Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Havacılıktan Daha Ötesi

Sayfa: 1 [2] 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: Teknik Terimler Sözlüğü  (Okunma Sayısı 14023 defa)
Zeyn'Epmin
Co-Admin
*

Karizma Puanı: 2826
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3699


sonsuZa kadar... =))


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #15 : 05 Temmuz 2008, 21:03:43 »

- P -

Pack to          : Paketlemek,sarmak,kaplamak
Package          : Paket,ambalaj
Packed snow         : Yoğun kar
Packing         : 1 -) Conta
            : 2-) Ambalaj
Page            : Sayfa
Paınt            : Boya
Paınt to         : Boyamak
Paır             : Çift
Pale             : Solgun , mat
Pallet             : Kargonun yükleme ve boşaltılmasını kolaylaştırmak için altına yerleştirilen metal platform
Pallet lock         : Palet kilidi
Paper            : Kağıt
Parachute         : Paraşüt
Paragraph         : Paragraf
Parallel feed         : Paralel beslenme
Parameter         : Parametre
Parasite drag         : Parazit sürüklenme,hava akışının yüzey ve şekille sürtünmesinden doğan geri sürüklenme
Parking brake lever      : Park freni kolu
Part            : Kısım,parça
Part number         : Parça numarası
Partıal            : Kısmi
Partially         : Kısmen
Partıcıpate to         : Katılmak
Partıcle          : Parçacık,tanecik
Partıcularly         : Özellikle , bilhassa
Partıng            : Ayrılma
Partıtıon         : Ayırmak,bölmek
Partly            : Kısmen
Pass to            : Geçmek
Passage         : Geçit,yol
Passanger         : Yolcu
Passanger cabin      : Yolcu kompartmanı,kabin
Passivate to         : Pasifleştirmek
Passport         : Pasaport
Past            : Geçmiş
Paste to         : Yapıştırmak
Patch            : Yama
Path            : Yol
Pattern            : 1-) Patern,şekil
            : 2-) Uçuş yolu
Pause to         : Duraklamak , ara
Pavement         : Zemin,kaldırım
Pawl            : Bir yöne harekete izin veren aksi yönde hareketi engelleyen mekanik stop,tesbit mandalı
Pay attention to      : Dikkat etmek
Pay to (paid,paid)      : Ödemek
Payload         : Uçağa yakıt alındıktan sonra uçağın kaldırabileceği yolcu ve kargo dahil yük miktarı
Payment         : Ödeme
Peak            : Zirve,bir şeyin en yüksek noktası,en yoğun
Peak power         : Maxımum güç
Pedestal         : İki pilot koltuğu arasındaki panel
Peel to            : Kabuğunu soymak,soyulmak,pul pul dökülmek
Peeled rib         : Soyulmuş kuşak   
Peen to         : Çekiçle dövmek,çekiçle ezmek
Penalty         : Ceza
Pending         : Kararlaştırılmamış,muallakta olan,askıda olan
Pendulum         : Sarkaç
Penetrate to         : İçine girmek,sızmak,içine işlemek,içine girip yayılmak
People            : İnsanlar
Per            : 1-) Başına,her bir … için
            : 2-) – e göre
Per hour         : Saatte
Perceıve         : Algılamak,kavramak,anlamak
Percent         : Yüzde (%)
Perceptible         : Algınabilir,anlaşılabilir
Percolate to         : Süzmek
Percussion         : Vurma,çarpma
Perfect            : Kusursuz,eksiksiz,mükemmel
Perforate to         : Delmek,delik açmak
Perforated         : Delikli
Perforatıon         : Delik,delme
Perform to         : Yapmak,yerine getirmek
Performance         : İşleme,çalışma,randıman
Performance penalty      : Güç azalması
Perharps         : Belki
Peril            : Tehlike
Periodically         : Düzenli aralıklarla,peryodik olarak
Peripheral         : Çevresel
Periphery         : Çevre
Perish to         : 1-) Yok olmak
            : 2-) Çürümek,bozulmak
Permanent         : Sürekli,daimi
Permeability         : Geçirgenlik
Permeable         : Geçirgen
Permissible         : İzin verilebilir
Permit to         : İzin vermek,müsaade etmek,imkan vermek
Permitted         : İzin verilmiş,onaylanmış
Perpendicular         : Dikey,düşey
Perpetual         : Kalıcı,sürekli,daimi
Persist to         : 1-) Israr etmek,inat etmek
            : 2-) Sürüp gitmek,devam etmek
Person            : Kişi
Personel         : Personel
Perspex         : Bir tür (sert) plastik
Pertain to         : -e ait olma ile ,ilgili olmak,uygun olmak
Phase            : Aşama,safha,evre,faz
Phillips head         : Yıldız başlı
Phillips screwdrıver      : Yıldız tornavida
Physical         : 1-) Maddi,maddeye yakın
            : 2-) Fiziksel,fiziki
Pick to            : Seçip almak
Picket to         : Uçağı bağlamak,sabitlemek
Pickle to         : Asitle temizlemek
Pıcture            : Resim
Piece            : Parça
Pierce to         : Delmek,delip geçmek
Pile to            : Yığmak,kümelemek,biriktirmek
Pillar            : Direk,sütun,kolon
Pılot actıon         : Pilot müdehalesi
Pin            : Pm
Pinch to         : Sıkıştırmak,kıstırmak
Pıonner to         : Öncülük etmek
Pit             : Çukur,oyuk
Pıtch actıon         : Uçağın burun aşağı yukarı hareketi,yunuslama
Pitot statıc system      : Airspeed indikatörleri,altimetreler ve vertical speed indikatörleri için basınç sistemi
Pivot to         : Mil üzerinde dönmek,eksen etrafında dönmek
Placard         : Etiket,plakart,uçakla,çalışmayla veya komponentle ilgili uçağa yerleştirilen not
Placard to         : Etiketlemek,plakartlamak
Place            : Yer,bölge
Place to         : 1-) Yerleştirmek,koymak
            : 2-) (Konuma vs) getirmek
Placement         : Yerleştirme
Plain            : Düz,sade
Planet            : Gezegen
Plank to         : Kalas döşemek,tahta kaplamak
Planned         : Planlı,planlanmış
Plant            : 1-) Bitki
            : 2-) Fabrika,tesis
Plate            : Levha,plaka,kaplama
Pledge to         : Güvence vermek,taahhüt etmek
Plenty            : Çok,bol,çokluk
Plexiglas         : Cama benzer bir plastik çeşidi,uçak camlarında kullanılan plastik madde
Pliable            : Bükülür,bükülgen,esnek
Pliers            : Kerpeten
Plot            : Plan,kroki,taslak
Plug            : 1-) Tıkaç,tıpa
            : 2-) Fiş
Plumber         : Su tesisatçısı
Plumbing         : Su tesisatı,boru yerleştirme işi
Plunge to         : Daldırmak,batırmak
Plunger         : Pompa pistonu,dalma piston
Plus            : Art (+)
Ply            : Kat,katmer
Ply separation         : Kat ayrılması
Pneumatıc         : Pnömatik,hava basıncı ile işleyen,havalı
Pocket            : 1 -) Cep
            : 2-) Çukur,boşluk
Poınt            : Nokta
Poınt at to         : Çevirmek,doğrultmak
Poınt to         : İşaret etmek,göstermek
Pointer            : İbre
Poisonous         : Zehirli
Polar current         : Polarizasyon akımı
Polarity         : Bir mıknatısın kutupları gibi çekme veya itme özelliklerine sahip olma
Polarize to         : Bir ışının titreşimlerini belirli bir yöne çevirmek,polarmak
Pole            : Kutup,mıknatısın uçları
Police to         : Kontrol altında tutmak,kontrol etmek,denetlemek
Polısh to         : Cilalamak,parlatmak
Polıshed         : Cilalı,parlatılmış
Poor            : Yetersiz
Pop out to         : Atmak,dışarı çıkmak
Popped          : Atık,dışarıda
Popular         : Tutulan,yaygın,popüler
Pore            : Metal yüzeyindeki küçük delik,açıklık;gözenek
Port            : 1-) Liman
            : 2-) Giriş yeri,buhar,gaz,su,yolu
Port sıde         : Uçağın kendi cephesine göre sol tarafı
Portable          : Taşınabilen
Portable tester         : Portatif test aleti
Portıon          : Kısım
Pose to            : Ortaya çıkarmak
Posıtıon         : Pozisyon,konum,durum
Posıtıon to         : Konumuna getirmek,yerleştirmek,pozisyonlandırmak
Posıtıve         : Pozitif,olumlu
Possess to         : Sahip olmak
Possibility         : Olasılık
Possıble         : Olası
Post flight         : Tamamlanmamış,en son uçuş
Postpone to         : Ertelenemek
Potable         : İçilebilir
Potent            : Güçlü,kuvvetli
Potential         : Potansiyel,mümkün olası
Pound            : İngiliz ağırlık birimi (453 gr)
Pound per square inch (PSİ)   : İnç kareye isabet eden pound cinsinden basınç
Pour to            : Dökmek,akıtmak,dökülmek
Power            : Güç
Power supply         : Güç kaynağı
Power to         : Çalıştırmak,enerjilendirmek
Practıcable         : Yapılabilir,kullanışlı,elverişli
Practıcal         : Pratik,kullanışlı,uygulamalı
Pre-            : Önce,ön
Precarious         : Güvenilmez,tehlikeli
Precaution         : Önceden alınan tedbir,önlem
Precede to         : -den önce gelmek
Precious         : Değerli,kıymetli
Precipitation         : Yağış,yağış miktarı
Precise            : Kesin,tam
Precisely         : Kesinlikle
Precision         : Kesinlik,doğruluk
Preclude to         : Engel olmak,önüne geçmek
Preconditionıng      : Sinyali işlemeden önce ön bir işlemden geçirme.Ön düzenleme
Predetermine to      : Önceden belirlemek
Predicate to         : Doğrulamak,teyid etmek
Predict to         : Önceden bildirmek,haber vermek
Prefer to         : Tercih etmek
Preferably         : Tercihen
Preformed packing      : Özel conta
Preliminary         : İlk , ön
Preparıtıon         : Hazırlık
Prepare to         : Hazırlamak,hazırlanmak
Preselect to         : Önceden seçmek,kurmak
Presence          : Varlık,hazır bulunma,var olma
Present            : Mevcut ,var
Present posıtıon enterıng   : Koordinatların pilot tarafından girilmesi
Present to         : Sunmak,taktim etmek,vermek
Preserve to         : Korumak,saklamak,muhafaza etmek
Preset to         : Önceden ayarlamak
Press to         : Basmak
Pressure         : Basınç
Pressure bulkhead      : Basınç duvarı-bölmesi
Pressure filling      : Basınçlı ikmal
Pressurized          : Basınçlı,basınçlandırılmış
Pressurıze to         : Basınçlandırmak
Presume to         : Saymak,varsaymak
Pretend to         : -mış gibi yapmak
Prevail to         : Hakim olmak,yaygın olmak,etkili olmak
Prevailing wind      : En sık esen rüzgar,hakim rüzgar
Prevent to         : Önlemek,engellemek
Preventive maintenance   : Önleyici,koruyucu bakım
Previous         : Önceki
Primary         : Ana,esas
Primary flight control surfaces   : Ana uçuş kumanda yüzeyleri
Prime             : Esas,başlıca
Primer          : Astar,boya
Prıncıpal         : Esas,baş
Prenciple         : Prensip,ilke
Prınt to         : Basmak,yayınlamak
Prior to         : Önce
Priority         : Öncelik
Probability         : Olasılık,ihtimal
Probable         : Olası,muhtemel
Procedure         : İşlem sırası.prosedür
Proceed to         : Devam etmek,başlamak
Process         : Süreç,işlem
Process to         : Özel işlem tabi tutmak,işlemek,işlemden geçirmek
Produce to         : Meydana getirmek,üretmek
Producer         : Üretici
Product         : Ürün
Productıon         : Üretim,imal
Profession         : Meslek,iş
Progress         : İlerleme,gelişme
Prograssive          : İlerleyen
Prohibit to         : Yasaklamak,engel olmak
Prominent         : Çıkık,çıkıntılı
Promote to         : İlerletmek,arttırmak
Prompt            : Çabuk,hemen olan,hazır
Proof            : 1-) Kanıt,delil
            : 2-) Dayanıklı,geçirmez
Propagate to         : Üretmek,çoğaltmak
Propel to         : İtmek,ileri doğru sürmek
Propeller         : Pervane
Proper             : Uygun
Properly         : Doğru olarak,düzgün bir şekilde , gerektiği gibi,uygun şekilde
Proportıon         : Orantı,oran
Proportıonal         : Orantılı
Proposal         : Öneri , teklif
Propulsıon         : İtici güç,çlıştırıcı güç
Propulsive          : İtici,çalıştırıcı
Protect to         : Korumak
Protectıon         : Koruma
Protectıve          : Koruyucu
Protruding         : Dışarıda
Prove to         : Kanıtlamak
Provide to         : Sağlamak,tedarik etmek
Provided ,providing      : Şartıyla,şayet,ancak
Provisional         : Geçici
Proximity         : Yakınlık
Publısh to         : Yayınlamak,basmak
Pull away to         : Ayırmak,çekip ayırmak
Pull to            : Çekmek
Pulsate to         : Titremek,atmak
Pulse            : Sinyal
Pulverize to         : 1-) Ezmek,toz haline getirmek
            : 2-) Püskürtmek
Pump            : Pompa
Pump to         : Pompalamak
Punctual         : Dakik
Puncture         : Delinme
Purchase to         : Satın almak
Pure            : Saf,katıksız
Purge to         : Temizlemek,atmak
Purıfıer         : Arıtıcı,temizleyici
Purify to(purified,purified)   : Arıtmak,temizlemek
Purporse         : Amaç,maksat
Purser            : Kabin amiri
Push down to         : Aşağı itmek
Push to         : İtmek,bastırmak
Push pull cable      : İtip çekerek çift yönlü hareket ileten kablo
Push to test light      : Üzerine bastırarak faal olup olmadığı kontrol edilen lamba
Put away to         : Bir tarafa koymak
Put in position to      : Yerleştirmek,yerine koymak
Put into to         : İçine koymak
Put on to         : 1-) Uygulamak
            : 2-) Giymek,takmak
Put to ( put,put)      : Koymak
Logged


