır       ki, ona ölümü bile inandırdığı için, "kandıran (kandırıcı)" ismi       takılmıştır. Bu Hegasias'ın hareket noktası şudur: Sonunda eleme       dönüşmeyecek hiçbir haz yoktur. Mutlu olmak için elemden kaçın, hazza       ulaşmaya çalışın. Fakat bunu sağlamaya olanak yoktur. Çünkü yaşam böyle       kurulmuştur. Bunun için yapılması gereken tek şey, gerek hazza ve       gerekse eleme karşı, mutlak bir duyarsızlık durumuna geçmeye       çalışılmaktır.


Aristippos       Kimdir?
      
       Aristippos, M.Ö. 435-386 yılları arasında yaşamış olan Yunanlı düşünür.       Sokrates'in öğrencisi olan Aristippos, Kirene okulunun kurucusu olarak       bilinir. Eserlerinden hiçbiri günümüze ulaşmamış olan filozof, acıdan       kaçınan ve akla ya da ölçülülüğe dayalı doğrudan hazzı temele alan bir       ahlak öğretisi geliştirmiştir. Kynikler'in 'dünyaya sırtını dönen       bilgin'ine karşı Aristippos, 'dünyadan akıllıca tat almayı bilen bilgin'       görüşünü temsil eder.
      
       Yunan filozofudur. Kyrene okulunun veya Hazcılık adı ile tanınan       öğretinin kurucusu. Sokrates'in derslerine devam etti. Bu derslerden,       sadece, felsefeye pratik bir nitelik vermek gerektiği düşüncesine vardı.       Hükümdarlara dalkavukluk etmek sanatının ustasıydı. Ömrünün bir kısmını       Sicilya'da Dionysios'ların sarayında geçirdiği söylenir; ama hakkında       söylenen her şeyin doğru olduğu şüphelidir.
      
       Kendisine mal edilen bir öğretiye göre mutluluk, haz aramaktan başka şey       değildir. Yaşamın amacının mümkün olduğunca çok haz almak olması       gerektiğine inanıyordu. "en üstün iyilik hazdır" ve "en büyük kötülük       acıdır" diyordu. Bununla birlikte, bu öğretiyi ilk olarak ortaya       koyanın, torunu Genç Aristippos olması da mümkündür.


Hedonizm (Hazcılık) Nedir?
      
      
En üstün iyiliğin haz olduğunu ileri süren Aristippos'un       öğretisidir. Aristippos'a göre en üstün iyilik hazdır. Bu öğretiye göre       iyi demek haz demektir; haz veren her şey iyi, acı veren her şey ise       kötüdür.
      
       Aristippos'a göre her davranışın nedeni, mutlu olmak isteğidir. Yaşamın       ereği hazdır. Haz insanı insan eden duygudur. Bilgilerimiz       duygularımızla alabildiğimiz kadardır, bunda öteye geçmez. Bu yüzden       Aristippos duygularımızın getirdiği haza yönelmeyi, acıdan kaçmayı       söyler.
      
       En üstün iyi, hazdır. Ancak gerçek haz sürekli olandır. Sürekli olan       hazza da bilgelikle varılabilir.
      
       Epikuros'da hazcılığı devam ettiren filozoflardandır. Ne var ki Epikuros,       Aristippos'un bedensel hazzına karşı tinsel hazzı yeğler. Onun için en       büyük haz, ruh dinginliğidir. Buna da bedensel zevkler peşinde koşmakla       değil, bilgelikle varılır.
      



Antisthenes Kimdir?

      
      
M.Ö. 444-365 yıllarında       yaşamış ve Kinik okulu kurmuş olan Yunanlı düşünür.
      
       Önce sofist filozof Gorgias'ın ve ardından da Sokrates'in öğrencisi       olmuştur. Sokrates'ten sonra okulunu kurmuş ve felsefesinin örnek kişisi       olarak Sokrates'i referans almıştır.Köpeksi anlamında olduğu belirtilen       Kyon sözünden türetilmiş Kinik okulunun kurucusudur ve bu akımın önemli       açılımlarını yapmıştır.
      
       Antisthenes'e göre önemli olan erdemdir ve erdemde bilgelikle elde       edilebilen kendine yeterlilik durumudur. İnsan her tür gereksinimden       kendini kurtararak, yalnızca kendi kendine dayanarak var olabilmelidir,       özgürlük bu anlamda gereksinimlerden kurtulmak, toplumsal bağları       aşabilmektir. Antistenes'in felsefi düşünceleri bu anlamda uygarlık       değerlerinin eleştirisini ve yadsınmasını içerir.
      
       Gorgias'tan da önemli ölçüde etkilenmiş olan Antisthenes, felsefesinde       sofizmin etkilerini taşır. Varlığın birliği ve tanımlarımızın       yetersizliği konularında önemli ölçüde Gorgias'ın yaklaşımına yakındır.       Bilgi, nesnelerin adlandırılması için ortaya konulan sözlerdir ve       yargılarımız da bu sözlerin bir araya getirilmesinden başka bir şey       değildir. Platon'un kavramları gerçek sayan yaklaşımından farklı olarak,       bir tür nominalist düşüncesi söz konusudur burada.
      
       Yaşamın amacı mutluluktur (endaimonia) ve buna ancak erdemle       ulaşılabilir. Erdem ise bilgeliktir, yani kişinin kendine yeterliliği       ile. Bu anlamda erdem ruhun özgürlüğüdür ya da ruhsal özgürlüktür.       Sağlık, güzellik, şan, ün, şeref, namus, vb. şeyler şüpheyle       karşılanması gereken, kuruntu ve yapmacık şeylerdir; kinik düşüncede       olsa olsa bunların karşıtlarım bir değer ifade eder. İhtiyaçsızlık,       adsızlık, mülksüzlük, bilinen toplumsal ahlaki kodlardan yoksunluk,       gerçek anlamda insanın kedine yeterliliği ve özgürlüğünü sağlar.
      
       Bu değer eleştirisinde Antisthenes hazcı bir eğilime sahip değildir,       aksine hazcılığa sert bir tepki gösterir. Haz, insanın köleleşmesinin       sebebidir çünkü. Mutluluk amacı için, erdemin kendi başına fazlasıyla       yeterli olduğunu ve başka hiçbir şeye gerek bulunmadığını savunan       Antisthenes'e göre, erdem arzunun yokluğu, isteklerden bağımsızlıktır.       Doğrudan doğruya yaşamın korunmasına ve sürdürülmesine yaramayan her       şeyi kinik filozoflar reddederler, daha doğrusu bunlara karşı       aldırışsızlık gösterirler. Bu tutum onları uygarlık karşıtlığına       götürmüştür. Bilinen ahlaka, toplumsal değerlere, dine, aileye ve       devlete karşı kayıtsız kalırlar ya da bunları yadsırlar. Antisthenes,       devletin kendisiyle hiç ilişkisi olsun istemez.