Zeyn'Epmin
Co-Admin
Karizma Puanı: 2826
Offline
Mesaj Sayısı: 3699
sonsuZa kadar... =))
|
 |
« Yanıtla #18 : 05 Temmuz 2008, 21:05:14 » |
|
- S -
Sack : Torba,çuval Sacrifice to : Feda etmek,gözden çıkarmak Sacrifical corrosion : Yüzeyin kendisinden daha düşük derecede metalle kaplandığı bir korozyondan koruma metodu Safe : Emniyetli,güvenli,emin Safetied : Emniyet,güvenlik Safety belt : Emniyet kemeri Safety clips : Emniyet kelepçeleri Safety collar : Emniyet halkası Safety net : Emniyet ağı Safety precautions : Emniyet tedbirleri Safet strap : Emniyet bantı Safety valve : Emniyet valvi,fazla/istenmeyen basıncı kendiliğinden dışarı bırakılan valf Safety to (safetied,safetied) : Emniyetlemek Sag to : Bel vermek,sarkmak Salvage to : Yangından kazadan vs kurtarmak Same : Aynı Sample : Örnek,numune Sand to : Zımparalamak Sandpaper : Zımpara Satellite : Uydu Satısfactory : Yeterli,tatmin edici Saturate to : Doyma durumuna getirmek,doymak Saturation : Doyma Save to : Kurtarmak,korumak,saklamak Saw : Testere Say to ( said,said) : Demek,söylemek,bildirmek Scaffolding : İskele,üzerine çıkılarak çalışamları kolaylaştıran iskele Scale : Ölçek,ölçü Scaling : Seviyelendirme,sinyal seviyesini düzenleme Scan : Tarama Scan to : Taramak,tarama yapmak Scatter to : Saçmak,dağıtmak Scavenge : Bir bölgeden istenmeyen maddeleri atma,uzaklaştırma Scavenge pump : Emiş pompası Scavenge to : Süpürmek,temizlemek Schedule to : Program yapmak,programa koymak,programlamak Scheduled : Programlanan,programlanmış olan Scheduled flight : Tarifeli sefer Schematically : Şematik olarak Scientist : Bilim adamı Scissors : Makas Scoop : Spatül,kepçe Scope : 1-) Osiloskop : 2-) Alan,faaliyet alanı : 3-) Konu Scorch to : Hafifçe yakmak,alazlamak,kurutmak Score : Çentik,çizgi Scorıng : Çizilme,çentikleme Scour to : Ovalamak,temizlemek,sürterek kazımak,yıkamak Scramble to : Karıştırmak,sinyal yada dalgayı değiştirmek Scrap : Parça,döküntü,kırpıntı Scrap to : Parçalamak,hurdaya çıkarmak Scraper : Raspa,spatula,kazıyıcı Scratched : Çizilmiş,sıyrılmış Screen : Ekran Screen grid : Ekran ızgarası Screw : Vida Screw in to : Vidalamak,çevirerek sokmak Screw to : Vidalamak,çevirerek sıkıştırmak Screwdriver : Tornavida Scriber : Çizecek,işaretleme aleti Scroll to : (Ekranda) Görüntü kaydetme Scrub to : Fırçalayarak temizlemek,ovmak Scrutinize to : İyice incelemek Scuff to : Sürüyerek aşındırmak,sürtmek Sea level : Deniz seviyesi Seal : Conta Seal cap : Conta kapak,sızdırmaz kapak Seal to : Contalamak Sealant : Dolgu macunu,bostik Selaed : Contalanmış,contalı Sealed area : Contalı kısım Seam : Bağlantı yeri,ek yeri Seamless : Kaynaksız , lehimsiz Sear to : Kurutmak,hafifçe yakmak Search to : Aramak,araştırmak Seat : Koltuk,oturma yeri Seat belt : Emniyet kemeri Seat to : Yerleştirmek,yerleşmek Second : 1-) Saniye : 2-) İkinci Secondary : İkincil,ikinci derecede,yardımcı Sectıon : Bölüm Sector : Sektör Secure to : Emniyetlemek,sımsıkı kapamak,bağlamak Secured : Emniyetli,emniyetleniş Security : Güvenlik,emniyet Sediment : Tortu,çökelti See to (saw,seen) : Görmek,bakmak,anlamak Seek to ( sought,sought ) : Aramak,araştırmak Seem to : Görünmek….gibi görünmek Seep to : Sızmak,süzülmek,sızdırmak Seepage : Sızıntı Segment : Parça,dilim,bölüm Seize to : 1-) Yakalamak,kavramak : 2-) Sıkılık,sıcaklık yada yağsızlıktan dolayı yapışmak Seizure : Tutma,kazıklama Select to : Seçmek,seçip ayırmak Selected : Seçilmiş Selection : Seçim,seçme Selector : Selektör,seçici Self-adhesive : Kendinden yapışan Self-contained : Bağımsız,müstakil Self-explanatory : Kendinden açıklayıcı Semi- : Yarı,kısmen Semi conductor : Yarı iletken Send to ( sent,sent) : Yollamak,göndermek Sender : Verici; depo veya tank içindeki sıvı seviyesinin değişmesi durumunda pilot panelindeki indikatöre sinyal gönderen ve tanktaki sıvı miktarını gösteren bir ölçü aleti Sense : Duyu,duyum Sense to : Hissetmek,sezmek Sensible : Fark edilir,hissedilir Sensitive : Hassas,duyarlı Sensitivity : Hassasiyet,duyarlılık Sensor : Sensör Separate : Ayrı Separate to : Ayırmak Separately : Ayrı ayrı,ayrı olarak Separatıon : Ayrılma Squence : Sıra,dizi Sequential : Seri oluşturan,ardışık Serial number : Seri numarası Series : Seri,dizi,sıra Series circuit : Seri devre Series connectıon : Seri bağlantı Serious : Ciddi,önemli Serrate to : Tırtıllamak Serrated : Girintili,çıkıntılı,tırtıklı Serrated plate : Kurt dişli Serve to : 1-) Hizmet vermek : 2-) Yardımcı olmak,yardım etmek Service bulletin : Servis bülteni,üretici firma tarafından yayınlanan bilgi Service to : Bakmak,bakımını yapmak,işleyecek hale koymak Serviceable : Kullanılabilir,çalışabilir Servicing : İkmal,doldurma Servo : Servo,yardımcı Servo tab : Kumanda yüzeyinin firar kenarına tutturulmuş ayarlanabilir tab Set(for) to : Ayarlamak Set up to : 1-) Başlamak,neden olmak : 2-) Monte etmek,kurmak Set to (set,set) : 1-) Kurmak,set etmek : 2-) Saptamak,belirlemek : 3-) ….konumuna/pozisyonuna getirmek Setting : Ayar Setting knob : Ayar nabı,ayar düğmesi Setle to : 1-) Yerleşmek,yerleştirmek,sabit bir hale getirmek : 2-) Çökmek,süzülmek : 3-) Halletmek,çözmek,bir karara bağlamak Sever to : Kesmek,kesilmek Several : Birçok , çok Severe : Şiddetli,ciddi,sert,katı Shackle : Kelepçe,bağlantı demiri Shade : Ton ( renk ) Shadow : Gölge , karaltı Shaft : Şaft , mil Shake out to : Silkmek,silkip atmak Shake to ( shook,shaken) : Sallamak,çalkalamak Shank : Cıvata gövdesi,cıvata sapı Shape : Şekil,biçim Shape to : Şekil vermek Share to : Paylaşmak,ortaklaşa kullanmak Sharp : Keskin,sivri Sharpen to : Bilemek,keskinleştirmek,sivriltmek Sharpness : Keskinlik Shatter to : Kırmak,parçalamak Shave to : 1-) Traş etmek,kazımak : 2-) Soymak,yüzmek,rendelemk Shear pin : ( Gerektiğinde kopararak kasarın yayılmasını önlemek) Emniyet pimi Shear to : Kesmek,makaslamak Shears : Büyük makas Sheath : Kılıf,kesici araçların kabı,mahfaza Sheer : 1-) Saf,katışıksız : 2-) Dik,sarp : 3-) Hafif ve şeffaf Sheer to : Rotadan sapmak,yolundan ayrılmak Sheet : 1-) Saç,levha : 2-) Tabaka,kağıt yaprağı Sheet metal : Metal levha,sac Shelf : Raf,rak Shell : Kabuk Shield : Kalkan koruyucu şey,siper Shielded cable : Şildli kablo Shift : 1-) Değişme,değiştirme : 2-) Vardiya,posta Shift to : Değiştirmek Shim : Şim,ara/ayar sacı Shimmy : Esneme,titreme,uçak tekerleğinde meydana gelen ani ve sert titreşim Shine to (shone,shone) : Parlamak,parlatmak Shıp to : Gemi ile taşımak,yüklemek Shipment : Yükleme,yüklenen eşya,kargo Shock absorber : Amortisör,iniş takımı amortisör dikmesi Shock strut : Dikme Shop : Atölye Shore (up) to : Desteklemek Short : Kısa Short circuit : Kısa devre Short wave : Kısa dalga,60 metreden kısa olan radyo dalgaları Shortage : Eksiklik Shorten to : Kısaltmak,azaltmak Shot effect : Yanardöner görünüm,şanjan efekti Shotpeening : Püskürtmeli sertleştirme Shoulder : Omuz,destek Shovel : Kürek,kepçe Show up to : Gözükmek,meydana çıkmak,ortaya çıkmak Show to (showed,shown) : Görünmek,göstermek Shrink to ( shrank,shrunk) : Küçülmek,çekmek,büzülmek Shrinkproof : Çekmez,küçülmez Shunt circuit : Paralel devre Shunt to : Paralel bağlamak,şönt yapmak,yerini değiştirmek Shut down to : Durdurmak,durmak Shut off to : Kesmek,durdurmak,kapatmak Shut to( shut,shut) : Kapanmak,kapatmak Shutdown : Kapalı,kapanma,durma Shutoff : Kesme,kapama Shut off valve : Kesme kapama valfi Shutter : Obtüratör,ışık kesici panjur Shuttle : Mekik Shuttle bus : İki nokta arasında sefer yapan otobüs Shuttle valve : Mekik valf,çift yollu valf Side : Kenar,yan taraf Side slip : Yana kayma,uçağın dönerken aşağı ve içeri doğru kayması Side stick : (A 320,A 340 gibi uçaklarda) pilotun yan tarafında bulunan (pitch ve roll) kumanda kolu,joystick Side tone : Yan ses,sesin aksetmesi Sidewalk : Kaldırım Sidewall : 1-) Yan duvar : 2-) Latik yanağı Sift to : Elemek,elekten geçirmek,ayıklamak Sight : Görme,görüş Sight gage : Sıvı seviye veya miktarını gösteren şeffaf gösterge Sight glass : Deponun dışına yerleştirilmiş sıvı seviye göstergesi Sign : Belirti , işaret,emare Sign to : İmzalamak Signal : Sinyal Signature : İmza Significance : Önem Significant : Önemli Silence : Sessizlik,ses çıkarmama Silence to : Susturmak,sessizleştirmek Silencer : Susturucu,gürültüyü önlemeye,azaltmaya yarayan alet Silent : Sessiz,gürültüsüz Silica : Silis,kum,çakmaktaşı,kuvars gibi silisyumun oksijenli bilişimlerine verilen ad Silver : Gümüş Silver plated : Gümüş kaplama Similar : Benzer Simple : Basit,kolay Simplicity : Basitlik,sadelik Simplify to : Basitleştirmek,kolaylaştırmak,sadeleştirmek Simply : Sadece Simulate to : Taklit etmek Simultaneously : Aynı anda Since : 1-)…. Olduğundan,den dolayı,çünkü : 2-) –den beri Singe to : Hafifçe yakmak,uçlarını yakmak Single : Tek Single ended : Tek uçlu Single engined aircaft : Tek motorlu uçak Sink : Lavabo Sink to (sank,sunk) : Batmak,ağır ağır inmek,dalmak Sinter to : Katılaşmak,katılaştırmak Site : Yer,mevki,mahal Situation : Konum,durum,hal Size : Boyut,ebat,ölçü Sizeable,sizable : Oldukça büyük Sketch : Taslak,kroki Skid burn : Kaymadan dolayı aşınma Skid to : Yana kaymak,dışarı doğru kaymak Skill : Beceri,yetenek Skilled : Vasıflı,usta Skin : 1-) Deri,cilt : 2-) Uçağın dış kaplaması Skin deyhdration : Derinin kuruması Skin friction : Yüzey sürtünmesi Skin distance : Atlama mesafesi,vericinin yansıyan dalganın yere ilk ulaştığı