ZeynEpmin..



O şimdi Uçak Teknisyeni..
      "Turkish Technic"
                        &
  Mekatronik Teknikeri
Zeyn'Epmin
Co-Admin
*

Karizma Puanı: 2826
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3699


sonsuZa kadar... =))


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #16 : 05 Temmuz 2008, 21:04:03 »

- Q -

Quadruple         : Dört kat,dört misli
Qualification         : Vasıf,kalifkasyon,şart
Qualified         : Vasıflı,ehliyetli
Quality         : Kalite
Qualitify to ( quantified, quantified) : Belirlemek,ölçmek
Quantity         : Miktar
Quarter         : Çeyrek,dörtte bir
Quench to         : Söndürmek,dindirmek,su ile soğutmak
Questionable          : Kesin olmayan,şüpheli
Quıck            : Çabuk,hızlı,süratli
Quıck Attack Detach ( QAD) : Çabuk kolayca çözülüp bağlanabilen bağlantı şekli
Quıck Connectıon      : Çabuk sökülüp takılabilen birleştirme şekli
Quıcksilver         : Cıva
Quıcescent         : Devinimsiz,hareketsiz
Quıet            : Sessiz,sakin,hareketsiz
Quıt to            : Bırakmak,vazgeçmek,terk etmek
Quıte            : Oldukça,epey
Quota            : Hisse,pay,kontenjan,kota
Quote to         : Bahsetmek,aktarmak
Logged


ZeynEpmin..



