Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« : 05 Temmuz 2008, 20:55:27 » |
|
- A -
A length of : Bir parça A set of : Bir grup,set Abondon,to : Bırakmak,vazgeçmek Abbreviate,to : Kısaltmak Abbreviation : Kısaltma Abnormal : Anormal,uygun olmayan Abort,to : Başarısızlıkla bitmek,yarıda kesmek/durdurmak Aborted take off : Kalkıştan önce uçuştan vazgeçme About : 1- Hakkında ,– e dair : 2- Takriben : 3 –Çevresinde,etrafında : 4 – Yakında civarında : 5 – Her yerinde Above : Yukarısına,yukarısında;yüksek;daha çok;daha fazla Above mentioned : Yukarıda bahsedilen Abrade,to : Aşındırmak,yemek Abrasion : Aşınma Abrasive : Aşındırıcı,aşındıran Abruptly : Ansızın,birdenbire Absence : Yokluk,bulunmama Absolute : Tam,mutlak,kesin Absolutely : Mutlaka,kesinlikle Absorb to : Emmek,soğurmak,absorbe etmek Abut to : Dayanmak,dokunmak,bitişik olmak Accelerate,to : İvmelenmek,hızlanmak Acceleration : Hızlandırma,süratin artması,hızlanma Accelerometer : Hızlanmayı,ivmelenmeyi ölçen cihaz,aksekerometre Accept,to : Kabul etmek,onaylamak,almak Acceptable : Kabul edilebilir,uygun Access : Erişim,ulaşma Access door : Ulaşım kapağı Access panel : Ulaşım paneli Access platform : Ulaşım platformu,sehpa Accessible : Yaklaşılabilir,girilebilir,ulaşılabilir Accessory gearbox : Dişli kutusu Accident : Kaza Accidental : Kazara,istemeden Accommodate,to : Sağlamak,temin etmek,yerleştirmek Accoplish,to : Tamamlamak,yapmak According to : -e göre Accumulate to : Birikmek,yığılmak,toplamak Accuracy : Kesinlik,doğruluk Accurate : Doğru,kesin,tam, Achieve,to : Gerçekleştirmek, yapmak,başarmak Acidified : Asitli,asitlenmiş Acknowledge to : Onaylamak, kabul etmek Acorn tube : Akorn lamba Acquıre to : Kazanmak,elde etmek,edinmek Acquired : Kazanılmış,belirli Acquistion : Kazanma,edinme,belirleme Acrid : Keskin,tehlikeli Acress : Bir yanından öteki yanına Action : Hareket Activate,to : Harekete geçirmek,etkili hale getirmek Activation : Harekete geçme ; tesirini gösterme Active : Aktif,fââl Activity : İş,etkinlik,aktivite Actual : Esas,gerçek,asıl Actutate,to : Çalıştırmak Actuating : Harekete geçiren,çalıştıran Adapt,to : Adapte etmek,uyarlamak Add,to : İlâve etmek,eklemek Addition : Ekleme,ilave etme,ilave,ek Additional : Fazladan,ekstra,ilave olarak Address,to : Bahsetmek Adequate : Yeterli,uygun Adhere,to : Yapışmak,tutmak Adherent : Yapışık,bağlı Adhesive : Yapışkan,yapışıcı Adjacent : Çok yakın,bitişik komşu Adjoin,to : Bitişik olmak Adjust to : Ayarlamak Adjustable : Ayarlanabilir Adjustable Access platform : Ayarlanabilir ulaşım platformu Adjustment : Ayar,ayarlama,düzeltme Adjustment cap : Ayar kepi(kapağı) Adjustment screw : Ayar vidası Admit to : Kabul etmek,izin vermek Adopt to : Kabul etmek,benimsemek,kullanmak Advance to : İlerlemek Advanced : İleri Adversely : Zararına,olumsuz olarak Advisable : Tavsiye edilir,uygun Advise to : Tavsiye etmek Aerodrome : Hava meydanı Aerodynamic : Aerodinamik,hareket halindeki hava yada gazla ilgili Aerology : Hava bilimi Affect to : Tesir etmek,dokunmak Aft : Arka,geri,arka taraf After : Sonra Again : Tekrar Aganist : 1- Karşılaştırarak : 2- -e karşı Aggravate to : Kötüleştirmek,şiddetlendirmek Agitate,to : Sallamak,çalkalamak Agitation : Sallama,çalkalama Agree,to : Bağdaşmak,uymak Aid : Yardım Aileron : Uçağın sağa sola yatışını sağlayan uçuş kumanda yüzeyi Aim : Hedef,amaç,gaye Aim to : Hedefe doğru çevirmek Air : Hava Air brake : Hava freni Air carrier : Hava yolu şirketi Air conditioning : Havanın şartlandırılması,havalandırma Airborne : Havada,uçan Aircraft : Uçak,hava taşıtı Aircraft Maintenance Mechanic : Uçak bakım teknisyeni,mekanik Airfield : Hava meydanı(askeri) Airflow : Hava akımı Airframe : Gövde Airspace : Hava sahası Airspeed : Hava sürati,havaya nazaran sürat Airstair : Merdiven Airstream : Hava akımı Airworthy : Uçuşa elverişli Aisle : Koridor Alert to : Alarm vermek,uyarmak,bildirmek Align with to : Aynı hizaya koymak,aynı eksene getirmek Align to : 1- Karşılaştırmak : 2 – Navigasyonda IRU için enlem – boylam bilgilerinin girilebilmesi için işlemi başlatmak. Alike : Benzer,aynı All : Bütün,tüm Allcate to : Tahsis etmek,ayırmak Allow to : Bırakmak,müsaade etmek,izin vermek Allowable : Kabul edilebilir,izin verilebilir Alloy : Alaşım Alone : Tek başına ,yalnız,sadece Along : Boyunca Alphanumerics : Harf ve rakamlardan oluşan dizi Also : de-da aynı zamanda Alter to : Değiştirmek,değişmek Alternate : Yedek,yerini alabilen Alternately : Sırayla Alternative Current (A.C) :Alternatif akın,dalgalı akım Although : Rağmen,karşın Altimeter : Uçağın yerden yüksekliğini gösteren alet,altimetre Altitude : Yükseklik, irtifa Aluminum, aliminium : Alüminyum Always : Her zaman,daima Ambient pressure : Ortam basıncı Ambient temperature : Ortam sıcaklığı Amendment : Düzeltme,değişiklik Ammeter : Ampermetre,akım miktarını ölçen alet Among : Aralarında , arasında Amount : Miktar Amplification : Büyütme,güçlendirme zayıf sinyallerin değerini yükseltme Amplify to (amplified amplified) :Büyütmek,genişletmek,kuvvetlendirmek Angle : Açı Angle of attack : Hücum açısı,uçak ekseni ile hava filelerinin akış doğrultusu arasındaki açı Annotate to : Açıklayıcı notlar koymak Annotation : Not Annual : Yıllık Annunciate to : Bildirmek Annunciator panel : Arıza uyarı paneli Anomaly : Anormallik Answer : Cevap Answer to : Cevap vermek Antenna : Anten Antenna tilt angle : Anten eğim açısı Anticipate to : Beklemek,ummak,tahmin etmek Anti-clockwise : Saatin ters yönünde Anti-icing : Buzlanmayı önleme Anti-skid : Kaymayı önleyen,kaymaya karşı Anti-skid brake : Tekerlekleri kazıklatmadan ve kaydırmadan hızını düşüren fren Any : 1- Hiç : 2 – Herhangi Any(no)longer than : - den daha fazla süre değil Apart : Ayrı Aperture : Açıklık,delik Apparent : Açık,görülebilir,meydan da olan Appear to : Ortaya çıkmak ,görünmek Applicable : Uygun,uygulanabilir Apply to : 1- Vermek,uygulamak : 2 Sürmek Approach : Yaklaşma ,inişe Approach to : Yaklaşmak Appropriate : Uygun Approve to : Onaylamak Approved : Onaylanmış Approximately : Yaklaşık , yaklaşık olarak Apron : Apron,terminalin ya da hangarın karşısında bulunan uçak park alanı Arc : Yay, kavis Area : Bölge,yer Arm : Kol ARMED position : (İşletme) hazır durum Arming : Hazır duruma sokma Around : Çevresinde,etrafında Arrange to : Düzenlemek,ayarlamak Arrest to : Durdurmak,tutmak Arrival : Geliş,varış Arrive to : Gelmek , varmak Arrow : Ok Article : Nesne,şey,madde Articulate : Mafsallı,düzenli bir şekilde birbirine bağlı Articulate to : Mafsal ile birleştirmek Artificial : Yapay,suni As : 1-…. Olduğundan , - den dolayı, çünkü : 2 – gibi As a rule : Genellikle,çoğunlukla As follows : Aşağıdaki gibi As necessary : Gerektiği şekilde,gerektiği gibi Ascend to : Yukarı çıkmak,yükselmek Ascent : Yükselme Ashtray : Kül tablası Aside : Bir yana,bir tarafa Aspect ratio : Görüntü oranı,görüntü boyutu,çerçeve oranı Assemble to : Birleştirmek bir araya getirmek,kurmak , monte etmek Assembly : Montaj,kurma,bir araya getirme Assess to : Değerlendirmek Assign to : 1- Tahsis etmek,ayırmak : 2 – Atamak,tayin etmek Assigned : Ayrılmış,tahsis edilmiş Assist to : Yardım etmek desteklemek Associated : İlgili Associated with : … ile ilgili,ilişkili; bağlı Assure to : Emin olmak,temin etmek,sağlamak Asteriks : Yıldız işareti(*) Asymmetric : Asimetrik,simetrik olmayan At a time : Bir seferde At least : En az At once : Derhal,hemen At regular intervals : Düzenli aralıklarla Attach to : Bağlamak,tutturmak Attachment point : Bağlantı noktası Attack to : 1- Saldırmak , hücum etmek : 2 – Zarar vermek Attain to : Ulaşmak, erişmek Attempt : Deneme,girişim Attempt to : Denemek,girişmek Attention : Dikkat,ilgi Attitude : Konum,durum,pozisyon Audible : İşitilebilir,duyulabilir Aural warning : Sesli ikaz Authority : Otorite,yetki,makan Authorization to : İzin vermek,yetki vermek Automatic Direction Fınder (ADF) : Otomatik yön bulucu Automatic Volume Control (AVC) : Otomatik ses kontrolü Auxiliary : Yedek,yardımcı Auxiliary Power Unıt (APU) : Yardımcı güç kaynağı Available : Mevcut,hazır,elde mevcut,müsait Average : Ortalama Aviation : Havacılık Avionics : Havacılık elektroniği Avoid to : Önüne geçmek , meydan vermemek, sakınmak,kaçınmak Away : Uzağa,uzakta; bir yana Axis : Eksen Axle : Aks,Dingil Axle sleeve : Aks kovanı Azimuth : Azimut, gök küresinin herhangi bir noktası ile güney yönü arasındaki açı,güney açısı
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 05 Temmuz 2008, 21:08:08 Gönderen: e-akbulut »
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #1 : 05 Temmuz 2008, 20:55:58 » |
|
- B -
Back : Arka,geri,tekrar Back of : Arkası,arkasında,arkasına Back off to : Gevşetmek Back up to : Desteklemeki,yedeklemek Background lighting : Arka panel aydınlatması Backing : Yardım arka çıkma,arka,arkalık,destek Backlash : Şiddetli geri itme,makine de boşluk veya salgı,laçkalık Backlash of controls : Kumandaların oynaklığı Backşash play : Kumanda boşluğu ( Kumandalar bu boşluk içerisinde oynatılırsa kumanda hareketi meydana gelmez. Backside : Arka,taraf Back-up : Yedek,destek Backward : Geriye doğru Bacteria : Bakteri Bad (ly) worse,worst : Kötü Badge : İşaret,alamet,rozet Baffle plate : Bölme plâkası Balance : Balans, denge Balance to : Dengelemek,eşit hale getirmek Ball : Bilya,küre,top Balast : 1 – Balans denge ayarlığı : 2 – Ayar rezistansı,akımı dengelemek üzere dizayn edilmiş bir devre elemanı Ballytpe : Bilyalı tip Bank : Yatış uçağın bir kanadının diğer kanada göre alçak yada daha yüksek olduğu pozisyon Bank angle : Yatış açısı Bank to : ( Uçakta ) bir tarafa yatmak Bar : 1- Basınç ölçü birimi : 2 – Çubuk,değnek,kol,demir Bare : Çıplak,yüzey katmanı veya koruması olan Barrel : Varil,fıçı Barrel roll : Uçuşta uçağın ekseni üzerinde tam bir devir yapması Barrier cream : Koruyucu krem Base : 1- Taban , alt(kısım),dip : 2 – Üs Base plate : Taban levhası Base to : Temel almak,referans almak,kullanmak Basic : Esas,temel Basically : Temel olarak,esasında Basin : Lavabo, leğen Battarey : Batarya,akü,pil Batatarey operated : Batarya ile çalışan Batterarey powered : Batarya ile çalışan / beslenen Bay : Bölme,iki kiriş veya dikme arası Bayonet pin : Kavrama pimi,bağlama somunu pimi Be provided to : Bulunmak,olmak Be subjected to,to : Maruz kalmak,maruz bırakılmak Be,to (is,are,was,were) : Olmak, varolmak Beacon : Bir uçağa kılavuzluk etmek ya da uçağı yönlendirmek amacıyla ışık,elektrik sinyali,ya da başka uyarma türleri yayan istasyon , radyo,far Beacon lights : Havaalanlarındaki işaret lambaları Bead : Damak,ufak yuvarlak cisim,boncuk Beam : 1 – Kiriş : 2 – Işık,ışın,huzme Beam antenna : Huzme anten Beam deflection tube : Huzme saptırmalı tüp Bear , to (bore,borne) : Taşımak Bearing : Yatk,rulman Bearing alignment : Yatağı istikametine koymak,ayar yapmak. Because : Çünkü , -den dolayı Because of : Yüzünden, - den dolayı Become , to (became,become) Hâle gelmek,dönüşmek,olmak Before : Önce ,– den önce Begin to ,(began , begun) : Başlamak Beginning : Başlangıç,kaynak Behind : Arkasında Bell : Zil,çan Bell cutout switch : Zil