noktaya olan uzaklığı Skip to : Atlamak,sıçramak,bir şeyden başka biryere geçmek Skirt : Kenar Sky : Gökyüzü,hava,gök Skywave : Gökdalgası,iyonosfer dalgası,radyo dalgasının iyonosferden yansıyan kısmı Sky-bridge : Terminalde yolcu körüğünün hareket eden kısmı Slack : Gevşek,ağır hareket eden Slacken to : Gevşetmek,serbest bırakmak Slam acceleration : Güç kontrol kolunun çok hızlı olarak iler itildiği uygun olmayan motor çalıştırılması Slant : Meyil,eğim Slant to : Yana yatmak,eğilmek Slantwise : Meyilli olarak Slash : 1-) Uzun , kesik : 2-) (/) işareti Slat : Uçağın hücüm kenarındaki hareketli kumanda yüzeyi Slave : Bağımlı birim Slave station : Bağımlı istasyon Sledge hammer : Balyoz Sleek : Parlak Sleeve : Kovan Slice : Dilim,parça Slice to : Dilimlemek,doğramak Slide : Kayma,kayış,kayılan yer,kaydırak Slide to : Kaymak,kaydırmak Sliding : Kayan,sürme Slight : Az.önemsiz Slightly : 1-) Az : 2-) Yavaşça Slim : İnce,zayıf Sling : Motor takılırken yada sökülürken desteklemek için kullanılan kaldırma bağlantısı/bağı Slip to : Kaymak,kaydırmak Slippery : Kaygan Slit to : Uzunluğuna kesmek,boylamasına kesmek Slope : Eğim,açı Slope angle : Eğim açısı Slope to : Meyilli olmak,eğim evrdirmek Slot : Yarık,delik,yiv Slow : Yavaş Slow down to : Yavaşlamak,yavaşlatmak,hızını düşürmek Sludge : Yapışkan yada sulu çamur,tortu,kirli yağ birikimi Sluggish : Ağır,ağır hareket eden, hareketsiz Slush : Sulu,çamur Small : Küçük,ufak Smash to : Parçalamak,kırmak Smear to : Sürmek,sıvamak Smell to : Kokmak,koklamak Smoke : Duman Smoke detector : Dumanı hissederek ikaz veren cihaz Smooth : Düzgün,pürüzsüz Smooth to : Düzeltmek,düzlemek Smoothing : Düzletme Smother type : Kapatılmış,içinde hava sirkülasyonu olmayan Smother to : Dumana veya toza boğmak,bastırmak,saklamak Smoulder to : İçin için yanmak,alevsiz yanmak Snag : Engel,mani Snag to : Yakalamak,takılmak Snap : Çıt sesi Snap to : Kopmak,kırmak Sniff to : Koklamak Snow : Kar Snub : Birden durma Snug : Kuytu,kötü havaya karşı korunmalı Snug to : Kapalı yere sığınmak Soak to : Islatmak Soap : Sabun Soar to : Süzülmek,motoru çalıştırmadan uçmak Socket : Priz,soket Soft : Yumuşak Soften to : Yumuşatmak Soil : Toprak Soil to : Kirletmek,kirlenmek Solar : Güneş (ile ilgili ) Solder : Lehim Solder to : Lehimlemek Soldering : Lehimleme Solenoid : Solenoit,sarmal bobin Solid : Katı Solid state : Yarı iletken Solidify to (solidified,solidified) : Katılaştırmak,sağlamlaştırmak Soluble : Çözünür,çözülebilir,eriyen Solutıon : Solüsyon,eriyik,mayi Solve to : Çözmek Solvent contaıner : Solvent kabı Some : Bazı,birkaç Somehow : Her nasılsa Sometımes : Bazen,arasıra Sonar : Sonar,deniz radarı,deniz içinde ses veren şeylerin yerini ortaya çıkarmaya yarayan aygıt Sonic : Sesle ilgili Soon : Yakında,birazdan Sort : Çeşit,tür Sort to : Tasnif etmek,sınıflamak Sound : Ses Sound waves : Ses dalgaları Sound to : Ötmek,ses çıkarmak Source : Kaynak South : Güney Space : Uzay,boşluk Space to : Ara vermek,aralık bırakmak Spacer : Ara levhası,ara halkası Spalling : Kabarıp dökülme,pul pul dökülme Span : 1-) Mesafe , karış : 2-) Kanat uçları