O şimdi Uçak Teknisyeni..
      "Turkish Technic"
                        &
  Mekatronik Teknikeri
Zeyn'Epmin
Co-Admin
*

Karizma Puanı: 2826
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3699


sonsuZa kadar... =))


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #17 : 05 Temmuz 2008, 21:04:27 »

- R -

Race             : Yuva,yatak
Rack            : Raf
Racon            : Radar beacon
Radar approach control   : Radarla yaklaşma kontrolu
Radial            : Radyal,merkezden kenarlara doğru
Radiant         : Işın yayan,ısı yayan
Radiate to         : Işın yaymak
Radioactıve         : Radyoaktıf,radyasyon yayıcı
Radıus            : Yarıçap
Raft            : 1-) Sal
            : 2-) Yığın,büyük miktar
Rag            : Üstüpü,bez parçası
Rail            : 1-) Korkuluk,trabzan
            : 2-) Ray
Rain repellent         : Kokpit ön camlarından yağmurun hemen akıp gitmesine yardımcı olan özel sıvı
Raınfall         : Yağış,sağanak
Raise to         : Kaldırmak,yükseltmek
Rake            : Basınç sensörü
Ram air effect         : Çarpan hava etkisi
Ramp            : Rampa,apron veya hangar yakınında uçağın park edildiği yer
Random         : Rastgele,tesadüfi
Range            : Alan,mesafe,menzil
Rank            : Sıra,rütbe,derece
Rapidly         : Hızla,süratle
Ratchet         : Çark mandalı,çarkın bir yöne dönmesine izin veren fakat geri hareketini engelleyen mekanizma
Rate            : Oran,derece
Rather            : Tercihan –den ise
Rating            : Dereceleme,sınıflama
Ratio            : Oran
Raw            : 1-) Ham,işlenmemiş
            : 2-) Çiğ,pişmemiş
Raw material         : Hammadde
Ray            : Işın
Reach to         : Ulaşmak,erişmek,varmak
Reaction         : Tepki , reaksiyon,karşı koyma
Read back to          : Tekrar okumak
Read to ( read,read )      : 1-) Okumak
            : 2-) Göstermek,işaret etmek
Readable         : Okunaklı
Readily         : Kolayca,hemen anında
Readıng         : Göstergenin kaydettiği ölçüm,değer
Readıng light         : Okuma lambası
Ready            : Hazır
Real            : Gerçek,hakiki
Ream to         : ( Delik ) Genişletmek
Rear            : Arka , geri
Rear spar         : Arka spar( duvar )
Reason            : Neden,sebep
Reasonable         : Makul,mantıklı,akla uygun
Recall to         : 1-) Geri çağırmak,      
            : 2-) Anımsamak,hatırlamak
Receive to         : Almak
Receiver         : Alıcı
Recently         : Son günlerde,son zamanlarda
Receptacle         : Elektrik prizi,giriş yuvası
Recess            : Girinti,boşluk,yuva
Reciprocal         : Karşılıklı,iki taraflı
Reciprocate to         : Karşılıklı hareket etmek
Reciprocatıng motıon      : İleri geri hareket
Recirculatıon         : Devirdaim
Reckonıng         : Hesaplama,sayma
Reclaim to         : 1-) Boşaltmak,geri almak
            : 2-) Yeniden kullanılabilir duruma getirmek
Recline to         : Daynmak,yaslanmak
Recognize to         : Tanımak,farkına varmak
Recommend to      : Tavsiye etmek
Recommended      : Tavsiye edilen,edilmiş,önerilen
Reconcıle to         : Uzlaştırmak
Recondition to      : Yenilemek,revizyondan geçirmek
Reconnect to         : Yeniden bağlamak
Record            : Kayıt
Record to         : Kaydetmek
Recover to         : Geri almak,geri kazanmak,iyileşmek
Recovery         : Geri kazanma,düzeltme,iyileşme
Rectangle         : Dikdörtgen
Rectification         : Düzeltme,tahsis
Rectifier         : Alternatif akımı doğru akıma çeviren cihaz
Rectify to ( rectified,rectified) : 1-) Düzeltmek,doğru hale getirmek
            : 2-) Alternatif akımı doğru akıma çevirmek
Red            : Kırmızı
Reduce to         : Azaltmak,düşürmek
Reductıon         : Azaltma,azalma
Redundant         : Fazla,gereksiz
Re-energize,to         : Yeniden enerji Vermek
Refer to , to         : 1-) Başvurmak,bakmak
            : 2-) Adlandırmak
Reference         : Referans
Reference value      : Referans değer
Referenced procudures   : İlgili prosedürler,referans olarak verilen işlemler
Refill to         : Tekrar doldurmak
Refine to         : Arıtmak,rafine etmek
Reflect to         : Yansıtmak,yansımak
Reflectıon         : Yansıma
Refraın to         : Kendini tutmak,kaçınmak,sakınmak
Refresh to         : Canlandırmak,tazelemek,serinletmek
Refuel to         : Yakıt ikmal etmek
Refuse to         : Reddetmek,kabul etmemek
Regenerate to         : Yenilemek,yeniden oluşturmak
Region            : Bölge,mıntıka,etraf
Regional         : Bölgesel
Register         : Sicil,kayıt
Register to         : Kaydetmek,tescil etmek
Registration         : Kayıt
Regular         : Düzenli,kurallı
Regulate to         : Ayarlamak,düzenlemek
Regulatıon         : 1-) Düzenleme,tanzim
            : 2-) Kural,yönetmelik
Reınforce to         : Kuvvetlendirmek,takviye etmek
Reınforcement cords      : Takviye kordları
Reınsert to         : Tekrar sokmak
Reject to         : Reddetmek,atmak
Related         : İlgili,bağlı
Relation         : İlgi,ilişki
Relative         : İlişkin,bağlı,izafi,göreceli
Relay            : Röle
Relay to         : Nakletmek,göndermek
Release to         : Serbest bırakmak,kurtarmak
Relevant         : İlgili
Reliability         : Güvenirlilik
Reliable         : Güvenilir
Relief valve         : Baınç emniyet valvi,sistemi fazla basınçtan korumak için kullanılan emniyet valfi
Relieve to         : Dindirmek,hafifletmek,azaltmak,boşaltmak
Relocate to         : Yeniden yerleştirmek
Reluctance         : Manyetik direnç
Rely on to         : Güvenmek,itimat etmek
Remain to         : Kalmak,arta kalmak
Remaining         : Arta kalan,artan
Remarkable         : Dikkate değer
Remarks         : Açıklamalar,notlar
Remedy         : Çare,çözüm
Remember to         : Hatırlamak
Remnat          : Artık,geri kalan şey,kalıntı
Remote         : Uzak
Remote control      : Uzaktan kumanda
Removable         : Sökülebilir
Removal         : Sökme,ayırma,çıkarma
Remove to         : 1-) Sökmek,çıkarmak
            : 2-) Gidermek,yok etmek
            : 3 -) Atmak,uzaklaştırmak
            : 4-) Boşaltmak
Render to         : Vermek,teslim etmek
Renew to         : Yenilemek
Repaır            : Tamir
Repair to         : Tamir etmek
Repeat to         : Yeniden yapmak,tekrarlamak
Repel to         : İtmek,geriye atmak
Repertitive         : Tekrarlamalı
Replace to         : 1-) Değiştirmek
            : 2-) Tekrar yerine koymak
            : 3-) Yerini almak
Replacement         : Değiştirme
Replenish to         : Tekrar doldurmak
Reply            : Cevap
Reply to         : Cevap vermek,karşılık vermek
Report            : Rapor
Report to         : Rapor etmek,bildirmek
Represent to         : 1-) Göstermek,tasvir etmek
            : 2-) Temsil etmek
Representative      : Temsilci
Request         : İstek,talep
Request to         : İstemek, rica etmek
Requıre to         : Gerektirmek,istemek
Required         : Gerekli,istenen
Requırement         : Gereksinim,şart
Requisite         : Gerekli,zorunlu
Rescue to         : Kurtarmak
Research         : Araştırma
Reserve to         : Ayırmak,saklamak,korumak,tahsis etmek
Reservoır         : Depo
Reset to         : Yeniden ayarlamak,tekrar yerine koymak
Resıdual         : Artık,artakalan
Resıdue         : Kalıntı,artık
Resist to         : Dayanmak,direnmek,karşı koymak
Resistance         : Direnç,resistans
Resistant         : Dayanıklı,dirençli
Resolution         : Çözme,ayrışma
Resource         : Kaynak
Respectively         : (Cümlede ortaya çıktığı) sırasıyla
Respiration         : Solunum,nefes alma
Respond to         : Cevap vermek,karşılık vermek
Response         : Cevap,tepki
Responsibility         : Sorumluluk
Responsible         : Sorumlu
Restore to         : Eski haline getirmek
Restraın to         : Sınırlandırmak
Restrıctıon         : Sınırlama,kısıtlama,azaltma
Result            : Sonuç
Result ın to         : 1-) Sonuçlandırmak,meydana gelmek
            : 2-) Sebep olmak
Retaın to         : Tutmak,alıkoymak,elinde bulundurmak
Retaıner         : Tutan,alıkoyan
Retard to         : Yavaşlatmak,geciktirmek
Retarded         : Gecikmiş,gecikmeli
Retract to         : Geri çekmek,toplamak,kapatmak,içeri çekmek
Retractable         : Toplanır,geri alınabilir
Retractıon         : Toplama,içeri çekme
Retrievable         : Tekrar ele geçirilebilir,kazanılabilir,tekrar yerine getirilebilir
Retrieve to         : Tekrar ele geçirmek,tekrar kazanmak veya düzeltmek
Return            : Dönüş
Return to         : Dönmek
Reusable         : Tekrar kullanılabilir
Reveal to         : Açığa vurmak,göstermek
Reverse         : Ters aksi,arka
Reverse to         : Ters çevirmek
Review to         : Yeniden incelemek
Revise to         : Düzeltmek,revizyon yapmak,değiştirmek
Revision         : Düzeltme,revizyon
Revolution         : Dönme,devir
Revolve to         : Dönmek,döndürmek,çevirmek
Rewınd to         : Geri sarmak
Rewrite to         : Tekrar yazmak
Rib            :1-) Kuşak,diş
            : 2-) Uçak yapısını oluşturan yapısal elemanlardan biri
Rib undercuttıng      : Kuşak ayrılması
Ribbon            : Şerit
Ringing         : Ayar,uçağın ve uçuş kumandalarının son ayarı
Right            : 1-) Sağ
            : 2-) Doğru
Right angle         : Dik açı
Right hand side      : Sağ taraf
Rigid            : Sert,katı,dik
Rim            : Kenar,çıkıntı,jant
Rime            : Kırağı
Ring            : Halka
Rinse to         : Durulamak
Ripped          : Yırtılmış,parçalanmış,hasarlı
Ripple            : Hafif dalgalanma
Rise to   (rose,risen)      : Yükseltmek,artmak
Risk            : Risk,olasılık
Rivet to         : Perçinlemek
Riveted         : Perçinli,perçinlenmiş
Road            : Yol
Robust            : Sağlam,kuvvetli,kaba
Rock to          : Sallamak,sarsmak,sallanmak
Roll actıon         : Uçağın sağa sola yatış hareketi
Roll out         : Uçağın inişten sonra pistte koşturması
Roll to            : Yuvarlamak,çevirmeksarmak
Roller            : Silindir,makar
Rope            : İp,halat
Rotary            : Dönen,döner
Rotate to         : Bir eksen üzerinde dönmek
Rotatıon         : Rotasyon,yön belirleme
Rough            : Pürüzlü,pürtüklü,kaba,sert
Roughness         : Kabalık,sertlik
Round            : 1-) Yuvarlak
            : 2-) Etrafında
Round off to         : 1-) Yuvarlak yapmak
            : 2-) Yuvarlamak,tamamlamak(sayı)
Route            : Rota,yol
Routinely         : Rutin olarak
Row            : Sıra,dizi
Rub to            : Ovalamak
Rubber            : Latik kauçuk
Rudder            : Uçağın sağa sola yönünü değiştirmöek için kullanulan kuyruktaki uçuş kumanda yüzeyi
Rugged         : Arızalı,pürüzlü,engebeli
Rule            : Kural,kaide
Rule to            : Yönetmek,idare etmek
Run to ( ran,run )      : 1-) Koşmak
            : 2-) Çalışmak,işlemek,çalıştırmak,işletmek
Runnıng ( water)      : Akan
Runway         : Pist,koşuyolu
Rupture         : Kırılma,kopma
Rush to         : Acele etmek,koşmak
Rust            : Pas
Logged