kesme, susturma switchi Bellcrank : Hareketin yönünü değiştirmek için kullanılan manivela,kol Belly : Göbek Belly fairing : Koltuk(gövde altı) kaportası Belly landing : İniş takımlarını kullanmayarak,gövde üzerine iniş Belong ,to : Ait olmak Below : Aşağı,aşağıda,aşağısında,altında Belt : Kayış,kemer Belt konveyor : Kayışlı konveyör Belt drive : Kayışla hareket ettirme,döndürme Bench : Tezgâh,sıra oturma sırası,bank Bench drill : Masa matkabı Bench RPM : Deneme devir sayısı Bench vice : Tezgâh mengenesi Bend : Bükülmüş kıvrık kısım Bend to ( bent,bent) : Kıvırmak,bükmek Bending : Eğilme,bükülme,eğme,bükme Beneath : Aşağısına,altına,aşağısında,altında Bent : Eğilim,meyil,eğri,bükük Beside : Yanında,yanına Besides : Ayrıca Best : En iyi Beter : -den daha iyi Between : Arasında Bevel : Dik açılı olmayan,eğim,eğrilik Bevel gear : Konik dişli. Bir şiftin kendisine paralel olmayan diğer bir şaftı döndürmesini sağlar. Beverage : İçecek ,meşrubat Beware,to : Dikkat etmek,sakınmak,kaçınmak Beyond : Ötesinde,daha fazla,daha ileride Bezel : Façeta, kenar,çıkıntı BITE Test : Dahili sistem testi Bias : 1 – Verev,şivli,meyilli : 2 – (Elektrikte) bayas,öngerilim Biaxial : İki eksenli Big : Büyük Binary : İkili Bind to(bound,bound) : Bağlamak,tutturmak Binding : İki madeni cismin fiziksel olarak bağlanması Bit : 1 – Matkap ucu, alet ucu : 2 – (Bilgisayarda)bit,ikili sayı sisteminde bir birim Blade : Jet motorunda kademeleri oluşturan döner parçalardan her biri,pâl Blank off to : Sızdırmazlığın sağlanması amacı ile tapa,conta,bostik vb.maddeler uygulamak Blank out to : İptal etmek Blank to : Kapak ile kapatmak Blanket : Battaniye Blast : Sert rüzgar sağanağı Bleed (off) to : Kanamak,(basınç ,gaz) boşalmak,kaçmak,boşaltmak,kaçırmak Blend to : Karıştırmak, harmanlamak Blind cap : Kör başlık Blind plug : Kör tapa Blister : Kabartı Blistering : Kabarma Block time : Uçağın kalkışı için takozların alındığı andan inişte park edip takoz konduğu ana kadar geçen zaman Block to : Önünü kapatmak,tıkanmak Blockage : Tıkanma Blocked : Tıkalı Blot to : Kurulamak,kurutmak Blow to (blew,blown) : Hava vermek,fışkırtmak Blower : Fan, vantilatör, hava akımını sağlayan cihaz,üfleyici Blunt : Kör,keskin olmayan Blunted : Kör keskin olmayan Boarding : Uçağa binme Body : Gövde , vücut Bolt : Cıvata Bolt to : Civatalamak Bond : 1 – Elektriki irtibat : 2 – Kimyasal madde kullanarak yapıştırma Bond to : 1 - Elektriki irtibat sağlamak,elektrik bağlantısı kurmak : 2 – Kimyasal madde kullanarak yapıştırmak Bonding : 1 – Bağlantı : 2 – Tutturma,yapıştırma Bonnet : 1 - Başlık, başlık şeklindeki kapak : 2 – Arabanın motor kaportası Boost : 1 – Manifold basıncı : 2 – Basıncı arttırma,zengin karışım verme Boost to : İtmek;desteklemek;yükseltmek,arttırmak,voltajı yükseltmek Bore : Delik,oyuk,çap Both : Her ikisi,her iki Both… and… : Hem … hem de… Bottle : Tüp Bottom : En alt, taban,dip Bottom to : Değmek,ulaşmak Brake : Fren Brake temperature monitoring system : Fren ısısı kontrol sistemi Brake to : Fren yapmak,frenlemek Branch : Dal, kol, bölüm Branch to : Ayrı yönlere, bölümlere ayrılmak/dağılmak/bölünmek Breadth : Genişlik Break : 1 – Çatlak,kırık : 2 – Aralık,açıklık : 3 – Ara,paydos : 4 – Ani düşme,kesilme Break down to : Bozulmak Break off to : Kırılıp ayrılmak Break to ( broke,broken) : 1 – Kırmak : 2- (Elektrik) Devreyi bozmak,kapatmak Breakdown : (Makine) Bozulma,durma Breath : Nefes , soluk Breathe to : Solumak , nefes almak Bridge : Köprü Brief : Kısa Briefcase : Çanta,evrak çantası Bright : Parlak (brighter,brigtest) : daha parlak,en parlak Brightness : Parlaklık Brilliance : Parlaklık Bring to (brought,brought) : Getirmek Briskly : Çabuk Broad : Geniş,enli Broadcast : Yayın Broadcast to : Radyo ile yayınlamak Brush : Fırça Brush on,to : Fırçayla sürmek Brush to : Fırçalamak Bubble : Baloncuk Build : Yapı Build in to : Dahil etmek Build to : 1 – İnşa etmek (built,built) : 2 – Monte etmek,parçaları bir araya getirmek Built-in : Dahili,gömme(dolap vs) Bulge : Çıkıntı,şişkinlik Bulkhead : Duvar Bump to : Çarpmak,vurmak Burn : Yanık Burn to : Yanmak Burst to : 1 – Patlamak (burst,burst) : 2 – Yarılmak,ayrılmak Busbar : Elektrik gücü dağıtım çubuğu / hattı Busy : Meşgul But : 1 – Fakat, ama : 2 – Hariç Butt : Herhangi bir şeyin enli ucu veya sapı,fıçı Butt to : 1 – Bitişmek,bitiştirmek : 2 – Değdirmek,değmek : 3 – Kafasını vurmak Button : Düğme,buton By : 1- Tarafından : 2 – İle,vasıtasıyla : 3 – Yanında , yakınında, By means of : Yoluyla,vasıtasıyla By use of : Yoluyla,kullanarak By way of : Yoluyla,vasıtasıyla Bypass : Atlama, dolaştırma,aşama hattı Bypass to : Bir devreyi,bir şeyin içinden geçirmek yerine o şeyi atlayacak şeklide değiştirmak.
|
|
|
|
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #2 : 05 Temmuz 2008, 20:56:55 » |
|
- C -
Cabin : Kabin Cabin attendant : Kabin memuru,hostes Cabin window shade : Güneşlik, kabin perdesi Cable : Kablo Cadmium plated : Kadmiyum kaplama Cage : Kafes Calculate , to : Hesaplamak Calculation : Hesap Calibrated dial : Derecelendirilmiş kadran/gösterge Calibration : Kalibrasyon,ayarlama Call button : Çağırma butonu Call,to : 1- Çağırmak : 2 – Telefonla aramak Calorie : Kalori Cam : Kam Cambered : Dış bükey,kavisli,hafif bükük Cancel ,to : İptal etmek Canted : Eğimli Cap : Kapak Cap nut : Şapkalı,kapalı somun Cap,to : Kep ile kapatmak Capability : Kapasite,güç,imkan Capasity : Kapasite Captain : Kaptan Captain panel : Kaptan pilotun paneli Captain’s control stand : Pedestal Capture : Yakalanma,kilitlenme Carburize to : Karbonlanmak Carcass ply : Karkas kat Card : Kart Cardboard : Kalın karton,mukavva Cardinal number : Asıl sayı,sayma sayısı(1,2,3,4…gibi) Careful : Dikkatli Carefully : Dikkatlice,dikkatli şekilde Carriage : Taşıma,nakliye, araba Carrier : Taşıyıcı Carry out to : Yapmak Carry to(carried,carried) : Taşımak Cartridge : Kartuş Carve, to : 1- Kesmek : 2- Oymak Case : Kutu,muhafaza,kasa Casing : Kasa Cast iron : Dökme demir,pik demir Casting : Döküm Castle nut : Çentikli somun,taçlı somun Catch to(caught,caught) : Yakalamak,tutmak,yetiştirmek Category : Kategori,sınıf Cathode Ray Tube(CRT): İçindeki elektronlar(katot ışınları) florasan ekranda görüntü oluşturan elektron tüpü Cause : Sebep Cause to : Neden olmak,sebebiyet vermek,yol açmak Caution : İkaz (iş ve malzeme için) Cautious : Dikkatli,tedbirli Cavity : Boşluk Cease to : Durmak,sona ermek Ceilling : Tavan Cement : Çimentolamak,yetiştirmek Center fuel tank : Merkez yakıt tankı Center of gravity : Ağırlık merkezi Center,centre : Merkez,orta Center to : Merkezlemek,ortalamak Center-groove tire : Merkez oluklu lastik Centerline : Merkez hattı,pist orta hattı Center-rib tire : Merkez kuşaklı lastik Central : Merkezi,santral Centrifugal : Santrifüj, merkezkaç Certain : Belirli Certificate : Sertifika,belge Certified : Onaylı,tasdikli,yetkili Certify,to(certified,certified) : Onaylamak,tasdik etmek Chafe to : Ovuşturmak,sürterek aşındırmak,ovarak ısıtmak Chain : Zincir Chalk : Tebeşir Chamber : Oda Chamfer : Oluk, yiv Chamfer to : Oluv açmak,yiv açmak Chance : İhtimal , olasılık Change : Değişiklik Change to : Değiştirmek,değişmek,çevirmek Channel : Kanal,oluk Chapping : Çatlama Chapter : Bölüm Characteristic : Özellik Characterize to : Tanımlamak,nitelemek Charge : Ücret,yük,görev,şarj Charge to : Yüklemek,doldurmak,şarj etmek Charged : Yüklü Charging : Yükleme,doldurma,şarj etme Chart : Tablo, grafik Charter,to : Kiralamak,tutmak Chase to : Oluk açmak,oymak Chaser : Diş açma bıçağı,keski Chassis : Şasi,çerçeve Cheap : Ucuz Check : Kontrol Check list : Kontrol listesi Check valve : Check valf,bir yöne akışa izin veren aksi yöne akışı Check to : Kontrol etmek Chemical : Kimyasal Chevron cutting : Zikzak kesilme Chief pilot : Baş pilot, kaptan Chill to : Soğumak,soğutmak Chilly : Soğuk, serin Chip to : Yontmak,çentmek Chipping : Küçük parçalar halinde yontulma Chisel : Keski,iskarpela Chloride : Klörür Chlorinated water : Klorlu su Chock : Takoz Choice : Seçim Choke to : Tıkamak,boğmak Choose to(chose,chosen) : Seçmek Chop to : Kesmek,parçalamak Chord : Kiriş Chrome : Krom Chunk : İri parça Chunking : İri parçalar halinde kopma Circle : Daire , çember Circle to : Etrafını çevirmek,kuşatmak Circuit : Devre Circuit breaker : Sigorta,devre kesici Circuit diagram : Devre şeması Circular : Dairesel yuvarlık Circulate to : Dolaşmak Circulation : Dolaşım,devir,sirkülasyon Circulation of air : Hava sirkülasyonu Circumference : Çevre, çember Circumferential : Çevreye ait, çevresel Circumstance : Durum, koşul Claim to : Talep etmek, hak iddia etmek Clamp : Kelepçe Clamp circuit : Bloke devresi,kenetleme devresi Clamping ring : Kelepçe halkası Clarify to(clarified,clarified) : Arıtmak,temizlemek Clasp to : Tutturmak,kenetlemek Classification : Sınıflandırma,tasnif Classify to(classified,classified) : Sınıflandırmak,tasnif etmek Clay : Balçık, kil Clean : Temiz Clean to : Temzilemek Cleaning agent : Temzileme maddesi Clear : Açık,serbest,net Clear of : Temizlenmiş, - den uzak Clear up to : Düzenlemek,toparlamak,temizlemek Clearance : 1- Aralık,klerans : 2 – İzin Cleared for push-back : Push-back serbest Clench to : Sıkmak,sıkıştırmak Click : Tık,çıt sesi Climate : İklim Climb : Tırmanma,yükselme Climb to : Tırmanmak,yükselmek Cling to(clung,clung) : Yapışmak,bırakmamak Clinometer : Klinometre, eğimölçer Clip to : 1 – Tutturmak,iliştirmek : 2 – Kesmek Cliper(clipping circuit : Kesici devre,kırpıcı devre Clock : Saat Clockwise : Saat yönünde Clog,to : Tıkamak,tıkanmak,engel olmak Clogged : Tıkalı,tıkanmış Clogging : Tıkanma Close : Yakın Close up,to : Kapatmak,bitirmek Close to : Kapatmak,kapanmak Closed : Kapalı Closure : Kapanma Cloth : Bez Clothes : Giysi,elbise Clothing : Giysi Cloud : Bulut Cluster : Grup, küme,demet Clutch to : Kavramak Coarse : Kaba,iri Coat to : Kaplamak,örtmek Coating : Kaplama (boya,astar,cila,vs) Coaxial cable : Koaksiyel kablo Cock : Musluk valf Coherence : Birbirini ttma,yapışma Coil : Bobin,sargı Cold : Soğuk Cold start : Kuru,yakıtsız start Collapse to : Kapatmak Collect to : Toplamak,biriktirmek Collected : Toplanmış,birikmiş Collide to : Çarpmak,çarpışmak Collision : Çarpışma Color,colour : Renk Column : Kolon Combination : Kombinasyon,bileşim,karışım Combine to : Birleştirmek,birleşmek Combined : Kombine,birleşmiş Combustion : Yanma Combustıon chamber : Yanma odası,ateşleme odası Come into contact to : Temas etmek Come into view to : Görünmek Come on,to : 1 – Yanmak : 2 – Çalışmak Come to (came,come) : Gelmek Comfort : Rahatlık, konfor Comfortable : Rahat, konforlu Command : Komut Command to : Kumanda etmek emir vermek Commence to : Başlamak Commercial : Ticari Commercially available : Piyasada satılan Common : Genel, müşterek,ortak Commonly : Genellikle Communicate to : İletişim kurmak,haberleşmek,iletmek Communication : Muhabere, iletişim Company : Şirket Compare,to : Karşılaştırmak,mukayese etmek Comparison : Karşılaştırma,kıyas Compartment : Bölüm,bölme,kompartıman Compass : Pusula Compensante to : 1- Telafi etmek,karşılamak : 2 – Dengelemek,eşitlemek Competent : Yeterli,kabiliyetli,yetkili Compile,to : Toplayıp bir araya getirmek,derleyip toplamak Complementary : Tamamlayıcı Complete : Tam Complete to : Tamamlamak Completely : Tamamen Completion : Tamamlama,tamamlanma Complex : Karmaşık Complicated : Karmaşık,anlaşılması güç Complimentary : Hediye olarak,bedava Comply with to : Uymak yerine getirmek Compose to : Meydana getirmek,oluşturmak Composed of : -den ibaret Compound : Bileşim Compress to : Sıkıştırmak sıkmak,tazyik etmek Compressed air : Sıkıştırılmış / tazyikli hava Compression : Sıkıştırma Comprise to : Kapsamak,içermek,ihtiva etmek Compute to : Hesaplamak Concave : İçbükey,konkav Conceal to : Gizlemek,saklamak,örtmek Concentrated : Konsantre Concerning : İlgili olarak , hakkında Conclude to : Bitirmek,sonuçlandırmak Conclusion : Sonuç,son Concrete : 1 – Somut,kesin : 2 – Beton Concurrently : Aynı zamanda Condensation : Yoğunlaşma Condense to : Yoğunlaştırmak Condenser : Kondensör,yoğunlaştırıcı cihaz Condition : Şart , durum Conditioned air : Şartlandırılmış hava Conduct to : 1 – Yapmak,yürütmek,idare etmek : 2 – İletmek,geçirmek Conductive : İletken,iletici Conductivity : İletkenlik Conductor : İletken madde Conduit : Telleri muhafaza eden boru,kanal Cone : Koni Confidence test : Güvenilirlik testi Configuration : Durum,konum Confine to : Sınırlamka,kuşatmak Confirm to : Teyid etmek,doğrultuluğunu onaylamak Confirmation : Onay , tasdik,doğrulama Comform to : Uymak Confuse to : Karıştırmak,şaşırtmak,aklını karıştırmak Connect to : Bağlamak,birleştirmek,tutturmak Connection : Bağlantı Connector : Konnektör,bağlantı elemanı Consecutive : Art arda gelene,ardışık Consequence : Sonuç Consider to : Dikkate almak,hesaba katmak,saymak,kabul etmek Consideration : Önem Considered : Sayılır,nitelendirilir Consist of to : Dikkate almak,hesaba katmak,saymak,kabul etmek Consistent : Tutarlı Constant : Sabit Constant Speed Drive : Uçak jeneratörünün devrini sabit tutan cihaz Constitute to : Meydana getirmek,kurmak,tesis etmek Construct to : Yapmak,inşa etmek,kurmak Construction : Yapı Consumable material : Sarf madde Consume to : Tüketmek,sarf etmek Consumption : Tüketim,sarfiyat Contact : İrtibat,temas Contact resistance : Temas direnci Contain to : İçermek,kapsamak,ihtiva etmek Contained to : ….ile sınırlı,içinde Contanier : Konteyner,kap Contaminant : Kirliliğe sebep olan madde,kirletici madde Contiminate to : Kirletmek Contiminated : Kirli,kirlenmiş Contamination : Kirlenme Content : İçerik Continue to : Devam etmek Continuity : Devamlılık,süreklilik Continuous : Sürekli Continuosly : Sürekli olarak,devamlı Contract to : Büzülmek,küçülmek,kısalmak Contribute to : Katkıda bulunmak Control cabin : Uçuş kompartımanı,kokpit Control column : Kumanda lövyesi Control stand panel : Pedestal Control surface : Kumanda yüzeyi Control Wheel : Kumanda volanı Contol to : Kumada etmek kontrol altında tutmak Convenience : Uygunluk,rahatlık Convenient : Uygun,elverişli Conventional : Klasik,geleneksel Conversion : Değişme,değiştirme Convert to : Değiştirmek,dönüştürmek Convey to : Taşımak,nakletmek Conveyör : Konveyör,yük taşıyıcı Cool : Soğuk Cool to : Soğutmak,soğumak Cooler : Soğutucu Cooperation : İşbirliği Copilot : Yardımcı pilot Copper : Bakır Cord : İp, sicim, tel, şerit, kablo Cord body : Lastik iç kısmı Core : 1 – İç,öz : 2 – Motorun sıcak kısmı Corner : Köşe Correct : Doğru,düzgün Correct to : Düzeltmek Corrective : Düzeltici Correctly : Gerektiği gibi,doğru olarak,düzgün bir şekilde Correspond to : Uymak,uygun gelmek Corresponding : İlgili Correde to : Çürümek,aşınmak,paslanmak,korozyona uğramak Correded : Korozyona uğramış ,aşınmış,paslanmış Corrosive : Paslandırıcı, aşındırıcı Corrugated : Oluklu Corrugation : Oluk,yiv Cotton : Pamuk Count to : Saymak , hesaplamak Counter : Sayaç Counteract to : Karşı koymak,önlemek Counterbalance to : Denkleştirmek,eşit kuvvetle karşı koymak Counterbore to : Havşa açmak Counterclockwise : Saatin ters yönünde Countersink to : Havşa açmak Counterweight : Denge ağırlığı Country : Ülke Couple to : Birleştirmek,bağlamak Coupling : Kavrama ,bağlama Course : Kurs, yol,güzergah Course line : Haritada uçulacak yolu gösteren hat Cove : 1- Girinti,çukur,oyuntu : 2 – Koy,körfezcik Cover : Kaplama;örtü;kapak Cover to : Örtmek,kaplamak,kapamak Covering : Örtü,örtme Cowling : Motor kaportası Crab : Küçük vinç Crack : Çatlak Crane : Vinç Crankshaft : Krank mili Crash-proff : Darbe ve çarpmaya dayanıklı Crayon : Renkli tebeşir Create to : Yapmak,yaratmak,-e yol açmak Crest : Uçuş ekibi,uçuş mürettabatı Crewmember : Mürettebat, uçuş ekibi elemanı Crimp : Kıvrım, dalga Critical : Kritik, çok önemli Crome plating : Krom kaplama Crooked : Eğri çarpık Cross : Çapraz,karşıt Cross to : 1- Çaprazlamak : 2 – Karşıdan karşıya geçmek Cruise : Düz uçuş, uçak ve uçuş koşulları için en uygun sürat ve yükseklikteki uçuş Crush : Baskı , ezme Cumulative : Birikerek çoğalan,toplanan kümülativ Cure to : 1- Sertleşmek,kurumak : 2 – İyileştirmek,tedavi etmek Current : 1- Yürürlükte olan mevcut : 2 – Akım,cereyan Current density : Akım yoğunluğu Current feed : Akımla beslenme Curtail to : Kesmek , kısaltmak Curtain : Perde Curve : Eğri,kavis Curved : Eğri,kavisli Customer : Müşteri Customs : Gümrük Cut to (cut, cut) : Kesmek,kesilmek Cutoff : Durdurucu,akış kesici Cutout : 1- Otomatik devre kesici,cereyanı kesen alet : 2 – Oyuk,bölme Cycle : Devir Cylinder : Silindir
|
|
|
|
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #3 : 05 Temmuz 2008, 20:57:24 » |
|
- D -
Daily : Günlük Damage : Hasar, zarar Damage to : Zarar vermek,hasarlamak Damaged : Hasarlı Damp : Nem,rutubet Danger : Tehlike Dangerous : Tehlikeli Dark : Karanlık,koyu Darkness : Karanlık Dash : Çizgi (-) işareti Date : Tarih Daylight : Gün ışığı,gündüz Deactivate to : Çalışmaz duruma getirmek,ayırmak Dead : Ölü,bozuk Dead engine : Uçuş esnasında duran motor Dead wire : Akımsız tel Deaerate to : Havasını gidermek,havasını almak De-aeration : Sıvıdan havayı alma , ayırma işlemi Debris : Döküntü istemeyen madde enkaz Decay to : Bozmak , çürütmek,bozulmak,çürümek Decelarate to : Yavaşlamak,hız azaltmak,hızı azalmak Decelerating electrode : Yavaşlatıcı elektrot Deceleration : Hız azalması,yavaşlama Dechlorinate to : Klorunu gidermek,klorsuzlaştırmak Decibel : Ses şiddetini ölçme birimi Decide to : Karar vermek Decimal : Ondalık,onlu Decision : Karar Declare to : Beyan etmek,ilan etmek,bildirmek Decline to : 1 – Sapmak : 2 - Azalmak,düşmek Decoder : Kod çözücü Decontaminate to : Temizlemek,zararlı maddelerden arındırmak Decrease : Düşüş, azalma Decrease to : Azaltmak, düşürmek,azalmak,düşmek Decrement : Azalma, eksilme De-energize to : Gücü / enerjiyi kesmek Deep : Derin Default : 1- İhmal : 2 – Yokluk,hazır bulamayış Defect : Hata,kusur,arıza Defective :Hatalı,eksik,arızalı Deficiency : Eksiklik,noksanlık,kusur Define to : Tanımlamak,tarif etmek Definite : Kesin,belirli Definition : Tanım Deflate to : İndirmek,bir şeyin havasını almak/kaçırmak Deflated : İnik,sönük Deflated tyre, Deflated tire : İnik lastik,havasız lastik Deflect to : Saptırmak,çevirmek,sapmak,dönmek Deflection : Sapma,dönme,yön değiştirme Deformed : Deforme,hasarlı Defuel to : Yakıt boşaltmak Defueling : Yakıtın uçaktan geri alınması,boşaltılması Degeneration : Bozulma,yozlaşma Degradation : Aşınma Degrease to : Yağını gidermek Degree : Derece Degree centigrade : Celsius derecesi Degree of saturation : Doyma derecesi-noktası De-icing system deicer : Oluştuktan sonra buzlanmayı gideren sistem Delay : Gecikme,tehir Delay to : Ertelemek,tehir etmek Delayed : Gecikmeli Delete to : Silmek, çıkarmak Deleted : Çıkarılmış,silinmiş Delicate : Hassas Delimit to : Sınırlamak,tahtidlemek Deliver to : Teslim etmek,götürmek,dağıtmak Delivery : Teslim,dağıtım Demand : İstek,talep Demand to : İstemek,talep etmek Demolish to : Yıkmak yok etmek Demonstrate to : Göstermek,kanıtlamak,gösteri yapmak Demount to : Sökmek yerinden çıkartmak Denote to : Belirtmek,göstermek Dense : Yoğun,koyu Density : Yoğunluk Dent : Ufak çukur veya çöküntü,çentik,diş Denty to (denied,denied) : Reddetmek, inkar etmek Depart to : Yola çıkmak,gitmek,ayrılmak Department : Bölüm Departure : Kalkış,gidiş Depend on to : Bağlı olmak Dependable : Güvenilir Depending on : Bağlı olarak Depict to : Göstermek,resmetmek Deplete to : Tüketmek,bitirmek,boşaltmak Depletion : Tüketme,bitirme Depreciation : Aşınma,değer azalması,amortisman Depress to : Basmak,bastırmak Depressurization : Basınçsızlandırma,basıncını alma Depressurized : Basıncı alınmış,boşaltılmış Depth : Derinlik Derive to : Çıkarmak,elde etmek Descent to : Alçalmak,aşağı inmek Descent : Alçalma Description : Tanım,tarif Deselect to : İptal etmek,bırakmak Deserve to : Hak etmek ,layık olmak, Design : 1- Model : 2- Tasarım,plan Design to : Yapmak,planlamak Designate to : Belirtmek,göstermek Designated : Ayarlanmış,belirlenmiş Designation : Belirleme Desirable : İstenilir, arzu edilir Desire to : İstemek arzu etmek Desired : İstenen,gerekli Despite : -e rağmen, -e karşın Destination : Varış yeri, varılacak yer,hedef Destroy to : Yok etmek, mahvetmek Destructive : Zararlı,yıkıcı Detach to : Ayırmak,sökmek Detached : Ayrılmış, sökülmüş Detail : Detay, ayrıntı Detalied : Detaylı, ayrıntılı Detect to : Bulmak, hissetmek Detection : Hissetme Detection range : Hissetme alanı Detector : Dedektör, hissedici Detent : Tetik, mandal Detergent : Deterjan Deteriorate : Kötüleşmek, kötüye gitmek Determine to : Belirlemek saptamak,göstermek,karar vermek Detonate to : Patlamak, patlatmak Detonation : Patlama Detrimental : Zararlı Develop to : 1- Gelişmek,büyümek,geliştirmek : 2 – (film) Banyo etmek Devolopment : Gelişim,gelişim Deviate to : Sapmak,ayrılmak Deviation : Sapma; uçaktaki manyetik alanların neden olduğu pusula hatası Deviation ratio : Sapma oranı Device : Cihaz Devise to : 1- Planlamak, kurmak : 2 – Bulmak Dew : Çiy Dew point : Yoğunlaşma noktası Diagnosis : Tanı, teşhis Diagonal : Çapraz Dial : Kadran, cihazın hangi frekans,hız arama vs.ayarladığını gösteren panel veya gösterge Dial to : 1 – Kadran ile ölçmek,göstermek : 2 – Telefon numaralarını çevirmek,tuşlamak Diameter : Çap Diamond shaped : Baklava biçiminde Die : 1 – Kalıp, matris, metal ve diğer maddeleri şekillendirmek için kullanılan alet : 2 – Lokma, delik veya yiv açmak için kullanılan kesici alet Die to : Ölmek, sona ermek Dielectric : Elektriği iletmeyen,geçirmeyen madde,yalıtkan Differ (from) to : Farklı olmak Difference : Fark Different : Farklı, ayrı,değişik Differentiate to : Ayırt etmek, ayırmak Difficult : Zor,güç Diffuse to : Yaymak, dağıtmak,yayılmak,dağılmak Digit : Rakam Digital : Dijital,sayısal Digital flight Data (Recorder DFDR) : Uçuş bilgilerini kaydeden cihaz ,kara kutu Dilute to : Seyreltmek Dim : Donuk, mat Dimension : Boyut, ebat,ölçü Diminish to : Azaltmak, eksiltmek Dip to : Daldırmak, batırmak Dipping : 1 – Daldırma, batırma : 2 – Boyama Direct : Doğrudan,direkt Direct Current (DC) : Doğru akım Direct to : 1 – Doğrultmak, yöneltmek,çevirmek : 2 – Yönetmek Direction : Yön, taraf Directional gyro : Yatay düzlemdeki hareketi(ivmelenmesini) uçağın sağa sola hareketini hisseden gyro Dirt : Kir, pislik, toz,toprak Dirty : Pis, kirli Disadvantage : Dezavantaj, aleyhine olan durum Disagree Light : Uyumsuzluk lambası Disagree to : Aynı fikirde olmamak,uyuşmamak,uymamak Disagreement : Uyumsuzluk Disappear to : Gözden kaybolmak Disapprove to : Uygun görmemek,onaylamamak Disassemble : Sökmek, paraçalara ayırmak Disassembly : Parçalara kısımlara ayırma,sökme Discard to : Atmak Discern to : Fark etmek, ayırt etmek Discharge : Boşaltma Discharge lights : Boşaldı lambaları Discharge to : Boşaltmak, deşarj etmek,akıtmak Disclose to : Bildirmek, söylemek Discoloration : Solma, rengi değişme Disconnect to : Bağlantısını kesmek,ayırmak,ayrılmak Disconnected : Ayrılmış Discontinue to : Kesmek, devam etmemek, durmak Discontununity : Süreksizlik, devamsızlık,kesik olma Discover to : Keşfetmek, bulmak Discrepancy : Fark ayrılık, uyumsuzluk Disciminate to :Ayırmak,ayrım yapmak Disengage to : Bağlantısını kesmek,bağlantısı kesilmek,ayırmak serbest bırakmak Disinfect to : Dezenfekte etmek Disingfectant : Dezenfektan Disk drive : Disket sürücü Diskette : Disket Dislocate to : Yerinden çıkarmak Dislodge to : Yerinden çıkarmak Dismantle to : Sökmek, parçalara ayırmak Disparity : Fark Dispatch, despatch : Gönderme,sevk etme Dispatch to : Sevk etmek,göndermek Disperse to : Dağıtmak,yaymak Displace to : Yerinden çıkartmak,yerini değiştirmek Displcaed : Yeri değiştirilmiş Display : Görüntü Display unit : Görüntü ünitesi,ekran Display to : Göstermek, görülecek şekilde yerleştirmek Disposable : Bir defa kullanılıp atılan malzeme Disprove to : Yanlış olduğunu kanıtlamak Dissipate to : Dağıtmak, yok etmek,gidermek Dissolve to : Eritmek, erimek,çözmek Distance : Mesafe uzaklık Distance Measuring Equipment (DME) : Mesafe ölçme teçhizatı,uçuşta uzaklığı gösteren sistem Distant : Uzak,uzakta Distinct : Arı, farklı Distill to : Damıtmak Distinct : Ayrı, farklı Distinction : Bozulma Distribute to : Dağıtmak, vermek Distribution : Dağılım, dağıtım District : Bölge Disturb to : Rahatsız etmek,düzenini bozmak Disturbance : Düzensizlik, arıza Divert to : Başka yöne çevirmek,saptırmak Diverty : Uçağın gideceği meydan yerine başka bir meydana inmesi Divide to : Bölmek, ayırmak Division : Bölüm,bölünme Do,to (did,done) : Yapmak Dolly : Tekerlekli kriko,ağır komponentleri taşımak ve kaldırmak için kullanılan araç Domain : Manyetik alan Dome : Kubbe, kubbe şekli verilmiş Domestic : Yerli, dahili,iç Domestic flight : İç hat uçuş Dominant : Baskın, dominant Door : Kapı, kapak Door latch : Kapı mandalı Dope : Macun Dot : Nokta, benek Double : Çift, iki Dovetail : Kırlangıç kuyruğu,geçme kurtağzı Dowel : Tespit pimi Dowel pin : Saplama, merkezleme pimi Down : Aşağı, aşağıya ,aşağıda Downstream : Sistem çıkışı Drag : Uçağın havada ilerlemesine karşı havanın gösterdiği direnç,geri sürükleme Drag to : Çekmek, sürüklemek Drain outlet : Boşaltma hattı çıkışı Drain to : Boşaltmak (sıvı) Draining : Boşaltma Draw to (drew,drawn) : 1-Çekmek sürüklemek : 2 – İçine çekmek,emmek : 3 – Çizmek resmetmek Drawing : Çizim,şema Drench to : Islatmak, sıvıya batırmak Dress out to : Gidermek, çıkarmak Dribble to : Damlamak, damlatmak Dried : Kuru, kurutulmuş Drift : Uçuşta esas baş ile yol arasında rüzgârın neden olduğu fark Drift to : (Rüzgârın veya akıntının etkisiyle) Sürüklenmek Drill to : Matkapla delmek,delik açmak Dring to ( drank ,drunk) : İçmek Drinkable : İçilebilir Drip to : Damlamak, damlatmak Driplesstick : Tanktaki yakıt miktarını bulmaya yarayan derecelendirilmiş çubuk (akıtmasız) çekme çubuğu Dripstick : Çekme çubuğu, tanktaki yakıt miktarını bulmaya yarayan çubuk(akıtmalı) Drive (drove,driven) :Sürmek, çalıştırmak Droop to : Sarkmak,çökmek Drop : Düşme, düşüş Drop to : Düşmek, düşürmek Dry : Kuru Dry motor : Kuru (yakıtsız) start Dry to(dried,dried) : Kurutmak,kurulamak,kurumak Dual : Çift, ikili Duct : Geniş çaplı boru,dak Due to : Yüzünden sebebiyle Dull : Donuk, mat, soluk Dumb : Dilsiz, sessiz Dummy astenna : Yardımcı anten,yapay anten Dump valve : Uçuşta uçağın iniş ağırlığını azaltmak için tanktaki yakıtın boşaltılmasını sağlayan valf Dump to : Boşaltmak, atmak Durability : Dayanıklılık, sağlamlık Durable : Dayanıklı, sağlam Duration : Süre During : Süresince, esnasında,boyunca,sırasında Dust : Toz Dust cap : Toz kapağı Dust cover : Toz koruyucu kapak,cihazı kaplayan metal koruyucu Dustfree : Temiz tozsuz Dusrproof : Toz geçirmez Duty : Görev, gümrük vergisi Dye to : Boyamak
|
|
|
|
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #4 : 05 Temmuz 2008, 20:58:09 » |
|
- E -
Each : Her bir , her biri Ear : Kulak Ear plug : Kulak tıkacı Early : Erken Earth : Yerküre, dünya,toprak,yer Ease to : Hafifletmek, dindirmek,kolaylaştırmak Easily : Kolayca East : Doğu Easy : Kolay, basit Eat to (ate,eaten) : Yemek Eccentric : Dış merkezli,eksantrik Eddy : Girdap, anafor Edge current : Endüksiyon akımı Edge : Kenar Edge thickness : Kenar kalınlığı Edible : Yenebilir Effect : Sonuç, etki Effective : Etkili, geçerli Effectivity : Uygulanabilir, geçerlilik Efficiency : Verim, randıman Effiencient : Verimli, etkili,yeterli Effort : Güç, gayret, çaba Either : İkisinden biri Either … or : Ya.. , ya da ,veya Eject to : Dışarı atmak, fırlatmak Elapse to : (Zaman) Geçmek Elapsed time : Geçen zaman Elasticity : Esneklik, elastikiyet Elbow : Dirsek Elbow fitting : Dirsek şeklindeki bağlantı elemanı Electrical bond : Elektrik irtibatı Electrical circuit : Elektrik devresi Electrical harness : Elektrik donanımı Elektrical network : Elektrik şebekesi Electrician : Elektrik teknisyeni Electricity : Elektrik Electronıc Access door : Elektronik kompartman kapağı Element : Element, öğe,unsur Elevate to : Yükseltmek, kaldırmak Elevator : Uçağın kuyruğunda bulunan ve burun aşağı-yukarı hareketini sağlayan ana kumanda yüzeyi , elevatör Eliminate to : Elemek,atmak,çıkartmak Elongate to : Uzatmak Elsewhere : Başka yerde Emanete to : Çıkmak, yayılmak Embed to : Gömmek, içine koymak Emerge to : Ortaya çıkmak Emenrgency : Acil durum, tehlike hâli Emery : Zımpara Emission : Yayma, emisyon Emit to : Yaymak, dışarı vermek,göndermek Empenanage : Kuyruk takımı Employ to : İş vermek, çalıştırmak,görevlendirmek Employee : Çalışan, işçi Employer : İşveren Empty : Boş Empty to : Boşaltmak En route : Yolda giderken, sefer hâlinde Enable to : Mümkün kılmak, izin vermek Encircle to : Kuşatmak, çevrelemek Enclose to : Kapsamak, içine almak,çevresini sarmak Encounter to : Karşılaşmak, rastlaşmak Encourage to : Cesaretlendirmek, teşvik etmek End : 1-) Son,bitiş : 2-) Uç End to : Bitmek, sona ermek Endanger to : Tehlike yaratmak Endless : Sonsuz Endurance : 1-) Bir uçağın belirli bir yakıt miktarı ile uçabileceği toplam süre,havada kalış süresi : 2-) Sabır, dayanma Endure to : Dayanmak,çekmek,katlanmak Energize to : Enerji vermek, güç vermek Engage to : Birbirine geçirmek, birbirine geçmek,iç içe geçmek Engagement : Devreye girme Engine : Motor Engine core : Motorun sıcak kısmı Engine nacella : Motor kaportası Engine out : Motorun durması,çalışmaması Engine pylon : Motorun bağlandığı yer Engine test cell : Motor deneme tesisi Engineer : Mühendis, teknisyen,makinist Engrave to : Oymak Enhance : Artırmak, çoğalmak Englarge to : Genişletmek, büyütmek Enormous : Çok iri, büyük,müthiş Enough : Yeterli Enrich to : Zenginleştirmek, yakıt-hava karışım oranını zenginleştirmek (yakıt artarken havayı artırmayarak) Ensure to : Emin olmak, garantiye almak,sağlamak temin etmek Entail to : Gerektirmek, zorunlu kılmak Enter to : Girmek Entering : Giriş Entertainment : Eğlence, eğlencelik Entire : Bütün, tüm, tam Entirely : Tamamen Entrance : Giriş Entrust to : Emanet etmek Entry : Girme, giriş Entryway : Giriş Enumerate to : Sıralamak, belirtmek Envelop to : Sarmak, kuşatmak Environment : Çevre, içinde bulunan şartlar Equal : Eşit, denk Equalize to : Eşitlemek Equation : Eşitlik,denklem Equipment : Ekipman, teçhizat,malzeme Equipment,cooling : Cihaz soğutulması Equpped (with…) : …ile Donanmış Equivalent : Muadil, eşit karşılık gelen Erase to : Silmek Err to : Yanılmak, hata yapmak Error : Hata, yanılgı Escape to : Kaçmak Especially : Bilhassa, özellikle Essential : Gerekli esas Establish to : 1- Kurmak, tesis etmek : 2 – Saplamak,tespit etmek Estimate to : Tahmin etmek, hesaplamak Estimated Time of Arrival (ETA) : Tahmini varış zamanı Etch to : Asitle yakmak, aşındırmak Evacuate to : Boşaltmak, tahliye etmek Evacuation : Tahliye boşaltma Evaluate to : Değerlendirmek Evaluation : Değerlendirme Evaporate to : Buharlaşmak Even : - De/da; hattâ, bile : 2- Düz eşit Even number : Çift sayı Evenly : Eşit olarak, dengeli şekilde Event : Olay Eventually : Neticede sonunda Every : Her,her bir Evidence : Kanıt, delil Evident : Açık, belli ,ortada Exact : Tam, doğru, kesin Examination : Muayene, yoklama Examine (for) to : ( Bir şeyi bulmak amacıyla) incelemek Examine to : İncelemek,tetkik etmek Example : Örnek Exceed to : Geçmek, aşmak Excel to : Geçmek, üstün olmak Excellent : Mükemmel, çok iyi Except (for) : Dışında, haricinde ,hariç Exception : İstisna Excess : Fazla, aşırı Excessive : Aşırı Excitation : Uyartım, uyarma Excite to : Harekete geçirmek Exclude to : Kabul etmemek,dahil etmemek Excluding : Hariç Execute to : Uygulamak, yürütmek Exercise to : Uygulamak Exert to : Kullanmak, uygulamak Exhale to : (Soluk) Dışarı vermek,buhar çıkarmak Exhaust gas temperature (EGT) : Egsoz gazı çıkış sıcaklığı Exhaust to : Boşaltmak Exhaustive : Geniş, ayrıntılı Exist to : Var olmak Exit : Çıkış yeri Exit to : Çıkmak Expland to : Genişletmek, yaymak Expansion : Genişleme, yayılma,genleşme Expect to : Beklemek, ummak Expel to : Atmak Expense : Masraf, gider Expensive : Pahalı Experience : Deneyim Experiment : Deney Expert : Uzman Expire to : Bitmek, sona ermek Explain to : Açıklamak Explanation : Açıklama, izah Explanatory : Açıklayıcı Explicit : Açık ,belirgin,net Explode to : Patlamak Explore to : Keşfetmek, araştırmak Explosion : Patlama Explosive : Patlayıcı, patlayarak Export to : İhraç etmek Expose to : 1-) Maruz bırakmak, karşı karşıya getirmek : 2-) Açmak,meydana koymak,göstermek Exposed : 1-) Açık,meydanda : 2-) Uzatmak,devam etmek Extended : Açılmış,açık,uzamış,dışarıda (buton vs) Extension : Açılma,açma Extension and retraction test : Al-ver testi Extensive : Geniş yaygın Extent : 1-) Boy,uzunluk : 2-) Ölçü derece Exterior : Dış, harici Extermal : Dış,harici External power : Harici güç Extinguish to : Söndürmek, sönmek Extract to : Sökmek, çıkarmak,almak Extraction fan : Vantilatör Extreme : Aşırı, son derece Extrude to : Sıkmak, çıkarmak Exude to : Sızmak, akmak,yayılmak Eye(s) : Göz
|
|
|
|
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #5 : 05 Temmuz 2008, 20:58:35 » |
|
- F -