arasındaki mesafe Spanner : Somun anahtarı,iki ağızlı anahtar Spanwise : Kanadın bir ucundan diğer ucuna Spar : Uçak kanadının ana yapısal elemanı Spare : Yedek Spare part : Yedek parça Sparıngly : Tutumlu olarak,tedbirli şekilde Spark : Kıvılcım Spark plug : Buji Spatula : İspatula,spatül Speak to ( spoke spoken ) : Konuşmak,söylemek Speaker : Hoperlör Special : Özel Species : Tür,çeşit Specific : 1-) Kesin,açık,belli : 2-) Özel,kendine özgü Specific gravity : Özgül ağırlık Specification : Belirtme,ayrıntılarıyla tanımlama,özellik Speclifications : Şartname Specified : Verilen,belirtilen Specify to(specified,specified): Açıkça belirtmek,nitelendirmek Specimen : Örnek,numune Spectrum : Tayf Speed : Hız Speed brake : Hız freni,uçağın hızını kesmek için kullanılan kanatların üstündeki kumanda yüzeyi Speed of light : Işık hızı Speed of sound : Ses hızı Speedy : Hızlı,çabuk Spend to (spent,spent) : Harcamak,tüketmek,sarf etmek Sphere : Küre Spherical : Küresel,yuvarlak Spill to : Dökülmek Spillage : Dökülme,dökülen Spin to : Dönmek Spindle : Mil,eksen Splash to : Sıçramak Splice : İki ucu birbirine ekleme Spline : Şaft çıkıntısı , kama Spline shaft : Yivli mil Split : Bölünmüş,ayrılmış Split duct : Ayırıcı dak Split to(split,split) : Ayırmak,bölmek Spoil to : Bozmak,zarar vermek Spoiler : Spoyler,kanatların üzerindeki hava akışını dağıtarak / bozarak kaldırma kuvvetini azaltan kumanda yüzeyi Sponge : Sünger Spool : Bobin,yumak Spot : 1-) Yer,bölge,mahal : 2-) Benek,nokta,leke Spotlight : Projektör,far Spray to : Püskürtmek Spread to ( spread,spread) : Yaymak Sperading : Yayılma Spring : Yay Sprıng tension : Yay gerilimi Spring loaded : Yay yüklü Sprinkle loaded : Serpmek,püskürtmek Spur : Payanda,destek Spurious : Sahte,yanlış Squall : Bora,sağanak Square : Kare Square root : Karekök Squash to : Ezmek,sıkmak,sıkıştırmak Squawk : İnce ses Squeeze to : Sıkmak,sıkıştırmak Squelch circiut : Sinyal alınana kadar ses çıkışını bırakmayan haberleşme alıcısı devresi Squelch to : Susturmak,bastırmak Stability : Durağanlık,sabitlik Stabilize to : Sabit hale getirmek(gelmek) dengelemek,dengelenmek Stable : Sabit,istikrarlı,dengeli Stack : Yığın ,küme Stack to : Yığmak,kümelemek Staff : Personel , kadro Stage : Safha,aşama,kademe Stagger : Kanat,kademelenmesi,dekalaj Stagnant : Durgun,akmaz Stagnation : Durgunluk Stagnation point : Kanat hücüm kenarı üzerinde hava akışının ( yüzeyin üstüne ve altına ) ayrıldığı nokta Stagnatıon temperature : Hava akışının yüzeye sürtünmesinden kaynaklanan sıcaklık Stain : Leke,boya Stain to : Kirletmek,lekelemek Stainless : Paslanmaz,lekesiz Stainless steel : Paslanmaz çelik Stair : Merdiven Stall : Uçağın havada tutunabilme yeteneğini kaybetmesi Stamp : Damga,mühür,pul Stamp to : Damgalamak,mühürlemek Stand : Park yeri Stand to ( stood,stood) : Durmak Standart : Standart,belli bir tip Standardize to : Standartlaştırmak Standby : Yedek,hazırda bekleyen Standing waves : Karşıt yönde hareket eden aynı frekanstaki iki dalganın sonucu olarak bir anten veya transmisyon hattında oluşan hareketsiz dalgalar Starboard side : Uçağın