ZeynEpmin..



O şimdi Uçak Teknisyeni..
      "Turkish Technic"
                        &
  Mekatronik Teknikeri
Zeyn'Epmin
Co-Admin
*

Karizma Puanı: 2826
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3699


sonsuZa kadar... =))


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #18 : 05 Temmuz 2008, 21:05:14 »

- S -



Sack            : Torba,çuval
Sacrifice to         : Feda etmek,gözden çıkarmak
Sacrifical corrosion      : Yüzeyin kendisinden daha düşük derecede metalle kaplandığı bir korozyondan koruma metodu
Safe            : Emniyetli,güvenli,emin
Safetied         : Emniyet,güvenlik
Safety belt         : Emniyet kemeri
Safety clips         : Emniyet kelepçeleri
Safety collar         : Emniyet halkası
Safety net         : Emniyet ağı
Safety precautions      : Emniyet tedbirleri
Safet strap         : Emniyet bantı
Safety valve         : Emniyet valvi,fazla/istenmeyen basıncı kendiliğinden dışarı bırakılan valf
Safety to (safetied,safetied)    : Emniyetlemek
Sag to            : Bel vermek,sarkmak
Salvage to         : Yangından kazadan vs kurtarmak
Same            : Aynı
Sample         : Örnek,numune
Sand to         : Zımparalamak
Sandpaper         : Zımpara
Satellite         : Uydu
Satısfactory         : Yeterli,tatmin edici
Saturate to         : Doyma durumuna getirmek,doymak
Saturation         : Doyma
Save to         : Kurtarmak,korumak,saklamak
Saw            : Testere
Say to ( said,said)      : Demek,söylemek,bildirmek
Scaffolding         : İskele,üzerine çıkılarak çalışamları kolaylaştıran iskele
Scale            : Ölçek,ölçü
Scaling         : Seviyelendirme,sinyal seviyesini düzenleme
Scan            : Tarama
Scan to         : Taramak,tarama yapmak
Scatter to         : Saçmak,dağıtmak
Scavenge          : Bir bölgeden istenmeyen maddeleri atma,uzaklaştırma
Scavenge pump      : Emiş pompası
Scavenge to         : Süpürmek,temizlemek
Schedule to         : Program yapmak,programa koymak,programlamak
Scheduled          : Programlanan,programlanmış olan
Scheduled flight      : Tarifeli sefer
Schematically         : Şematik olarak
Scientist         : Bilim adamı
Scissors         : Makas
Scoop            : Spatül,kepçe
Scope            : 1-) Osiloskop
            : 2-) Alan,faaliyet alanı
            : 3-) Konu
Scorch to         : Hafifçe yakmak,alazlamak,kurutmak
Score            : Çentik,çizgi
Scorıng         : Çizilme,çentikleme
Scour to         : Ovalamak,temizlemek,sürterek kazımak,yıkamak
Scramble to         : Karıştırmak,sinyal yada dalgayı değiştirmek
Scrap            : Parça,döküntü,kırpıntı
Scrap to         : Parçalamak,hurdaya çıkarmak
Scraper          : Raspa,spatula,kazıyıcı
Scratched         : Çizilmiş,sıyrılmış
Screen            : Ekran
Screen grid         : Ekran ızgarası
Screw            : Vida
Screw in to         : Vidalamak,çevirerek sokmak
Screw to         : Vidalamak,çevirerek sıkıştırmak
Screwdriver         : Tornavida
Scriber            : Çizecek,işaretleme aleti
Scroll to         : (Ekranda) Görüntü kaydetme
Scrub to         : Fırçalayarak temizlemek,ovmak
Scrutinize to         : İyice incelemek
Scuff to         : Sürüyerek aşındırmak,sürtmek
Sea level         : Deniz seviyesi
Seal            : Conta
Seal cap         : Conta kapak,sızdırmaz kapak
Seal to            : Contalamak
Sealant            : Dolgu macunu,bostik
Selaed            : Contalanmış,contalı
Sealed area         : Contalı kısım
Seam            : Bağlantı yeri,ek yeri
Seamless         : Kaynaksız , lehimsiz
Sear to            : Kurutmak,hafifçe yakmak
Search to         : Aramak,araştırmak
Seat            : Koltuk,oturma yeri
Seat belt         : Emniyet kemeri
Seat to            : Yerleştirmek,yerleşmek
Second            : 1-) Saniye
            : 2-) İkinci
Secondary         : İkincil,ikinci derecede,yardımcı
Sectıon         : Bölüm
Sector            : Sektör
Secure to         : Emniyetlemek,sımsıkı kapamak,bağlamak
Secured          : Emniyetli,emniyetleniş
Security         : Güvenlik,emniyet
Sediment         : Tortu,çökelti
See to (saw,seen)      : Görmek,bakmak,anlamak
Seek to ( sought,sought )   : Aramak,araştırmak
Seem to         : Görünmek….gibi görünmek
Seep to         : Sızmak,süzülmek,sızdırmak
Seepage         : Sızıntı
Segment         : Parça,dilim,bölüm
Seize to         : 1-) Yakalamak,kavramak
            : 2-) Sıkılık,sıcaklık yada yağsızlıktan dolayı yapışmak
Seizure         : Tutma,kazıklama
Select to         : Seçmek,seçip ayırmak
Selected         : Seçilmiş
Selection         : Seçim,seçme
Selector         : Selektör,seçici
Self-adhesive         : Kendinden yapışan
Self-contained         : Bağımsız,müstakil
Self-explanatory      : Kendinden açıklayıcı
Semi-            : Yarı,kısmen
Semi conductor      : Yarı iletken
Send to ( sent,sent)      : Yollamak,göndermek
Sender            : Verici; depo veya tank içindeki sıvı seviyesinin değişmesi durumunda pilot panelindeki indikatöre sinyal gönderen ve tanktaki sıvı miktarını gösteren bir ölçü aleti
Sense            : Duyu,duyum
Sense to         : Hissetmek,sezmek
Sensible         : Fark edilir,hissedilir
Sensitive         : Hassas,duyarlı
Sensitivity         : Hassasiyet,duyarlılık
Sensor            : Sensör         
Separate         : Ayrı
Separate to         : Ayırmak
Separately         : Ayrı ayrı,ayrı olarak
Separatıon         : Ayrılma
Squence         : Sıra,dizi
Sequential         : Seri oluşturan,ardışık
Serial number         : Seri numarası
Series            : Seri,dizi,sıra
Series circuit         : Seri devre
Series connectıon      : Seri bağlantı
Serious         : Ciddi,önemli
Serrate to         : Tırtıllamak
Serrated         : Girintili,çıkıntılı,tırtıklı
Serrated plate         : Kurt dişli
Serve to         : 1-) Hizmet vermek
            : 2-) Yardımcı olmak,yardım etmek
Service bulletin      : Servis bülteni,üretici firma tarafından yayınlanan bilgi
Service to         : Bakmak,bakımını yapmak,işleyecek hale koymak
Serviceable         : Kullanılabilir,çalışabilir
Servicing         : İkmal,doldurma
Servo            : Servo,yardımcı
Servo tab         : Kumanda yüzeyinin firar kenarına tutturulmuş ayarlanabilir tab
Set(for) to         : Ayarlamak
Set up to         : 1-) Başlamak,neden olmak
            : 2-) Monte etmek,kurmak
Set to (set,set)         : 1-) Kurmak,set etmek
            : 2-) Saptamak,belirlemek
            : 3-) ….konumuna/pozisyonuna getirmek
Setting            : Ayar
Setting knob         : Ayar nabı,ayar düğmesi
Setle to         : 1-) Yerleşmek,yerleştirmek,sabit bir hale getirmek
            : 2-) Çökmek,süzülmek
            : 3-) Halletmek,çözmek,bir karara bağlamak
Sever to         : Kesmek,kesilmek
Several         : Birçok , çok
Severe            : Şiddetli,ciddi,sert,katı
Shackle         : Kelepçe,bağlantı demiri
Shade            : Ton ( renk )
Shadow         : Gölge , karaltı
Shaft            : Şaft , mil
Shake out to         : Silkmek,silkip atmak
Shake to ( shook,shaken)   : Sallamak,çalkalamak