Fabric : 1-) Kumaş,bez : 2-) Yapı,çatı Fabricate to : İmal etmek,yapmak Face : Yüz, yüzey Face shield : (Yüz için) Siper, koruyucu Facilitate to : Kolaylaştırmak Facilities : Vaıta, imkan, bina,tesisat Facility : 1-) Kolaylık : 2-) Beceri, ustalık : 3-) Özel bir iş için yapılmış bina Fact : Gerçek, olgu Factory : Fabrika Fade away to : Ortadan kaybolmak,yok olmak,sönmek Fade in to : Yavaş yavaş görünmek,görünür olmak,açılmak Fade out to : Yavaş yavaş gözden kaybolmak,kararmak Fade to : Solmak, rengi atmak Fail safe : Arızaya karşı emniyetli,arızalara karşı otomatik tedribatı olan (mekanizma) Fail to : Yetersiz olmak, başarısız olmak,başarısızlıkla sonuçlanmak, arızalanmak,bozulmak Failed : Arızalı Failure : Arızalı, başarısızlık Faint : Donuk, mat,soluk Fairing : Kaplama, kaporta Fairly : Oldukça Fall to (fell, fallen) : Düşmek,azalmak False : Yanlış, hatalı Familiar : Bilinen, tanınan Fan case : Fan kasası Fan cowl : Fan kaportası Fan cowl door : Fan kaporta kapağı Fan duct cowl : Fan kaportası Fan engine : Motor gücünün büyük bölümünü en öndeki geniş çaplı fanda elde edildiği motor tipi Far : Uzak Fast : Süratli, hızlı, çabuk Fasten to : Bağlamak Fastener : Bağlayan şey, perçin,cıvata gibi iki nesneyi birbirine bağlamak için kullanılan âlet Fatal : Öldürücü Fatigue : Metal yorulması Faucet : Musluk Fault : Arıza Faulty : Hatalı, arızalı Favorable, favourable : Olumlu, uygun FD Engage logic : FD’nin devreye girebilmesi için gerekli şartlar Fear to : Korkmak, endişe etmek Feasible : Yapılabilir, mümkün,uygun Feather edge : Kolay bükülen çok ince sivri uç Feature : Özellik, vasıf Federal Aviation Administration (FAA) : Federal Havacılık İdaresi Federal Aviation Regulations ( FAR’s) : Federal Havacılık Yönetmelikleri Fee : Ücret Feeble : Zayıf, güçsüz,kuvvetsiz Feed line : Beslenme hattı Feed to (fed,fed) : Doyurmak,beslemek Feed back : Geribeslenme, değişen konumu bildirme Feel to (felt,felt) : Hissetmek Female connector : Dişi bağlant elemanı Fence : Çift parmaklık Ferrous : Demirden oluşan,demirli Ferrule : Demir halka,yüksük Ferry : Uçağın ticari olmayan uçuşa gitmesi,uçağın yolcusuz ve yüksüz yalnız kendi ekibiyle uçması Fetch to : Gidip getirmek Field : Alan, meydan, hava meydanı Field elevation : Bir meydanın deniz seviyesinden yüksekliği Figure : Şekil, biçim Filament : Lamba teli, flaman File : 1-) Eğe : 2 -) Dosya File to : 1-) Eğelemek, eğe ile düzeltmek : 2-) Dosyalamak Fill connection : İkmal bağlantısı Fill valve : İkmal valfi Fill to : Doldurmak Filling : Doldurma Fillister : Oluk rendesi, oluk Film : Tabaka, kat Filtler cartridges : Filtre elemanı (süzgeç) Filtler cloggıng ligt : Filtre tıkalı lambası Fitler to : Süzmek, filtreden geçirmek Filthy : Pis, kirli Fin : Uçağın dikey stabilizeri Finally : Sonunda, nihayet Find to (found,found) : Bulmak Fine : Güzel, iyi, kaliteli Finger : Parmak Finish to : Bitirmek, tamamlamak, bitmek,sona ermek Fire : Ateş, yangın Fire extinguisher : Yangın söndürücü Fire handle : Motorda yangın çıkması hâlinde motoru durdurup motora giden yakıtı, hidroliği, pnömatiği ve elektriği kesen ana kol ya da buton Fireproof : Ateşe dayanıklı, yanmaz Firm : 1-) Firma, şirket : 2-) Sıkı, sağlam, sert Firmly : Sıkıca First : İlk, önce First aid : İlk yardım First offıcer : Yardımcı pilot Fit to : Uymak, uygun olmak Fitted to : Tutturulmuş, bağlanmış Fitting : Bağlantı Fix to : 1-) Sabitleştirmek, düzenlemek : 2-) Tamir etmek Fixed : Sabit, oynamaz, bağlı,belirlenmiş Fixtures : Sabit eşya Flabby : Gevşek, sarkık Flag : Bayrak Flake : İnce tabaka, ince parça,pul Flaked : Pul pul olmuş, pul hâlinde ayrılıp düşmüş Flaking : Pul pul dökülme Flame : Alev Flame out : Alev sönmesi. Çalışmakta olan motorun kendiliğinden durması Flammable : Yanıcı, çabuk tutuşan Flange : Flanş, kenar, oturma yüzeyi Flare out to : Genişletmek Flare to : Birden alev almak Flash to : Yanıp sönmek Flashligt : El feneri Flat : 1-) Düz : 2 -) Havasız , patlak ( lastik ) Flat spot : Lastik diş veya dişlilerinin aşınması sonucu düzlemiş, bezi çıkmış bölge Flaw : Kusur, defo Fleet : Filo Flexible : Esnek, bükülebilir Flicker to : Titremek, titreşmek Flight : Uçuş Flight altitude : Uçuş yüksekliği Flight attendant ( F/A) : Uçuş görevlisi, hostes Flight control : Uçuş kumandası Flight crew : Uçuş mürettabatı Flight data recorder : Kara kutu Flight deck : Uçuş kompartmanı, kokpit Flight kit : Uçuş teçhizatı/donanımı Flight path : Uçuş pateni Flip flop : İki durumlu Float to : 1-) Yüzmek, sıvının üstünde durmak : 2-) Havada süzülmek, uçmak Floating point format : Ondalıklı gösterim biçimi Flood to : Sel basmak, su basmak Floodlight : Aydınlatma lambası Floor : Taban, zemin Flooy disk : Disket Flow : Akış Flow to : Akmak Fluctuate to : Dalgalanmak, inip çıkmak,azalıp çoğalmak Fluctation : Dalgalanma Fluid : Akışkan sıvı Flush to : Yıkamak, temizlemek, flaş etmek Flute : Oluk, yiv Flutter : Titremek, sallamak, kanat sarsıntısı Flux : Akıntı, akış, cereyan akı Flux density : Akı yoğunluğu Fly to (flew,flown) : Uçurmak, uçmak Foam : Köpük Focus to : Odaklamak Fog : Sis Foggy : Sisli Fold to : Katlamak Folding type seat : Katlanan koltuk Follow to : Takip etmek, izlemek Following : Aşağıdaki müteakip Foolproofing : Güvenilir, kusursuz Foot : 1-) Ayak : 2-) 0,3048 m For : 1-) İçin : 2-) (zaman) Süresince, -dır Forbid to ( forbade,forbidden) : Yasaklamak Force : Güç, kuvvet Force to : Zorlamak, sıkıştırmak, itmek Forearm : Dirsekle bilek arası Forecast : Hava tahmini Forecast to : Tahmin etmek Foreign object : Yabancı madde Foreign Object Damage (FOD) : Yabancı cisim hasarı Forget to (forgot,forgotten) : Unutmak Form to : Oluşturmak, biçim vermek Formal : Resmi,biçimsel Format to : Formatlamak, şekil vermek, düzenlemek Formation : Oluşum, formasyon Former : Önceki, eski Fortnight : On beş gün, iki hafta Forward : Ön, ileri, öne doğru Foul to : Dokunmak, çarpmak Fouled : Kirli, tıkalı Found to : Kurmak, yapmak Four-wheel : Dört tekerlekli Fraction : Küçük parça, bölüm, kısım Fractional : Çok küçük, önemsiz Fragile : Kırılabilir eşya, malzeme Fragment : Parça Frame : Uçağın gövde yapısına şekil sağlayan dış çember Framework : Ana yapı iskeleti, iskelet, çatı Frayed : Aşınmış Free : 1-) Serbest, özgür : 2-) Bedava, parasız Free from : -sız, den uzak, arınmış Freedom : Özgürlük, serbestlik, arınma Freze to : ( froze,frozen) : Donmak, dondurmak Freezing : Donma Freezing point : Donma noktası Freezing weather : Dondurucu hava Freight : Yük, kargo Freighter : Kargo uçağı, yük gemisi Frequency : Frekans Frequancy meter : Frekansmetre Frequent : Yaygın, olağan Frequently : Sık sık Fresh : Taze Fresh air : Temiz hava Friction : Sürtünme Fringe area : Kenar bölge From : -den,-dan,-den beri Front : Ön, ön taraf Front spar : Ön spar (duvar) Frost to : Donmak, buzlanmak Frozen : Donmuş Fuel : Yakıt Fuel boost pump : Yakıt yardımcı pompası Fuel on board (FOB) : Uçaktaki mevcut yakıt miktarı Fuel pressure : Yakıt basıncı Fulfil to : Yerine getirmek,yapmak Full : Dolu, tam Full turn : Tam dönüş Fully : Tamamiyle Fumes : Duman, buhar, gaz Functıon : İşlev, görev Fundamental : 1-) Kural, temel : 2-) Esas, temel Furnish to : 1-) Sağlamak, tedarik etmek : 2-) Döşemek Further : 1-) Daha fazla, daha ileri : 2-) Başka, bir başka, bundan başka Furthermore : Bundan başka, ayrıca Fuse : Sigorta Fuse to : Eriyip birbiriyle kaynaşmak, yapışmak Fuselage : Uçak gövdesi Fusion : Kaynaşma, füzyon Futile : Boş, faydasız Future : Gelecek, ileriki bir zamanda
|
|
|
|
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #6 : 05 Temmuz 2008, 20:59:04 » |
|
- G -
Gage, gauge : Gösterge, saat Gain to : Kazanmak, elde etmek Galley : Uçaktaki yiyecek, içeceklerin konulup hazırlandığı bölüm, mutfak Gang : Ekip, takım, posta, grup Gap : Boşluk, aralık Gasket : Conta Gasoline : Yakıt, benzin Gate : Kapı, yolcu giriş kapısı Gear : 1-) Dişli : 2-) İniş takımı (Landing gear) Gear hydraulic system : İniş takımı hidrolik sistemi Gearbox : Dişli kutusu General : Genel Generalize to : Genelleştirmek Generate to : Vermek, sağlamak, üretmek Generation : Kuşak, nesil Generous : Cömert, bereketli, verimli Gentle : Kibar, nazik, yumuşak Gently : Yavaşça, hafifçe Genuine : Gerçek, hakiki Get Access to : Erişmek, ulaşım sağlamak Get to (got got) : Elde etmek,almak Give up to : Bırakmak, vaz geçmek Give to (gave,given) : Vermek Glance to : Göz atmak, bakmak Glass : 1-) Cam : 2-) Bardak Glaze to : Sırlamak, cilalamak Glide : Süzülme, alçalma Glide slope : Süzülüş açısı Globe : Küre Glossy : Parlak Gloves : Eldiven Glow : Kızıl ışık, parlaklık Glow to : Kızmak, akkorlaşmak Glue : Tutkal, yapıştırıcı Go around : Uçağın inişten vazgeçip pas geçmesi Go by to : Geçmek Go off to : Devam etmek Go to : 1-) Gitmek, uzanmak (went,gone) : 2- ) İşlemek, çalışmak Goggles : Koruyucu gözlük,maske Good : İyi, uygun Goods : Eşya, malzeme, madde Govern to : Yönetmek, idare etmek, yönlendirmek Governor : Regülatör, düzenleyici Grade to : Derecelendirmek, sınıflandırmak Gradient : Eğim,meyil Gradually : Kademeli olarak,derece derece Graduation : 1-) Derecelere ayırma : 2-) Mezuniyet Grasp to : Tutmak, kavramak Gravity : Yerçekimi, ağırlık Gravity draining : Kendi ağırlığıyla boşaltma Gravity filling : Kendi ağırlığıyla ikmal Grease : Yağ, gres Green : Yeşil Grey : Gri Grind to : (ground,ground) Öğütmek,ufalamak,taşlamak Grip to : Sımsıkı tutmak, kavramak Groove : Oluk Groove cracking : Oluk çatlaması, diş gibi kırılması Gross weight : Uçağın kargo da dahil toplam ağırlığı,brüt ağırlık Ground : Yer,toprak,zemin Ground door opening handle : Yerde kapak açma kolu Ground roll : Tekerleklerin dönmesi Ground safety : Yer emniyeti Ground service network : Yer servis şebekesi Ground station : Yer istasyonu Ground to : Topraklamak Grounding : Topraklama Grounding-plate : Topraklama (oturma) yüzeyi.şase yüzeyi Group to : Bir grupta toplamak Grow to (grew,grown) : Büyümek,gelişmek,artmak,çoğalmak Growth : Üreme, oluşma, büyüme Guard to : Korumak, beklemek, önlem almak Guess to : Tahmin etmek Guıde to : Yol göstermek, rehberlik etmek,idare etmek Gush out to : Fışkırmak Gust (of wind) : Rüzgâr süratinin artması,ani rüzgar Guy : Gergi teli Gyro : Cayro
|
|
|
|
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #7 : 05 Temmuz 2008, 20:59:21 » |
|
- H -