sağ tarafı Starch : Sertlik,katılık Start : Harekete geçme,çalışma Start lever : Motorun ilk çalışmasında yakıt akışı ve ateşlemeyi başlatan kol Start up to : Yerde uçak motorunun çalıştırılması Start to : Çalıştırmak,başlatmak,başlamak Starter : Motoru çalıştırmak için ilk dönüş hareketini veren komponent,starter State : Durum State to : Belirtmek Statement : İfade beyan Static : Statik,durağan Static grounding : Topraklama Statıc port : ( Aırspeed indikatörü,altimetre ve vertical speed indikatörünü çalıştırmak için ) statik hava basıncının elde edildiği uçak gövdesindeki girişler Station : 1-) İstasyon,havalimanı : 2-) Mevki,yer : 3-) Uçağın yapısal olarak bölümlere ayrılmasını kolaylaştıran numaralandırma tarzı Station to : Yerleştirmek,koymak Stationary : Yerinde duran,sabit,hareket etmeyen Statistics : İstatik Stator : Stator,hareketsiz,dönmeyen kısım,elektrik motorunun hareketsiz kısmı Status : Durum Stay to : Kalmak Steady : Sabit,değişmez Steam : Buhar,istim Steel : Çelik Steep : Dik,sarp Steer to : Dümenle idare etmek,rota vermek,yönlendirmek Steering : Yönlendirme , uçağa yerde yön verme, dümen Stem : Gövde ,sap Stencil : Şablon,kalıp Step : Adım,basamak Step-down autotransformer : Gelen elektrik voltajını belli bir aralıkta düşürerek elektriki beslenmeyi sağlayan transformatör Stepladder : Portatif merdiven Stick : Sopa,çubuk Stick to (stuck,stuck) : Yapışmak,yapıştırmak Sticky : Yapışkan Stiff : Sert,katı,bükülmez Stiffener : Sertleştirici,katılaştırıcı,uçağın dış kaplamasına takviye amacıyla tutturulan yapısal eleman Stifle to : Boğmak,bastırmak,söndürmek Still : Hareketsiz,durgun,sakin Still-air : Durgun hava Stimulate to : Uyarmak,teşvik etmek,harekete geçirmek,arttırmak Stir to : Karıştırmak Stich : Dikiş,ilmik Stock : Stok,mevcut mal Stoke to : Ateşe kömür atmak STOL : Short Take-off and Landıng Stone : Taş Stop to : Durmak,durdurmak Storage : 1-) Saklama,depolama : 2-) Bilgi saklama kısmı,bellek,hafıza Store to : Saklamak , depolamak,bir yerde tutmak Storm : Fırtına Stout : Sağlam,güçlü Stove : Soba , ısıtıcı Stow to : Yuvasını yerleştirmek,toplamak Stowed : Kapalı,toplu Straıght : Düz,doğru,direkt Straighten to : Doğrultamk,düzeltmek,dik duruma getirmek Strain : Gerginlik,gerilim Strain to : Germek,zorlamak Strainer : Süzgeç,filtre Strange : Garip , tuhaf,yabancı Strap : Kayış,şerit,bant Straw : Kamış,çubuk Stray : Parazit,cızırtı Streak : Yol,çizgi,çubuk Stream : Akım,akış Streamlined : Hava veya suya minimum direnç gösteren şekil,hava akımına uyumlu yapı, akımsal Strength : Güç,kuvvet Stress : Baskı,vurgu,gerginlik,stres Stretch : Germek,uzatmak Strict : Sert,katı,değişmez Strıke to (struck,struck) : Çarpmak,vurmak String : Bağ,şerit,tel Stringent : Sert,sıkı,şiddetli Stringer : Kiriş,uçak yapısında kullanılan bir yapısal eleman Strip : Şerit,dizi Strip to : Çıkarmak,mahrum etmek Stripe : Çubuk,dizgi Strobe light : Hızla tekrarlanan elektronik flaş Stroke : Darbe,vuruş Stronge : Kuvvetli,sağlam Structural : Yapısal Structure : Yapı Strut : Dikme Stud : Saplama,vida,başlıksız cıvata Sturdy : Kuvvetli,dayanıklı Stylus : Sivri