Shank            : Cıvata gövdesi,cıvata sapı
Shape            : Şekil,biçim
Shape to         : Şekil vermek
Share to         : Paylaşmak,ortaklaşa kullanmak
Sharp            : Keskin,sivri
Sharpen to         : Bilemek,keskinleştirmek,sivriltmek
Sharpness         : Keskinlik
Shatter to         : Kırmak,parçalamak
Shave to         : 1-) Traş etmek,kazımak
            : 2-) Soymak,yüzmek,rendelemk
Shear pin          : ( Gerektiğinde kopararak kasarın yayılmasını önlemek) Emniyet pimi
Shear to         : Kesmek,makaslamak
Shears            : Büyük makas
Sheath            : Kılıf,kesici araçların kabı,mahfaza
Sheer            : 1-) Saf,katışıksız
            : 2-) Dik,sarp
            : 3-) Hafif ve şeffaf
Sheer to         : Rotadan sapmak,yolundan ayrılmak
Sheet            : 1-) Saç,levha
            : 2-) Tabaka,kağıt yaprağı
Sheet metal         : Metal levha,sac
Shelf            : Raf,rak
Shell            : Kabuk
Shield            : Kalkan koruyucu şey,siper
Shielded cable         : Şildli kablo
Shift            : 1-) Değişme,değiştirme
            : 2-) Vardiya,posta
Shift to         : Değiştirmek
Shim            : Şim,ara/ayar sacı
Shimmy         : Esneme,titreme,uçak tekerleğinde meydana gelen ani ve sert titreşim
Shine to (shone,shone)   : Parlamak,parlatmak
Shıp to            : Gemi ile taşımak,yüklemek
Shipment         : Yükleme,yüklenen eşya,kargo
Shock absorber      : Amortisör,iniş takımı amortisör dikmesi
Shock strut         : Dikme
Shop            : Atölye
Shore (up) to         : Desteklemek
Short            : Kısa
Short circuit         : Kısa devre
Short wave         : Kısa dalga,60 metreden kısa olan radyo dalgaları
Shortage         : Eksiklik
Shorten to         : Kısaltmak,azaltmak
Shot effect         : Yanardöner görünüm,şanjan efekti
Shotpeening         : Püskürtmeli sertleştirme
Shoulder         : Omuz,destek
Shovel            : Kürek,kepçe
Show up to         : Gözükmek,meydana çıkmak,ortaya çıkmak
Show to (showed,shown)   : Görünmek,göstermek
Shrink to ( shrank,shrunk)   : Küçülmek,çekmek,büzülmek
Shrinkproof         : Çekmez,küçülmez
Shunt circuit         : Paralel devre
Shunt to         : Paralel bağlamak,şönt yapmak,yerini değiştirmek
Shut down to         : Durdurmak,durmak
Shut off to         : Kesmek,durdurmak,kapatmak
Shut to( shut,shut)      : Kapanmak,kapatmak
Shutdown         : Kapalı,kapanma,durma
Shutoff         : Kesme,kapama
Shut off valve         : Kesme kapama valfi
Shutter            : Obtüratör,ışık kesici panjur
Shuttle            : Mekik
Shuttle bus         : İki nokta arasında sefer yapan otobüs
Shuttle valve         : Mekik valf,çift yollu valf
Side            : Kenar,yan taraf
Side slip         : Yana kayma,uçağın dönerken aşağı ve içeri doğru kayması
Side stick         : (A 320,A 340 gibi uçaklarda) pilotun yan tarafında bulunan (pitch ve roll) kumanda kolu,joystick
Side tone          : Yan ses,sesin aksetmesi
Sidewalk         : Kaldırım
Sidewall         : 1-) Yan duvar
            : 2-) Latik yanağı
Sift to            : Elemek,elekten geçirmek,ayıklamak
Sight            : Görme,görüş
Sight gage         : Sıvı seviye veya miktarını gösteren şeffaf gösterge
Sight glass         : Deponun dışına yerleştirilmiş sıvı seviye göstergesi
Sign            : Belirti , işaret,emare
Sign to            : İmzalamak
Signal            : Sinyal
Signature         : İmza
Significance         : Önem
Significant         : Önemli
Silence            : Sessizlik,ses çıkarmama
Silence to          : Susturmak,sessizleştirmek
Silencer         : Susturucu,gürültüyü önlemeye,azaltmaya yarayan alet
Silent            : Sessiz,gürültüsüz
Silica            : Silis,kum,çakmaktaşı,kuvars gibi silisyumun oksijenli bilişimlerine verilen ad
Silver            : Gümüş
Silver plated         : Gümüş kaplama
Similar            : Benzer
Simple            : Basit,kolay
Simplicity         : Basitlik,sadelik
Simplify to         : Basitleştirmek,kolaylaştırmak,sadeleştirmek
Simply            : Sadece
Simulate to         : Taklit etmek
Simultaneously      : Aynı anda
Since             : 1-)…. Olduğundan,den dolayı,çünkü
            : 2-) –den beri
Singe to         : Hafifçe yakmak,uçlarını yakmak
Single            : Tek
Single ended         : Tek uçlu
Single engined aircaft      : Tek motorlu uçak
Sink            : Lavabo
Sink to (sank,sunk)      : Batmak,ağır ağır inmek,dalmak
Sinter to         : Katılaşmak,katılaştırmak
Site            : Yer,mevki,mahal
Situation         : Konum,durum,hal
Size            : Boyut,ebat,ölçü
Sizeable,sizable      : Oldukça büyük
Sketch            : Taslak,kroki
Skid burn         : Kaymadan dolayı aşınma
Skid to            : Yana kaymak,dışarı doğru kaymak
Skill            : Beceri,yetenek
Skilled            : Vasıflı,usta
Skin            : 1-) Deri,cilt
            : 2-) Uçağın dış kaplaması
Skin deyhdration      : Derinin kuruması
Skin friction         : Yüzey sürtünmesi
Skin distance         : Atlama mesafesi,vericinin yansıyan dalganın yere ilk ulaştığı noktaya olan uzaklığı   
Skip to            : Atlamak,sıçramak,bir şeyden başka biryere geçmek
Skirt            : Kenar
Sky            : Gökyüzü,hava,gök
Skywave         : Gökdalgası,iyonosfer dalgası,radyo dalgasının iyonosferden yansıyan kısmı
Sky-bridge         : Terminalde yolcu körüğünün hareket eden kısmı
Slack            : Gevşek,ağır hareket eden
Slacken to         : Gevşetmek,serbest bırakmak
Slam acceleration      : Güç kontrol kolunun çok hızlı olarak iler itildiği uygun olmayan motor çalıştırılması
Slant            : Meyil,eğim
Slant to         : Yana yatmak,eğilmek
Slantwise         : Meyilli olarak
Slash             : 1-) Uzun , kesik
            : 2-) (/) işareti
Slat            : Uçağın hücüm kenarındaki hareketli kumanda yüzeyi
Slave            : Bağımlı birim
Slave station         : Bağımlı istasyon
Sledge hammer      : Balyoz
Sleek            : Parlak
Sleeve            : Kovan
Slice            : Dilim,parça
Slice to         : Dilimlemek,doğramak
Slide             : Kayma,kayış,kayılan yer,kaydırak
Slide to         : Kaymak,kaydırmak
Sliding            : Kayan,sürme
Slight            : Az.önemsiz
Slightly         : 1-) Az
            : 2-) Yavaşça
Slim            : İnce,zayıf
Sling            : Motor takılırken yada sökülürken desteklemek için kullanılan kaldırma bağlantısı/bağı
Slip to            : Kaymak,kaydırmak
Slippery         : Kaygan
Slit to            : Uzunluğuna kesmek,boylamasına kesmek
Slope            : Eğim,açı
Slope angle         : Eğim açısı
Slope to         : Meyilli olmak,eğim evrdirmek
Slot            : Yarık,delik,yiv
Slow            : Yavaş
Slow down to         : Yavaşlamak,yavaşlatmak,hızını düşürmek
Sludge            : Yapışkan yada sulu çamur,tortu,kirli yağ birikimi
Sluggish         : Ağır,ağır hareket eden, hareketsiz
Slush            : Sulu,çamur
Small            : Küçük,ufak
Smash to         : Parçalamak,kırmak
Smear to         : Sürmek,sıvamak
