Havacılıktan Daha Ötesi - 1-Fâtiha Sûresi Meali



1-Fâtiha Sûresi Meali

Smf Seo Versiyon Havacılıktan Daha Ötesi, -- Seo entegre sistem.

Array
e-akbulut
Sat 25 October 2008, 03:38 pm GMT +0300
1- FÂTİHA SÛRESİ
Mekke döneminde inmiştir. Yedi âyettir. Kur’an-ı Kerim’in ilk sûresi olduğu için “başlangıç”
anlamına “Fâtiha” adını almıştır. Sûrenin ayrıca, “Ümmü’l-Kitab” (Kitab’ın özü) “es-Seb’ul-
Mesânî” (Tekrarlanan yedi âyet)1, “el-Esâs”, “el-Vâfiye”, “el-Kâfiye”, “el-Kenz”, “eş-Şifâ”, “eşŞükr”
ve “es-Salât"2 gibi başka adları da vardır.
Kuran’ın içerdiği esaslar öz olarak Fâtiha’da vardır. Zira övgü ve yüceltilmeye layık bir tek
Allah’ın varlığı, onun hâkimiyeti, tek mabut oluşu, kulluğun ancak ona yapılıp ondan yardım
isteneceği, bu sûrede özlü bir şekilde ifade edilir.
Fâtiha sûresi aynı zamanda baştan başa eşsiz güzellikte bir dua, bir yakarıştır.

1 Bismillahirrahmânirrahîm3
2,3,4 Hamd4, Âlemlerin Rabbi5, Rahmân6, Rahîm7, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah’a mahsustur.
5 (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
6,7 Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

_____________________________________________________________________________________________
1 “Tekrarlanan yedi âyet” ile ilgili olarak bakınız: Hicr sûresi, âyet, 87.
2 Salât, namaz demektir. Hz.Peygamber, namaz açısından Fâtiha sûresi’nin önemini vurgulamak için; “Hiçbir namaz Fâtiha’sız tamam
olmaz” buyurmuştur. Namaz ile adeta özdeşleşen sûreye, bu açıdan “salât” (namaz) adı verilmiştir.
3 Besmele, Neml sûresi’nde müstakil bir âyet olarak yer alırken (27/30), Tevbe sûresi hariç Kur’an’ın her sûresinin başında da
bulunmaktadır. Fâtiha sûresinin başındaki besmele, bir görüşe göre, sûrenin birinci ayeti olup, son iki âyet de tek âyet kabul
edilmektedir.
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla” şeklinde tercüme edebileceğimiz besmeleyi, aslî ifadesi ile okuyup öylece korumak uygun olur.
Zira Besmele, tıpkı ezan ve selam gibi, tüm müslümanlar arasında ortak bir mesaj niteliği taşımaktadır."
4 Hamd, tüm varlıkları nimetlendiren sonsuz kudret sahibi Allah’ı yüceltme ifadesidir. Hamd eden insan, Allah’ın nimetlerine konu oluşu
bakımından değil, Allah’ın tüm insanları nimetlendirici bir konumda oluşu açısından ona hamd eder. Bu itibarla belli bir nimet bir
insana ulaşsa da ulaşmasa da, o insan Allah’a hamd eder. Allah’tan başka, mutlak anlamda nimet verecek hiçbir varlık bulunmadığı
için, hamde layık tek varlık da Allah’tır.
5 Rab, “Varlıkları yaratan, tüm ihtiyaçlarını karşılayarak onları kademe kademe geliştirip olgunluğa ulaştıran Allah” demektir.
6 Rahmân, “Rahmeti çok”, “çok merhametli”, “sonsuz merhametli” anlamlarında, sadece Allah için kullanılan sıfat-isimdir. Tam bir
Türkçe karşılığı yoktur. Mü’min olsun, kâfir olsun; iyi olsun kötü olsun, herkes “Rahmân”ın ifade ettiği rahmetin kapsamındadır.
Varlıklar da bu rahmet ve merhametin eseri olarak var olmuşlar ve varlıklarını da yine bu sayede sürdürmektedirler.
7 “Rahîm” kelimesi de, “Rahmân” gibi Allah Teâlâ’nın sıfatlarından biridir. Aynı şekilde, “rahmeti çok”, “çok merhametli”, “sonsuz
merhametli” anlamlarını taşır. Ancak “Rahmân”, Allah Teâlâya has bir sıfat-isim iken, “Rahîm” insanlar için de kullanılabilir. Nitekim
Tevbe sûresi 128.âyette bu sıfat Hz.Peygamber için de kullanılmıştır.