uçlu yazma ve işaretleme aleti Sub : 1-) Alt,altında : 2-) İkincil,yan Subdivide to : Bir kez daha bölmek Subject : Konu Subject to,to : Maruz kalmak Submerge to : Batmak,su altında kalmak Submit to : Razı olmak,uymak,itaat etmek Subsequent : Sonra gelen,sonraki Subsidiary : Yardımcı , ek Subsonıc : Ses hızından daha az hızla giden Substance : Madde,cisim Substantial : Katı,dayanıklı Substitute for to : Yerine koymak Substitution : Yer değiştirme Subtask : İkincil (yan) iş Subtract to : Çıkarmak Succeed to : 1-) Başarmak : 2-) İzlemek,arkasından gelmek Successful : Başarılı Successfully : Başarıyla Succession : Yerini alma,yerine geçme Successive : Ardı ardına gelen,birbirini izleyen , ardıl Such : Öyle Such as : Örneğin…gibi Suction : Emme Suction line : Emiş hattı Sudden : Ani,birdenbire Suddenly : Aniden Suffice to : Yetmek,kafi gelmek Sufficient : Yeterli Suffocate to : Boğmak,tıkamak Suggest to : Önermek Suggestion : Öneri,tavsiye Suıt to : Uymak,uygun olmak Suıtable : Uygun Sum : Toplam Summary : Özet,kısa Summit : Zirve,doruk Sump : Hazne Sun : Güneş Sun gear : Sistemde diğer dişlilerin etrafında döndüğü merkez dişli Sunrıse : Gündoğumu,güneşin doğması Sunset : Günbatımı,güneşin batması Super hıgh frequency(shf) : 300-30,000 MHz arası frekans Supercharge to : Aşırı beslemek Superficial : Yüzeysel Superimpose to : Üst üste koymak,üzerine koymak Superior : Üstün,daha yüksek,üst Supersede to : Yerine geçmek Supersonıc : Sesten hızla Supersonıc speed : Mach 1,2-Mach 5,0 arası Supervıse to : Denetlemek,teftiş etmek Supervısıon : Denetleme Supervısıor : Denetçi,gözlemci,şef Supplement : İlave,ek Supplement to : İlave etmek,eklemek Supplementary : Bütüleyici,tamamlayan Supply : 1-) Temin sağlama,besleme : 2-) Kaynak Supply to ( supplied,supplied) : Sağlamak,vermek,beslemek Support : Destek Support equıpment : Destek teçhizato Support tube clamps : Destek tübü kelepçeleri Support to : Desteklemek Suppose to : Farz etmek,sanmak Supposition : Varsayım,tahmin Suppress to : Bastırmak,sindirmek,önlemek Sure : Emin , kesin,mutlak Surface : Yüzey Surge : Dalga,çalkalanma Surplus : Fazlalık,artan Surround to : Etrafını sarmak,kuşatmak,çevirmek Surrounding : Etrafındaki , çevredeki Survive to : Hayatta kalmak,yaşamayı sürdürmek Suspect to : Şüphelenmek,kuşkulanmak Suspend to : 1-) Geçici olarak durdurmak,ertelemek : 2-) Asmak Suspension : Süspansiyon,asma,asılma Sustain to : 1-) Maruz kalmak : 2-) Tutmak,düşmesine engel olmak,destek olmak Swage to : Birbirine bastırmak,kalıba basmak,baskılamak Swallow to : Yutmak,emmek Swap : Değiş,tokuş Swap to : Değiş tokuş etmek,değiştirmek Sweep : Elektron ışının crt’de yatay sapması Sweep to (swept,swept) : Süpürmek Swift : Çabuk,hızlı Swing : Sallama,sallanış Switch guard : Anahtar koruyucu Switching : Bir durumdan başka bir duruma geçiş Swivel to : Mil etrafında dönmek Symbol : Simge,sembol Symmetric : Simetrik Symptom : Belirli Synchronization : Eş zamanlılık,birden fazla sinyalin,cihazın aynı anda/ noktada çalışması Synchronize to : Senkronize etmek,aynı zamanda meydana gelmek,birlikte hareket etmek ve işlemek
|