Smell to         : Kokmak,koklamak
Smoke          : Duman
Smoke detector      : Dumanı hissederek ikaz veren cihaz
Smooth         : Düzgün,pürüzsüz
Smooth to         : Düzeltmek,düzlemek
Smoothing         : Düzletme
Smother type         : Kapatılmış,içinde hava sirkülasyonu olmayan
Smother to         : Dumana veya toza boğmak,bastırmak,saklamak
Smoulder to         : İçin için yanmak,alevsiz yanmak
Snag            : Engel,mani
Snag to         : Yakalamak,takılmak
Snap            : Çıt sesi
Snap to         : Kopmak,kırmak
Sniff to         : Koklamak
Snow            : Kar
Snub            : Birden durma
Snug            : Kuytu,kötü havaya karşı korunmalı
Snug to         : Kapalı yere sığınmak
Soak to         : Islatmak
Soap            : Sabun
Soar to            : Süzülmek,motoru çalıştırmadan uçmak
Socket            : Priz,soket
Soft            : Yumuşak
Soften   to         : Yumuşatmak
Soil            : Toprak
Soil to            : Kirletmek,kirlenmek
Solar            : Güneş (ile ilgili )
Solder            : Lehim
Solder to         : Lehimlemek
Soldering         : Lehimleme
Solenoid         : Solenoit,sarmal bobin
Solid            : Katı
Solid state         : Yarı iletken
Solidify to (solidified,solidified) : Katılaştırmak,sağlamlaştırmak
Soluble         : Çözünür,çözülebilir,eriyen
Solutıon         : Solüsyon,eriyik,mayi
Solve to         : Çözmek
Solvent contaıner      : Solvent kabı
Some            : Bazı,birkaç
Somehow         : Her nasılsa
Sometımes         : Bazen,arasıra
Sonar            : Sonar,deniz radarı,deniz içinde ses veren şeylerin yerini ortaya çıkarmaya yarayan aygıt
Sonic            : Sesle ilgili
Soon            : Yakında,birazdan
Sort            : Çeşit,tür
Sort to            : Tasnif etmek,sınıflamak
Sound             : Ses
Sound waves         : Ses dalgaları
Sound to         : Ötmek,ses çıkarmak
Source            : Kaynak
South            : Güney
Space            : Uzay,boşluk
Space to         : Ara vermek,aralık bırakmak
Spacer            : Ara levhası,ara halkası
Spalling         : Kabarıp dökülme,pul pul dökülme
Span            : 1-) Mesafe , karış
            : 2-) Kanat uçları arasındaki mesafe
Spanner         : Somun anahtarı,iki ağızlı anahtar
Spanwise         : Kanadın bir ucundan diğer ucuna
Spar            : Uçak kanadının ana yapısal elemanı
Spare            : Yedek
Spare part         : Yedek parça
Sparıngly         : Tutumlu olarak,tedbirli şekilde   
Spark            : Kıvılcım
Spark plug         : Buji
Spatula         : İspatula,spatül
Speak to ( spoke spoken )   : Konuşmak,söylemek
Speaker         : Hoperlör
Special            : Özel
Species         : Tür,çeşit
Specific         : 1-) Kesin,açık,belli
            : 2-) Özel,kendine özgü
Specific gravity      : Özgül ağırlık
Specification         : Belirtme,ayrıntılarıyla tanımlama,özellik
Speclifications      : Şartname
Specified         : Verilen,belirtilen
Specify to(specified,specified): Açıkça belirtmek,nitelendirmek
Specimen         : Örnek,numune
Spectrum         : Tayf
Speed            : Hız
Speed brake         : Hız freni,uçağın hızını kesmek için kullanılan kanatların üstündeki kumanda yüzeyi
Speed of light         : Işık hızı
Speed of sound      : Ses hızı
Speedy            : Hızlı,çabuk
Spend to (spent,spent)   : Harcamak,tüketmek,sarf etmek
Sphere            : Küre
Spherical         : Küresel,yuvarlak
Spill to            : Dökülmek
Spillage         : Dökülme,dökülen
Spin to            : Dönmek
Spindle         : Mil,eksen
Splash to         : Sıçramak
Splice            : İki ucu birbirine ekleme
Spline            : Şaft çıkıntısı , kama
Spline shaft         : Yivli mil
Split            : Bölünmüş,ayrılmış
Split duct         : Ayırıcı dak
Split to(split,split)      : Ayırmak,bölmek
Spoil to         : Bozmak,zarar vermek
Spoiler            : Spoyler,kanatların üzerindeki hava akışını dağıtarak / bozarak kaldırma kuvvetini azaltan kumanda yüzeyi
Sponge         : Sünger
Spool            : Bobin,yumak
Spot            : 1-) Yer,bölge,mahal
            : 2-) Benek,nokta,leke
Spotlight         : Projektör,far
Spray to         : Püskürtmek
Spread to ( spread,spread)   : Yaymak
Sperading         : Yayılma
Spring            : Yay
Sprıng tension         : Yay gerilimi
Spring loaded         : Yay yüklü
Sprinkle loaded      : Serpmek,püskürtmek
Spur            : Payanda,destek
Spurious         : Sahte,yanlış
Squall            : Bora,sağanak
Square            : Kare
Square root         : Karekök
Squash to         : Ezmek,sıkmak,sıkıştırmak
Squawk         : İnce ses
Squeeze to         : Sıkmak,sıkıştırmak
Squelch circiut      : Sinyal alınana kadar ses çıkışını bırakmayan haberleşme alıcısı devresi
Squelch to         : Susturmak,bastırmak
Stability         : Durağanlık,sabitlik
Stabilize to         : Sabit hale getirmek(gelmek) dengelemek,dengelenmek
Stable            : Sabit,istikrarlı,dengeli
Stack            : Yığın ,küme
Stack to         : Yığmak,kümelemek
Staff            : Personel , kadro
Stage            : Safha,aşama,kademe
Stagger         : Kanat,kademelenmesi,dekalaj
Stagnant         : Durgun,akmaz
Stagnation         : Durgunluk
Stagnation point      : Kanat hücüm kenarı üzerinde hava akışının ( yüzeyin üstüne ve altına ) ayrıldığı nokta
Stagnatıon temperature   : Hava akışının yüzeye sürtünmesinden kaynaklanan sıcaklık
Stain            : Leke,boya
Stain to         : Kirletmek,lekelemek
Stainless         : Paslanmaz,lekesiz
Stainless steel         : Paslanmaz çelik
Stair            : Merdiven
Stall            : Uçağın havada tutunabilme yeteneğini kaybetmesi
Stamp            : Damga,mühür,pul
Stamp to         : Damgalamak,mühürlemek
Stand            : Park yeri
Stand to ( stood,stood)   : Durmak
Standart         : Standart,belli bir tip
Standardize to         : Standartlaştırmak
Standby         : Yedek,hazırda bekleyen
Standing waves      : Karşıt yönde hareket eden aynı frekanstaki iki dalganın sonucu olarak bir anten veya transmisyon hattında oluşan hareketsiz dalgalar
Starboard side         : Uçağın sağ tarafı
Starch            : Sertlik,katılık
Start            : Harekete geçme,çalışma
Start lever         : Motorun ilk çalışmasında yakıt akışı ve ateşlemeyi başlatan kol
Start up to         : Yerde uçak motorunun çalıştırılması
Start to            : Çalıştırmak,başlatmak,başlamak
Starter            : Motoru çalıştırmak için ilk dönüş hareketini veren komponent,starter
State            : Durum
State to         : Belirtmek
Statement         : İfade beyan
Static            : Statik,durağan
Static grounding      : Topraklama
Statıc port         : ( Aırspeed indikatörü,altimetre ve vertical speed indikatörünü çalıştırmak için ) statik hava basıncının elde edildiği uçak gövdesindeki girişler
Station            : 1-) İstasyon,havalimanı
            : 2-) Mevki,yer
            : 3-) Uçağın yapısal olarak bölümlere ayrılmasını kolaylaştıran numaralandırma tarzı
Station to         : Yerleştirmek,koymak