Habit : Alışkanlık Half (pl.halves) :Yarım, bir şeyin yarısı Halt to : Durmak, durdurmak Hammer : Çekiç Hamper to : Engel olmak, engellemek Hand : El Hand crank : Döndürme kolu Handicap : Dezavantaj, engel Handle : Kol, tutamaç, sap Handle to : Ele almak, kullanmak Handy : Kullanışlı, pratik Hang to (hung,hung) : Asmak,asılmak,asıllı durmak Haphazard : Rasgele, gelişi güzel Happen to : Olmak Harbor,harbour : Liman, sığınak, barınak Hard : 1-) Sert, katı : 2-) Güç, zor Harden to : Sertleştirmek, katılaştırmak Harmful : Zararlı Harmless : Zararsız Harness : Donanım Harsh : Sert Haste : Acele, telaş Have to (had,had) : Sahip olmak,almak Hazard : Tehlike Hazardous : Tehlikeli Head : Baş Head to : 1-) Başta olmak, önde gelmek : 2-) Yönelmek, yöneltmek Headed into : Başı (burnu) bir tarafa çevrili Heading : Baş, uçağın esas yönü Headset : Telsiz konuşması için kullanılan başlık Heap : Yığın, küme Hear to (heard,heard) : Duymak, işitmek Heat : Isı, sıcaklık, hareret Heat dissipation : Isı kaybı Heat to : Isıtmak Heater : Isıtıcı Heavy : Ağır Heavy rainfall : Şiddetli yağış Height : Yükseklik Helical : Helezoni, sarmal Helmet : Kask, başlık Help : Yardım Help to : Yardım etmek Here : Burada, buraya Hesitate to : Tereddüt etmek, duraksamak Hexadecimal : Onaltılı Hexegonal : Altıgen Hide to (hid,hidden) : Saklamak, gizlemek High : Yüksek High altitude : Yüksek irtifa, 10 bin metrenin üzeri High winds : Kuvvetli rüzgâr Hijack to : Uçak kaçırmak, silâh zoruyla gaspetmek Hinge : Menteşe Hinged : Menteşeli, menteşelenmiş Hit : Vurma, vuruş, darbe Hit to (hit,hit) : Vurmak, çarpmak Hoist : Yük asansörü, vinç Hoist to : Yukarı kaldırmak, yukarı çıkarmak Hold to (held,held) : Tutmak mevcut durumu muhafaza etmek, devam ettirmek Holding pattern : Havaalanına iniş izni bekleyen uçakların izledikleri belirli yol, bekleme paterni Hole : Delik, oyuk Hollow : Boş, oyuk, çukur Hook : Kanca Hope to : Umut etmek, ummak, beklemek Horizon : Ufuk Horizontal : Yatay Hose : Hortum Hot : Sıcak Hour : Saat Housing : Yuva, yer Hover to : Havada belli bir noktada durmak,sallanıp durmak Howewer : Bununla birlikte,ama,fakat Hub : Tekerlek merkezi,göbek Hubcup : Cant kapağı,başlık kapağı Huge : Çok büyük , kocaman Hum : Uğultu,gürültü Humid : Nemli,rutubetli Humidity :Rutubet Hurricane : Kasırga,bora Hurry to (hurried,hurried) : Acele etmek Hurt to (hurt , hurt) : İncitmek,acıtmak,yaralamak Hybrid : Melez Hydraulic fluıd container : Hidrolik sıvı kabı Hydraulic ground power cart : Hidrololik sistem servis aracı Hydraulic pump : Hidrolik pompası Hydraulic return line : Hidrolik dönüş hattı
|
|
|
|
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #8 : 05 Temmuz 2008, 20:59:56 » |
|
- I -
Ice burn : Islak pistten dolayı aşınma Ice formation : Buz oluşumu Ice foundation : Buz oluşumu Ice protection : Buzlanmadan korunma, buzlanmayı önleme Icing : Buzlanma Identical : Aynı Identification : Tanımlama, kimlik Identification card : Tanıtma kartı Identification ring : Tanımlama / kimlik halkası, etiket Identify to (identified,identified) : Tanıtmak, belirtmek Idle : Rölanti Idler : Ara tekerleği, kasnak Idling : Boşa alma, boşta çalıştırma If : Eğer, -se If not : Değilse, yoksa Ignitable : Yanıcı Igniter : Ateşleme bujisi, ateşleyici Ignition : Ateşleme Ignition plug : Buji Ignore to : Aldırmamak, önem vermemek Ill : Hasta, kötü, fena Illegible : Okunmaz Illicit : Yasaya aykırı, yasa dışı Illuminate to : Aydınlatmak Illustrate to : Resimle göstermek, açıklamak Image : Görüntü Imaginary : Hayali, sanal Immaculate : Lekesiz, kusursuz Immaterial : Önemsiz Immature : Olgunlaşmamış Immediately : Hemeniderhal Immelmann turn : Uçağın yarım lupıng yaptıktan sonra yarım tono yaparak yatay vaziyete gelerek yükseklik kazanması Immense : Ucu bucağı olmayan, kocaman Immerse to : İçine batırmak, daldırmak Imminence : Yakınlık, yakınlaşma Immobile : Hareketsiz, devinimsiz Immobilize to : Tesbit etmek, yerinde tutmak, hareketini önlemek Immovable : Kımıldamaz, hareketsiz Immune : Bağışık, muaf Impact : Darbe, çarpma, etki Impair to : Bozmak, zarar vermek Impart to : 1-) Vermek, katmak : 2-) Bildirmek, söylemek Impartial : Tarafsız, yansız Impartible : Bölünemez Impatıent : Sabırsız Impede to : Engel olmak Impel to : Zorlamak, sevk etmek Impeller : (Pompa vb içindeki) Pervane, pâl Impenetrable : Girilemez, nüfuz edilemez Imperceptible : Hissedilmez, fark edilmez Imperfect : Kusurlu, hatalı Imperil to : Tehlikeye sokmak Impervious : Su yada hava geçirmez, sızdırmaz Implement : Âlet Implement to : Tamamlamak, yapmak,yerine getirmek Imply to (implied, implied) : 1-) Anlamına gelmek, dernek olmak : 2-) İçermek,kapsamak Import to : İthâl etmek, yurt dışından getirmek Impose to : Zorla benimsetmek, empoze etmek Impossible : Olanaksız, imkânsız Impracticable : Yapılamaz, uygulanamaz Impregnate to : (iyice) Islatmak Impression : Etki, izlenim Improve to : Geliştirmek, ilerletmek Improvement : İlerleme, gelişme Impulse : Darbe, vuruş Impulse turbine : Çarpma etkili türbin İmpurity : Kirlilik, pislik In accordance with : Uygun olarak –e göre In addition to : Ek olarak, yanı sıra In approach : Yakın (inişe) Yaklaşmada In case of : Hâlinde, durumunda In concern with : İlgili olarak In conjunctaion with : ….ile beraber / birlikte In front of : Önünde In good condition : İyi durumda In operation : Çalışır durumda, faal In position : Yerinde, gerekli konumda In progress : Devam etmekte In proportıon to : Orantılı olarak In proximinity to : Yakınında In the event of : Hâlinde – durumunda In turn : Sırayla In view : Görünür Inaccessible : Ulaşılamaz Inaccuracy : Yanlışlık, hata Inadequate : Yetersiz Inadvertently : Kasıtsız olarak Inapplicable : Uygulanamaz Inboard : İç taraf In-bound : İstasyona yaklaşmak (uçuş) Incandescent light : Akkor telli lamba Inch : İnç, 2,54 cm Incidence : İsabet, etki alanı Incident : Olay Incipient : Yeni başlamış Incident : Olay Incipient : Yeni başlamış Inclination : Eğilim, eğim Incline to : Eğmek, eğilmek, yatmak, meyletmek Inclined : Eğimli Inclinometer : Eğim ölçer Include to : Dahil etmek, kapsamak Included : Dahil Including : Dahil, kapsayarak Inclusive : İçine alan, dahil Incombustible : Yanmaz Income : Gelir, kazanç Incomplete : Eksik, tamamlanmamış Inconel : Paslanmaz çeliğe benzer, ısıyla sertleştirilemeyen krom-demir alaşımı Inconspicuous : Göze çarpmayan, önemsiz Inconvenience : Rahatsızlık, elverişsiz olma Incorporate to : Birleştirmek, katmak, birleşmek Incorrect : Yanlış Incorrectly : Yanlış olarak Increase : Artış Increase to : Artmak, çoğalmak, artırmak Increment : Artma, artış, çoğalma Incur to : Sebep olmak, -den kaynaklanmak; maruz olmak Indeed : Gerçekten Indefinite : Belirsiz,sınırsız,sonsuz Indent : Çentik Indentation : Girinti, çukur Independent : Bağımsız Independently : Ayrı olarak, bağımsız olarak Index : 1-) İşaret, gösterge : 2-) Dizin, indeks Index by title : Başlıklara göre sıralama Index by type number : Tip numaralarına göre sıralama Indicate to : Göstermek, belirlemek, işaret etmek Indication : İndikasyon, gösterme Indicator : İndikatör, gösterge Indifferece : İlgisizlik, kayıtsızlık Indifferent : İlgisiz, nötr Indirect : Dolaylı, indirekt Individual : 1-) Tek, ayrı : 2-) Bireysel, ferdi : 3-) Şahıs, fert, birey Individual air outlet : Manike Induce to : 1-) İkna etmek, sevk etmek, neden olmak : 2-) İndüklemek Induction : İndükleme, indüksiyon Induction coil : İndüksiyon bobini Induction current : İndükleme akımı, indükleme yoluyla elde edilen elektrik akımı Ineffective : Etkisiz Inefficient : Etkisiz, verimsiz Inert : Hareketsiz, etkisiz Inertia : Atalet, devinimsizlik Inertial Reference System (IRS) : Uçağın dünya üzerindeki konumunu ve yerini gösteren sistem Inevitable : Kaçınılmaz Inextricable : Karışık,içinden çıkılmaz Inextricably : İçinden çıkılmaz biçimde Infallible : Yanılmaz,güvenilir Inferior : Aşağı,alt,ikinci derecede olan Infiltrate to : İçeri sızmak,süzülmel Infinite : Sonsuz, sınırsız Infinity : Sonsuzluk, sınırsızlık Inflame to : Tutuşmak,alev almak Inflammable : Yanıcı, tutuşur, alev alır Inflate to : Şişirmek (lâstik) hava ya da bir başka gazla ikmâl etmek In flight fuel dumping : Uçuşta yakıtı havada boşaltma Influence : Etki Influence to : Etkilemek Inform to : Haber vermek, bildirmek, söylemek Information : Bilgi, bildirme, haber Infraction : Bozma, ihlâl Infrequent : Seyrek, nadir Infuse to : Dökmek, akıtmak, demlemek Infusion : İçine dökme ya da akıtma, demleme, karıştırma, katma Ingest to : İçine çekmek Ingot : Külçe, kütük İngrain to : Yer etmek,yerleşmek Ingredient : Karışımı oluşturan madde,içindeki Inhale to : Nefes almak, soğumak Inherent : Doğal, doğasında olan Inhibit to : Engellemek, yasaklamak Inhibitor : Inhibitör, yavaşlatıcı Initial : İlk, önceki Initiate to : Başlatmak Inject to : Enjekte etmek,içine katmak Injection pressure : Enjeksiyon basıncı Injury : Yararlanma, zarar Ink : Mürekkep Inlet : Giriş, ağız Inlet chamber : Emme odası Inlet duct : Emme borusu In line : Sırada, bir hizada Inner : İçerdeki, iç Innocent : Masum, zararsız Innovate to : Yenilik getirmek, değişiklik yapmak Innovation : Yenilik, değişiklik Innumerable : Sayısız Inoperative : İşlemeyen bozuk In – phase : Eş fazlı Input : Girdi, bilgi Inquire to : Sormak, bilgi almak Inquiry : Soruşturma,araştırma Inscribe to : Yazmak, kaydetek Insert to : Sokmak, yerleştirmek In service measurements : Servis ölçümleri, servis değerleri İnside : İçinde, içindeki İnsight : Kavrama, kavrayış Insignificant : Önemsiz Insist to : Israr etmek Inspect to : Dikkatlice gözden geçirmek, kontrol etmek,denetlemek Inspection : Yoklama, kontrol, muayene Inspector : Kontrol eden kişi, müfettiş Install to : Yerleştirmek, takmak Installation : Takma,yerleştirme Installed : Yerleştirilmiş Instance : Örnek Instant : Hemen olan, acil Instantaneous : Anlık, ani Instead of : Yerine Instruct to : 1-) Öğretmek, eğitmek : 2-) Emir vermek, talimat vermek Instructıons : Talimat Instructor : Eğitmen Instrument : Âlet Instrument Landing System (ILS) : Âletli iniş sistemi Insufficient : Yetersiz Insulate to : Yalıtmak, izole etmek Insulation : Yalıtım, izolasyon Insulation resistance : İki iletkeni ayıran yalıtkan maddenin elektriki direnci Insure to : Sigorta etmek,sağlama bağlamak Intact : Bozulmamış, tam, eksiksiz Intake : Giriş, ağız, emme Intake stroke : Emme zamanı Integer : Tam sayı, bütün Integral : Tam, bütün, integral Integrate to : Tamamlamak, bütünlemek Integrated Drıve Generator (IDG): Dişli grubu ve üretici bölümü tek bir komponent içinde olan ve uçak motorundan aldığı dönüyle elektrik üreten jeneratör Intergratıng circuıt : İntegralleyici devre Integrity : Doluluk, tam olma Intend to : Tasarlamak, niyet etmek Intensifier electrode : Hızlandırıcı, güçlendirici elektrot Intensıty : 1-) Şiddet, yoğunluk : 2-) Parlaklık Intentıonal : Kasıtlı Intercept to : Durdurmak, kesmek, engellemek Interceptor : Avcı uçağı Interchangeable : Birbiriyle değiştirilebilir, birbirinin yerine geçebilir Intercom system : Dahili konuşma sistemi Interconnect to : Birbirine bağlamak Interelectrode capacitance : Elektrotlar arası geçirgenlik,kapasitans Interest to : İlgilenmek,ilgilendirmek İnterface : Arayüzey,bir ünitenin diğerleriyle ilişkisi Interfere to : Karışmak,müdahale etmek,engellemek Interference : Müdahale Interior : İç İnterlaced scanning : Aralıklı tanıma Interlayer insulatıon : İç tabakanın (katın) izolasyonu Interlıne to : Orta astarı koymak Interlock to : Birbirine kenetlemek,bağlamak,kilitlemek Intermediate : Orta,arada bulunan,ortadaki Intermission : Ara,aralık Intermit to : Ara vermek,durmak,bir süre kesilmek Intermittent : Aralıklı,kesik kesik,sürekli olmayan Intermodulatıon : İnetrmodülasyon,arakiplenim Internal : Dahili Interphone : Dahili telefon sistemi Interpret to : Yorumlamak,anlamını açıklamak Interpratatıon : Yorumlama,yorum,açıklama Interregnum : Ara,aralık Interrelate to : Birbiriyle alakalı olmak Interrelated : Karşılıklı,ilişkili,birbiriyle alakalı Interrogate to : Sorguya çekmek Interrupt to : Kesmek,ara vermek Intersect to : Kesişmek,kesmek Intersectıon : Kesişme , kavşak Interval : Aralık ( zaman olarak ) Into : İçine , içine doğru Intrıcate : Girift,anlaşılması güç,karışık Introduce to : 1-) Ortaya çıkarmak,ortaya koymak : 2-) İçine katmak Introductıon : Giriş Invalid : Geçersiz,hükümsüz Invaluable Çok değerli Invent to : İcat etmek,bulmak Inventıon : İcat , buluş Inventory : Envanter,sayım çizelgesi,ayrıntılı gösterge Inverse voltage : Ters voltaj Invert to : Tersine çevirmek Inverter : İnverter,doğru akımı (DC) alternatif akıma ( AC) çeviren cihaz İnvestigate to : Araştırmak,incelemek Invisible : Görünmez Invoıce : Fatura Invoke to : Başvurmak Involve to : Karıştırmak Involved (ın) : Alakası olmak,karışmış bulmak Iodine : İyot Iodize to : İyotlamak Ionize to : İyonlara ayırmak,iyonize etmek Ionosphere : İyonosfer Iron out to : Ortadan kaldırmak,gidermek Irregular : Düzensiz,kuralsız Irrıgate to : Yıkamak Irrıtant : Tahriş edici Isolate to : Ayırmak,bağlantıyı kesmek Isolatıon : Ayırma Issue to : Yayınlamak,çıkarmak Item : 1-) Parça : 2-) Bakımlarda uçakla ilgili arızaların ve cevaplarının yazıldığı kağıt Itemize to : Ayrıntıları ile yazmak