Stationary         : Yerinde duran,sabit,hareket etmeyen
Statistics         : İstatik
Stator            : Stator,hareketsiz,dönmeyen kısım,elektrik motorunun hareketsiz kısmı
Status            : Durum
Stay to            : Kalmak
Steady            : Sabit,değişmez
Steam            : Buhar,istim
Steel            : Çelik
Steep             : Dik,sarp
Steer to         : Dümenle idare etmek,rota vermek,yönlendirmek
Steering         : Yönlendirme , uçağa yerde yön verme, dümen
Stem            : Gövde ,sap
Stencil            : Şablon,kalıp
Step            : Adım,basamak
Step-down autotransformer   : Gelen elektrik voltajını belli bir aralıkta düşürerek elektriki beslenmeyi sağlayan transformatör
Stepladder         : Portatif merdiven
Stick            : Sopa,çubuk
Stick to (stuck,stuck)      : Yapışmak,yapıştırmak
Sticky            : Yapışkan
Stiff            : Sert,katı,bükülmez
Stiffener         : Sertleştirici,katılaştırıcı,uçağın dış kaplamasına takviye amacıyla tutturulan yapısal eleman
Stifle to         : Boğmak,bastırmak,söndürmek
Still             : Hareketsiz,durgun,sakin
Still-air         : Durgun hava
Stimulate to         : Uyarmak,teşvik etmek,harekete geçirmek,arttırmak
Stir to            : Karıştırmak
Stich            : Dikiş,ilmik
Stock            : Stok,mevcut mal
Stoke to         : Ateşe kömür atmak
STOL            : Short Take-off and Landıng
Stone            : Taş
Stop to            : Durmak,durdurmak
Storage         : 1-) Saklama,depolama
            : 2-) Bilgi saklama kısmı,bellek,hafıza
Store to         : Saklamak , depolamak,bir yerde tutmak
Storm            : Fırtına
Stout            : Sağlam,güçlü
Stove            : Soba , ısıtıcı
Stow to         : Yuvasını yerleştirmek,toplamak
Stowed          : Kapalı,toplu
Straıght         : Düz,doğru,direkt
Straighten to         : Doğrultamk,düzeltmek,dik duruma getirmek
Strain            : Gerginlik,gerilim
Strain to         : Germek,zorlamak
Strainer         : Süzgeç,filtre
Strange         : Garip , tuhaf,yabancı
Strap            : Kayış,şerit,bant
Straw            : Kamış,çubuk
Stray            : Parazit,cızırtı
Streak            : Yol,çizgi,çubuk
Stream            : Akım,akış
Streamlined         : Hava veya suya minimum direnç gösteren şekil,hava akımına uyumlu yapı, akımsal
Strength         : Güç,kuvvet
Stress             : Baskı,vurgu,gerginlik,stres
Stretch            : Germek,uzatmak
Strict            : Sert,katı,değişmez
Strıke to (struck,struck)   : Çarpmak,vurmak
String            : Bağ,şerit,tel
Stringent         : Sert,sıkı,şiddetli
Stringer         : Kiriş,uçak yapısında kullanılan bir yapısal eleman
Strip            : Şerit,dizi
Strip to         : Çıkarmak,mahrum etmek
Stripe            : Çubuk,dizgi
Strobe light         : Hızla tekrarlanan elektronik flaş
Stroke            : Darbe,vuruş
Stronge         : Kuvvetli,sağlam
Structural         : Yapısal
Structure         : Yapı
Strut            : Dikme
Stud            : Saplama,vida,başlıksız cıvata
Sturdy            : Kuvvetli,dayanıklı
Stylus            : Sivri uçlu yazma ve işaretleme aleti
Sub            : 1-) Alt,altında
            : 2-) İkincil,yan
Subdivide to         : Bir kez daha bölmek
Subject         : Konu
Subject to,to         : Maruz kalmak
Submerge to         : Batmak,su altında kalmak
Submit to         : Razı olmak,uymak,itaat etmek
Subsequent         : Sonra gelen,sonraki
Subsidiary         : Yardımcı , ek
Subsonıc         : Ses hızından daha az hızla giden
Substance         : Madde,cisim
Substantial         : Katı,dayanıklı
Substitute for to      : Yerine koymak
Substitution         : Yer değiştirme
Subtask         : İkincil (yan) iş
Subtract to         : Çıkarmak
Succeed to         : 1-) Başarmak
            : 2-) İzlemek,arkasından gelmek
Successful         : Başarılı
Successfully         : Başarıyla
Succession         : Yerini alma,yerine geçme
Successive         : Ardı ardına gelen,birbirini izleyen , ardıl
Such            : Öyle
Such as         : Örneğin…gibi
Suction         : Emme
Suction line         : Emiş hattı
Sudden         : Ani,birdenbire
Suddenly         : Aniden
Suffice to         : Yetmek,kafi gelmek
Sufficient         : Yeterli
Suffocate to         : Boğmak,tıkamak
Suggest to         : Önermek
Suggestion         : Öneri,tavsiye
Suıt to            : Uymak,uygun olmak
Suıtable         : Uygun
Sum            : Toplam
Summary         : Özet,kısa
Summit         : Zirve,doruk
Sump            : Hazne
Sun            : Güneş
Sun gear         : Sistemde diğer dişlilerin etrafında döndüğü merkez dişli
Sunrıse         : Gündoğumu,güneşin doğması
Sunset            : Günbatımı,güneşin batması
Super hıgh frequency(shf)   : 300-30,000 MHz arası frekans
Supercharge to      : Aşırı beslemek
Superficial         : Yüzeysel
Superimpose to      : Üst üste koymak,üzerine koymak
Superior         : Üstün,daha yüksek,üst
Supersede to         : Yerine geçmek
Supersonıc         : Sesten hızla
Supersonıc speed      : Mach 1,2-Mach 5,0 arası
Supervıse to         : Denetlemek,teftiş etmek
Supervısıon         : Denetleme
Supervısıor         : Denetçi,gözlemci,şef
Supplement          : İlave,ek
Supplement to         : İlave etmek,eklemek
Supplementary       : Bütüleyici,tamamlayan
Supply            : 1-) Temin sağlama,besleme
            : 2-) Kaynak
Supply to ( supplied,supplied) : Sağlamak,vermek,beslemek
Support         : Destek
Support equıpment      : Destek teçhizato
Support tube clamps      : Destek tübü kelepçeleri
Support to         : Desteklemek
Suppose to         : Farz etmek,sanmak
Supposition         : Varsayım,tahmin
Suppress to         : Bastırmak,sindirmek,önlemek
Sure            : Emin , kesin,mutlak
Surface          : Yüzey
Surge            : Dalga,çalkalanma
Surplus         : Fazlalık,artan
Surround to         : Etrafını sarmak,kuşatmak,çevirmek
Surrounding         : Etrafındaki , çevredeki
Survive to         : Hayatta kalmak,yaşamayı sürdürmek
Suspect to         : Şüphelenmek,kuşkulanmak
Suspend to         : 1-) Geçici olarak durdurmak,ertelemek
            : 2-) Asmak
Suspension         : Süspansiyon,asma,asılma
Sustain to         : 1-) Maruz kalmak
            : 2-) Tutmak,düşmesine engel olmak,destek olmak
Swage to         : Birbirine bastırmak,kalıba basmak,baskılamak
Swallow to         : Yutmak,emmek
Swap            : Değiş,tokuş
Swap to         : Değiş tokuş etmek,değiştirmek
Sweep            : Elektron ışının crt’de yatay sapması
Sweep to (swept,swept)   : Süpürmek
Swift            : Çabuk,hızlı
Swing            : Sallama,sallanış
Switch guard         : Anahtar koruyucu
Switching         : Bir durumdan başka bir duruma geçiş
Swivel to         : Mil etrafında dönmek
Symbol         : Simge,sembol
Symmetric         : Simetrik
Symptom         : Belirli
Synchronization      : Eş zamanlılık,birden fazla sinyalin,cihazın aynı anda/ noktada çalışması
Synchronize to      : Senkronize etmek,aynı zamanda meydana gelmek,birlikte hareket etmek ve işlemek
Logged