|
|
|
|
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #9 : 05 Temmuz 2008, 21:01:03 » |
|
- J -
Jack up to : Jaka almak,krkikoyla kaldırmak Jackıng : Jaka almak Jag : Sivri uç,diş.çentik Jagged : Kertikli,dişli Jam to : Sıkıştırmak,tıkamak,sıkışmak,tutukluk yapmak Jamnut : Sıkıştırma sonucu,kontra somun Jar to : Sarsmak,titremek Jav clutch : Çeneli kavrama Jelly : Pelte,jöle Jerk to : Birdenbire çekmek,atmak,fırlatmak Jerking : Aniden,birdenbire Jerry can : Yakıt taşımak için kullaılan 5 galonluk konteyner,kap Jettison to : Uçuş esnasında uçaktan eşya,yük atmak Job set up : İşe hazırlık Job set up information : Görev hazırlık bilgisi Joggle : Geçme,bir parçanın diğerinin üstüne geçmesini sağlayan metal dirsek Joın to : Birleşmek,birleştirmek,katılmak Joint : Birleşme yeri Jolt to : Sarsmak Journal : Şaft yatağı Journey : Yolculuk,seyaha Jump to : Sıçramak,atlamak,zıplamak Jumper : Geçici olarak kullanılan elektrik bağlantı teli Junction : Birleşme,bitişme,iki iletkenin veya devrenin birleştiği nokta Just : 1-) Henüz,şimdi : 2-) Yalnız,sadece Jusfity to(justified,justified) : Doğrulamak,haklı çıkarmak Juxtaposıtıon : Bitişiklik,bitişme,yan yana koyma
|
|
|
|
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #10 : 05 Temmuz 2008, 21:01:21 » |
|
- K -
Keep away to : Uzak durmak,uzak tutmak Keep off to : Uzak durmak,uzak kalmak,yaklaştırmamak Keep to (kept kept) : 1-) Muhafaza etmek,tutmak : 2-) Sağlamak Key to : 1-) Kilitlemek : 2-) Vericiyi çalıştırmak,devreye sokmak Keyboard : Klavye Kind : Çeşit,tür,cins Kink : Telin dolaşması,bükülmesi Kit : Takım,alet takımı,set Knee : Diz Knife edge : Bıçak gibi keskin kenarlı çelik veya diğer sert maddeler Knob : Switch düğme Knock to : Vurmak,çarpmak Knot : 1-) Hız birimi,saatte bir deniz mili(1852m/saat) : 2 -) Düğüm Know to(knew,known) : Bilmek Knowledge : Bilgi Known : Bilinen,beklenen Knuckle : Boğum,mafsal Knurled : Tırtıklı
|
|
|
|
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #11 : 05 Temmuz 2008, 21:01:50 » |
|
- L -
Label : Etiket,tag Label to : Etiketlemek Lack : Olmayış,eksiklik Lack to : -den yoksun olmak Ladder : Merdiven Laminate to : Yaprak haline getirmek,ince tabaka haline getirmek Land : Toprak,ülke Land to : Yere inmek Landing : İniş Landing gear : İniş takımı Landing gear bay : İniş takımı bölümü Landing gear well : İniş takımı yuvası Landing gear wheel : İniş takımı tekerleği Landing roll : İniş rulesi.Tekerleklerin piste konduğu noktadan uçağın pisti terk ettiği noktaya kadar olan mesafe Language : Dil,Lisan Lap to : Katlamak,katlanmak,üzerine koymak Large : Geniş,büyük Last : Son,sonuncu Last to : Devam etmek Latch : Mandal kilidi Latch to : Mandallamak Late : Geç,gecikmiş Later : Sonra Lateral : Yanal,yana doğru Laterally : Yana doğru Latitude : Enlem Latter : İki şeyden sonuncusu,son söylenen Lattice : Kafes,örgü Launch to : 1 -) Uçağı uçuş için bırakma : 2 -) Başlatmak (yeni iş ) Lavatory : Tuvalet Lavatory doors : Tuvalet kapıları Law : Kanun,yasa,kural,kaide Lay to (laid,laid) : Yatırmak,koymak,yaymak Layer : Tabaka Layout : Plan Leach to : Süzmek filtreden geçirmek Leachable : Filtre edilebilir Lead : Uç,kablo Lead to (led,led) : Yol göstermek,idare etmek Leading : Başta gelen,en önemli Leading edge : Hücum kenarı,ön kenar Leak : Sızıntı,kaçak Leak proof : Sızdırmaz Leakage : Sızıntı,kaçak Lean to : Dayanmak,yana atmak,eğilmek Leap to : Sıçramak,atlamak Learn to : Öğrenmek Leave to ( left,left ) : Bırakmak,ayrılmak Ledge : Raf gibi düz çıkıntı Lee : Muhafazalı taraf,rüzgardan korunan taraf Lee side : Rüzgar altı Left : Sol Left hand side : Sol,sol taraf Left handed : Solak Leg : Bacak Legal : Yasal Legend : Işıklı yazı Legible : Okunaklı Legitimate : Yasal,meşru Length : Uzunluk Less than : -den az Lessen to : Azaltmak,azalmak Let to (let,let) : İzin vermek,bırakmak,beklemek Level : Seviye Level to : Düzeltmek,aynı seviyede getirmek Lever : Lövye , kol Liability : Sorumluluk Liable : Sorumlu License,license : Lisans,ehliyet,izin,ruhsat License to : İzin vermek,ruhsat vermek Lid : Kapak Lie to ( lay,lain ) : Yatmak,uzanmak Life : Hayat,yaşam Life vest : Can yeleği Life time : Hayat süresi,ömür boyu Lift to : Kaldırmak Light : Lamba,ışık Light to ( lit,lit) : Aydınlatmak Lightıng to : Hafifletmek,yükünü azaltmak Lightly : Hafifçe Like : Gibi,benzer Like to : Hoşlanmak,sevmek Likely : Olası,muhtemel Likewish : Aynı şekilde bunun gibi Limb : Dairesel dış kenar Limit : Sınır,limit Limit to : Kısıtlamak,sınırlamak Limitation : Sınır,sınırlandırma Limited : Sınırlı,kısıtlı Line : Hat Line maintenance : Hat bakım Linear : Lineer,doğrusal,çizgisel Linen : Keten,keten örgü Linger to : Gitmemek,oyalanmak Link : Bağ,bağlantı Link to : Birbirine bağlamak,birleştirmek Linkage : Bağlantı Lint free : Tiftiksiz Liquid : Sıvı,akıcı,akışkan List to : Listesini yapmak,listeye geçirmek Listen to : Dinlenmek Live : Canlı,elektrikli,akım geçen Live to : Yaşamak,hayatta olmak Load : Yük Load to : Yüklemek,doldurmak Lobe : Yuvarlakça kısım Local : Yerel,bölgesel Local tıme : Yerel saat Localize to : Yerini belirlemek,saptamak Localizer : ILS’nin inişte son yaklaşma için pistin merkez hattını gösteren elektronik kısmı Locate to : 1-) Yerleştirmek,koymak : 2 -) Yerini bulmak,tespit etmek Locatıon : Yer,yerleşim Lock to : Kilitlemek,kilitlenmek Locked : Kilitli Locking device : Kilitleme aygıtı Lockwıre : Emniyet teli Lockwıre to : Emniyet teliyle bağlamak Logbook : Yapılan işlerin kaydedildiği defter Logıc : Mantık Logıcal : Mantıklı,mantıksal Long : Uzun Long dıstance : Uzun mesafe Long range : Uzun menzilli Long term : Uzun vadeli Longitude : Boylam Longıtudinal : Uzunlamasına,boyuna Look for to : Aramak Look to : Bakmka Loop : Lup,hat Loose : Gevşek Loosely : Gevşek olarak Loosen to : Gevşetmek Lose to (lost,lost) : Kaybetmek Loss : Kayıp,kaybetme Loud : Yüksek (ses) gürültülü Loudness : Gürültü,ses yüksekliği Loudspeaker : Hoparlör Low : Düşük Low pressure light : Düşük basınçlı ikaz lambası Lower : Aşağı alt Lower to : 1-) İndirmek : 2-) İniş takımlarını açmak LRU(Line Replaceable Unıt) : Hatta değiştirilebilen cihaz Lubricant : Yağlama maddesi,yağ,gres Lubricate to : Yağlamak Lubracating : Yağlama Lubracatıon : Yağlama,gresleme Luck : Şans,talih Lug : Bağlantı noktası olarak kullanılan çıkıntı,uzantı,pabuç Luggage : Bagaj Lukewarm : Ilık Lumınary : Işık veren Lumınous : Parlak,ışıklı Lump : Parça,küme,topak,yumru Lungs : Akciğer
|
|
|
|
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #12 : 05 Temmuz 2008, 21:02:13 » |
|
- M -
Mach : Uçağın hızının uçulan ortamdaki ses hızına oranı Magnet : Mıknatıs Magnetıc pole : Manyetik kutup Magnetic tape : Manyetik bant Magnetize to : Mıknatıslamak Magneto ignition : Manyetolu ateşleme Magnifier : Büyüteç Magnify to(magnified,magnified) : Büyütmek Magnitude : Büyüklük Mail : Posta Mail to : Postalamak Main : Ana,esas Main gear : Ana iniş takımı Main gear ground lock assembly : Ana iniş takımı açıkta kilitleme mekanizması Mainly : Esas olarak Maintain to : Mevcut durumu muhafaza etmek,tutmak,sağlamak Maintenance : Bakım Maintenance facility : Bakım merkezi Maintenance personel l : Bakım personeli Major : Esas,önemli Majority : Çoğunluk Make certain to : Emin olmak,temin etmek,tahkik etmek,kesinlik kazandırmak Make sure to : Emin olmak,tahkik etmek,temin etmek Make up to : Oluşturmak,meydana getirmek Make to (made,made) : Yapmak,meydana getirmek Male connector : Erkek bağlantı elemanı Malfunctıon : Arıza Malleable : Dövülebilir Mallet : Tokmak,çekiç Man power : İnsan gücü Manage to : Yönetmek,idare etmek,başarmak,becermek Mandatory : Zorunlu,gerekli Man hour : Bir insanın bir saatlik çalışması,adam saat Manifold : Basınçlı sıvı yada gazın kollara dağıldığı port,manifold Manipulate to : İdare etmek,yönlendirmek,elle işletmek Manner : Tarz,biçim,tavır Manoeuver : Manevra Manoeuver to : Manevra yapmak Manual control : Elle (manüel) kumanda Manufacture to : Üretmek,imal etmek Manufacturer : Üretici,imalatçı firma Many : Çok,çoğu,birçoğu Map : Harita Mar to : Bozmak,zarar vermek,şeklini bozmak Marble : Mermer Margin : Sınır,kenar,boşluk Marginal : Kenarda olan Mark : İşaret Mark to : İşaretlemek,göstermek Mass : Yığın,kütle,yoğun Massive : Ağır,kalın,yekpare Master cautıon light : Önemli arızaları ikaz eden lamba,ana ikaz lambası Master switch : Ana şalter,sistemdeki tüm devrelere giden elektrik gücünü kontrol eden switch Master warning light : Çok önemli arızaları ikaz eden lamba Mat : Hasır,paspas Match to : Birbirine uydurmak,eş olmak,uymak Mate to : Birleştirmek,bağlamak,birbirine geçirmek Material : Malzeme Mating surfaces : Temas eden yüzeyler Matter : 1-) Madde,cisim : 2-) Mesele,sorun,konu Mature to : Olmak,olgunlaşmak,vadesi gelmek Maximize to : Maksimuma çıkarmak,getirmek Maximum : En çok,en yüksek,azami Mean : Orta,ortalama,iki seyin ortası Mean value : Ortalama değer Mean to : Anlamına gelmek,demek olmak,demek istemek Meanıng : Anlam Means : Yol,araç,yöntem Meanwhıle : Bu arada Measurable : Ölçülür,ölçülebilir Measure to : Ölçmek Measurement : Ölçü,ölçme Measurıng : Ölçüm,ölçme Mechanic : Mekanik teknisyen Mechanically operated : Mekanik olarak çalışan Mechanısm : Mekanizma,makine düzeni,mankineyi oluşturan bütün kısımlar Medical : Tıbbi Mediuö range : Orta menzilli Meet to( met,met ) : Karşılamak,yerine getirmek,yapmak Meeting : Toplantı,buluşma Melt to : Erimek,eritmek Melting point : Erime noktası Member : Üye Memory : Hafıza,bellek Mend to : Onarmak,tamir etmek Mental : Zihinsel,akılsal Mentality : Anlayış,düşünce Mention to : Söylemek,bahsetmek,-den söz etmek Mercury : Cıva Merely : Sadece,yalnız Merge to : İçine karışmak,birleşmek,içine karıştırmak Meridian : Meridyen Merit : Değer Merit to : Hak etmek,değmek Mesh : 1-) Dişli çarkının dişlerinin birbirine geçmesi : 2-) İnç karedeki atkı çözgü sayısı Message slot : Mesaj kısmı/bölümü Metallic : Metalik,madeni Meter to : Ölçmek Metering valve : Sıvı akışını yönlendiren bir çeşit kumanda valvi Meticulous : Titiz,çok dikkatli Microwawe : Mikrodalga Middle : Orta Mike (sl.) : Mikrofon Mild : Yumuşak , ılımlı, zayıf Milibar : Bar’ın binde biri Mill to : Öğütmek,frezlemek,işlemek Milling machine : Freze makinesi Mingle to : Karıştırmak,karışmak Minimal : En az , en küçük,en aşağı Minimize to : Asgariye indirmek,mümkün olduğu kadar azaltmak Minimum : En küçük miktar,asgari Minimum enroute altitude : Uçuş sırasındaki asgari yükseklik Minor : Daha küçük,daha az,önemi az Minority : Azınlık Minus : Eksi (-) Mınute : Dakika Mirror : Ayna Misalign to : Yanlış ayarlamak Misalignment : Yanlış ayarlama Miscellaneous : Çeşitli,muhtelif Mislead to (misled,misled) : Yanıltmak,yanlış bilgi vermek Miss to : 1-) (Otobüs,uçak,ders…)kaçırmak,yetişememek : 2-) Özlemek,aramak : 3-) Anlamamak,kavramamak Missing : Kayıp,eksik,olmayan Mist : Pus,duman Mistake : Yanlış,hata Misuse to : Yanlış yerde kullanmak,kötü kullanmak Mix to : Birbirine karıştırmak,karmak Mixed : Karışık,karma Mixture : Karışım,karıştırma Mobile : Hareket eden gezici Mock up : Herhangi bir şeyin modeli Mode selector swıtch : Mod seçme swıtchi Moderate : 1-) Orta,vasat : 2-) Ilımlı,ölçülü Modernize to : Yenileştirmek,çağdaşlaştırmak Modification : Değişiklik,modifikasyon Modify to (modıfıed,modıfied) : Değiştirmek Modulate to : Modüle etmek,dalga uzunluğu ve frekansını değiştirmek,ayarlamak Modulatıon : Değiştirme,ayarlama Moısture : Nem,rutubet Moment : An,çok kısa zaman Momentarily : Kısa bir süre için,geçici Momentary : Bir anlık,geçici Momentum : Moment,devinirlik,hareket eden bir cismin kütle ve hızının çarpımıyla elde edilen hareket miktarı Monitor to : İzlemek,kontrol etmek Monolithic : Yekpare,tek parça Monotonous : Tekdüze,monoton Monsoon : Muson Month : Ay,yılın on iki bölümünden her biri Moon : Ay Moor,to : (Uçağı)Bağlamak,sabitlemek More : Daha çok , daha fazla More than : -den daha fazla Moreover : Üstelik,bundan başka Morning : Sabah Morse code : Mors alfabesi Most : En çok , en fazla Mostly : Çoğunlukla,genellikle Motion : Hareket,devinim Motivate to : Sevketmek,harekete geçirmek,motive etmek Motor to : (Motor) Çalıştırmak Motoring : Start dışı sebepler için motoru startelerle döndürmek Mould to : Kalıba dökmek,biçimlendirmek Mount : Yuva Mount to : Monte etmek,tutturmak Mouth : Ağız Move in and out to : İleri geri hareket etmek Move to : 1-) Hareket etmek/ettirmek : 2-) Konumuna getirmek Movement : Hareket Movıng : Hareketli,hareket eden Much : Çok epey,hayli Mud : Çamur,balçık Muffler : Susturucu Multı : Çok Multı functıonal : Çok işlevli,çok fonksiyonlu Multiple : Çok bölümlü,çeşitli Multiple circuit : Çok safhalı devre Multiplexıng : Sinyali çoğaltma,bir sinyalle birden fazla çıkış sağlama,bir hattan birden fazla sinyal gönderme Multiplication : Çoğalma,çoğaltma,çarpma Multıply to(multıplied,multıplied) : Çoğaltmak,arttırmak,çarpmak Mute : Sessiz Mutual : Karşılıklı,iki taraflı,ortak,müşterek
|
|
|
|
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #13 : 05 Temmuz 2008, 21:02:35 » |
|
- N -
Nacelle : Motoru örten ve içine alan kısım,kaporta Nail : 1-) Çivi : 2 -) Tırnak Nail to : Çivilemek Name : İsim , ad Name to : İsim vermek,adlandırmak,belirtmek Narrow : Dar Narrow to : Daraltmak,sınırlamak Natıonal : Ulusal,milli Natıve : Yerli Natural : Doğal Nature : Doğa,tabiat,nitelik Naught : Hiçbirşey,hiç,sıfır Nautıcal : Denizciliğe ait Navigate to : Gidip,gelmek(deniz) yolculuğu yapmak Navigatıon : Sefer,seyrüsefer Navy : Donanma,Deniz Kuvvetleri Near : Yakın Nearly : Hemen hemen,neredeyse Neat : Temiz,derli toplu Necessary : Gerekli Necessitate to : Gerektirmek Neck : 1-) Boyun : 2-) Kaplarda ağza yakın dar kıısm Need to : İhtiyacı olmak,gereksinim duymak Needle : 1-) İğne : 2 -) İbre Neglect to : İhmal etmek,aldırmamak Negligent : Kayıtsız,ilgisiz Negotiate to : Görüşmek Neighbouring : Yakın,komşu Neither : Hiçbiri Neither … nor : Ne…ne de Net : Ağ Network : Şebeke Neutral : Nötr,sıfır durumda Neutralize to : Etkisiz hale getirmek Never : Asla,hiç New : Yeni News : Haber,bilgi Next : En yakın,sonraki Next to : Yanına,yanında Night : Gece Nil : Hiç,sıfır Nippers : Pense,kerpeten,kıskaç Nıpple : Nipel,iki bağlantı parçasını birbirine eklemekte , bağlamakta kullanılan ara parça No longer : Artık,daha fazla değil Node : Düğüm,boğum Noise : Gürültü Noise(no) : Sessiz,gürültüsüz Nomenclature : Terminoloji,terimler dizini Non stop : Devamlı,sürekli,duraklamadan Nonabrasive : Başka bir yüzeye sürüldüğünde aşınmayan Non – mandatory : Mecburi,gerekli olmayan Nonmetallic : Metalik olmayan Nonsmoker : Sigara içmeyen Noon : Öğle Normally : Normal olarak North : Kuzey Nose : Burun,uçağın ön kısmı Nose gear : Burun iniş takımı Nose gear ground downlock assembly : Burun iniş takımını kilitleme mekanizması Nose gear lockpin : Burun iniş takımı kilit pimi Nose landing gear : Burun iniş takımı Not applicable : Uygulanamaz,uygun değik Notch : Kertik,çentik Note : Not Note to : Kaydetmek Nothing : Hiçbirşey Notice : Uyarı,bildiri Notificatıon : Bildirme,bildiri Notıfıty to (notıfıed,notıfıed) : Bildirmek,haber vermek Now : Şimdi Nowadays : Bu günlerde Noxıous : Zararlı,tehlikeli Null : Değersiz,sıfır Number : Sayı,rakam,adet Number to : Saymak,numaralamak Numerıc : Sayısal Numerical : Sayısal Numereous : Çok,çok sayıda,sayısız Nut : Cıvata somunu,vida somunu
|
|
|
|
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #14 : 05 Temmuz 2008, 21:03:05 » |
|
- O -
Obey to : İtaat etmek,uymak Object : Nesne,madde Object to : İtiraz etmek Objectıon : İtiraz,kusur,sakınca,engel Objectıonable : Mide bulandırıcı,hoş olmayan Objectıve : Objektif,mercek,yansız,tarafsız Obligatıon : Zorunluluk,görev Obligatory : Zorunlu Oblong : Dikdörtgen şeklinde,boyu eninden uzun Observance : Yerine getirme,yapma Observatıon : Dikkatki bakma,gözlem Observe to : 1-) Uymak,yerine getirmek : 2-) İzlemek Observer : Gözlemci Obsolete : Eskimiş,artık kullanılmayan Obstacle : Engel Obstruct to : Tıkamak,kapamak,engel olmak Obstructıon : Engel,tıkanıklık Obtaın to : Sağlamak,almak Obvıous : Belli,açık,apaçık Occasion : Fırsat,elverişli durum Occasionally : Ara sıra , bazen Occupatıon : Meslek,iş Occupied : Meşgul,dolu Occupy to : Meydana gelmek,olmak Occurrence : Olay,meydana çıkma Octal : Sekizli Odd : 1-) Tek (sayı) : 2-) Acayip,tuhaf Odor,odour : Koku Off : Kapalı Off scale readıng : Ölçeksiz okuma Off course correction : Rota düzeltme Off course sıgnal : Rotadan sapma sinyali Offer up to : Koymak,takmak,yerleştirmek Offer to : Teklif etmek,önermek Offıcer : Memur,görevli Official duty : Resmi hizmet,görev Offset : Dengelemek,denkleştirmek Offset to : Dirsek,düz,çıkıntı Ohmmeter : Ohmmetre,dirençölçer Oil can : Yağdanlık Oil cooler bypass valve : Yağ soğutucunun bypass valvi Oil foam : Yağ köpüğü Oil proof : Yağ sızdırmaz,yağ geçirmez Oil strainer : Yağ filtresi,yağ süzgeci Oil sump : Yağ haznesi,alt yağ karteri Oıl tank filling port : Yağ tankı ikmal ağzı Oil transfer houstıng : Yağ aktarma bölümü Oıl free : Yağsız Oleo strut : Hidrolik dikme Oleopneumatıc : Havalı-yağlı Omıssıon : Dahil etmeme,çıkarma,atlama Omıt to : Bırakmak,atlamak,ihmak etmek Omnidirectıonal : Yöneltmez,her yöne,her yönde On : Çalışır durumda On top : Üstünde ,üzerinde Once : Bir defa,bir kez Once more : Bir defadan fazla One after the other : Birinin ardından öbürü One hole mountıng : Tek delikli bağlantı One way : Tek yönlü seyahat,tek yön One shot multıvibrator : Tek adımlı multıvıbrator Only : Bir tek,sadece Opaque : Şeffaf olmayan,opak Open : Açık Open cırcuıt voltage : Açık devre gerilimi Open line : Açık hat Open tread splice : Lastik diş veya dişlerinin yarılması Open to : Açmak,açılmak Open end wrench : Açık ağızlı anahtar Openıng : Açıklık,açış,ağız Operable : Çalışılabilir,çalıştırılabilir durumda Operate to : Çalışmak,çalıştırmak,işlemek Operatıng altitude : Uçuş yüksekliği Operatıng life : Çalışma ömrü Operatıon : İşlem,çalışma,çalıştırma Operatıonal Test : Çalışma,işlem testi Opereatıve : Çalışan,çalışır durumda Opınıon : Düşünce , fikir Opponent : Karşı,zıt Opportunity : Fırsat,uygun zaman Oppose to : Karşı koymak,direnmek Opposite : Aksi,zıt Opposition : Zıtlık,karşıtlık Optıc warnıng : Işıklı,görsel ikaz Optıcal : Optikle ilgili,gözle veya ışık vasıtasıyla işleyen Optımum : En iyi,en uygun Optıon : 1-) Seçme,tercih : 2-) Bir ödeme yapmadan bağlantı yapmak Optıonal : İsteğe bağlı Or : Veya,ya da Oral test : Sözlü ,sınav Order : 1-)Sıra,dizi,düzen : 2-)Emir Order to : 1-) Düzenlemek : 2-) Emretmek : 3-) Ismarlamak,sipariş etmek Ordinal numbers : Sıra sayıları ( birinci,ikinci,üçüncü…gibi) Ordinary : Sıradan,olağan Ore : Maden cevheri,metal Organize to : Düzenlemek Orient to : Yönlendirmek Orifice : Dar kanal,sınırlayıcı,azaltıcı Orıgın : Başlangıç,kaynak Orıgınal carrier frequency : Özgün taşıma frekansı Originate to : Çıkmak,kaynaklanmak O-ring seal : O kesitli conta,yuvarlak conta Orthicon : (televizyon) Alıcı tüpü Oscillate to : Salınım yapmak Oscillation : Salınım,titreşim Oscillograph tube : Elektrik akımındaki titreşimleri kaydeden alet Other : Diğer,başka Other than : -den başka Otherwıse : Aksi taktirde yoksa Ounce : Ons,28,349 gram Out of adjustment : Ayarsız,ayar dışı Out of order : Arızalı,hizmet dışı Outage : Hizmet dışı kalma,işlememe Outboard : Dış taraf Outboard flap : Dış flap Out bound : İstasyondan uzaklaşmak (uçuş) Outdoor antenna : Harici anten,dış anten Outer : Dıştaki,dışarıdaki Outermost : En dıştaki Outflow safety valve : Dışarıya akış veren emniyet valvi Outlet : Çıkış,çıkış yeri Outlet case : Tahliye bölümü Outlet chamber : Tahliye odası Outline : Ana hat,kroki,taslak Outlook : Genel görünüş,görünüm Out of phase : Faz dışı,iki dalganın aynı zamanda aynı noktadan geçmediği durum Output : Çıkış,çıkan,çıktı Outside : Dış,taraf Outstandıng : Önemli önde gelen Oven : Fırın Over : Aşırı,fazla Over the full travel : Maxımum hareketini aşmak Over voltage : Aşırı voltaj Overall : Ayrıntılı,geniş kapsamlı,tüm toplam Overcast to : Karartmak Overcome to (overcame,overcome) : Üstesinden gelmek,çaresini bulmak Overflow : Taşma Overhaul : Büyük bakım,revizyon Overhead panel : baş üstü paneli Overheat : Aşırı ısınma Overlap : Taşma Overload : Aşırı yük Overnıght check : Konaklama bakımı Overnıght stay : Geceleme,konaklama Override to (overrode,overridden) : Otomatik sistemi mekanik çalıştırmak,tepelemek Overrule to : İptal etmek,geçersiz kılmak Overrun : Pist sonu emniyet sahası.Pistin ucundaki emniyet uzantısı Overrunnıng clutch : Serbest tekerlek kavraması Overshoot to (overshot,overshot) : Çok hızlı gidip kaçırmak,geçip gitmek,pist dışına çıkarmak Oversize : Fazla geniş,fazla büyük Overspeed : Aşırı hız Overtime : Fazla mesai,fazla çalışma Overturn to : Altüst etmek,çevirmek Owe to : Borcu olmak Own to : Sahip olmak OWS : Ocean Weather Station Oxide.coated filament : Oksit kaplı filamanın Oxygen cylinder : Oksijen tüpü
|
|
|
|
|
Logged
|
ZeynEpmin..
O şimdi Uçak Teknisyeni.. "Turkish Technic" & Mekatronik Teknikeri
|
|
|
|