ZeynEpmin..



O şimdi Uçak Teknisyeni..
      "Turkish Technic"
                        &
  Mekatronik Teknikeri
Zeyn'Epmin
Co-Admin
*

Karizma Puanı: 2826
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3699


sonsuZa kadar... =))


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #19 : 05 Temmuz 2008, 21:05:44 »

- T -


Tab            : Uçağın ana kumanda yüzeylerinin firara kenarlarına tutturulmuş yardımcı uçuş kumanda yüzeyi
Table            : Tablo,çizelge
Table of contentes      : İçindekiler
Tabulation         : Çizelgeleme,cetvel haline koyma
Tachometer         : Takometre,motorun devir sayısını ölçen alet
Tack to         : İliştirmek,çivi ile iliştirmek
Tackle            : 1-) Palanga,takım
            : 2-) Tutma,zaptetme
Tacky            : (tutkal,zamk,vernik) Yapışkan
Tag            : Etiket,teg
Tagged         : Etiketlenmiş,işaretlenmiş
Tail            : Kuyruk
Tail cone         : Kuyruk konisi
Take care to         : Dikkat etmek
Take into account to      : Hesaba katmak
Take off         : (uçak) havalanma , kalkış
Take off to         : 1-) Havalanmak(uçak)
            : 2-) Çıkarmak(giysi)
Take out to         : Çıkarmak,sökmek
Take over to         : Devralmak
Take place to         : Olmak,meydana gelmek
Take to ( took,taken)      : Almak
Talk to            : Konuşmak
Tall            : Uzun , yüksel
Tally to         : Sayım yapmak,hesap tutmak
Tandem         : Birbiri ardında,birbiri arkasına dizilmiş
Tangle to         : Dolaştırmak,karıştırmak
Tank             : Tank , depo
Tap            : 1-) Musluk
            : 2-) Hafif,vuruş
Tap to            : Hafifçe vurmak
Tape            : Bant,şerit
Tape recorder         : Teyp , manyetik bir bant üzerine sesleri saptayan aygıt
Tape to         : 1-) Bantlamak,şeritlemek
            : 2-) Banda almak,kaydetmek
Taper            : Gittikçe incelme,uca doğru incelme,koniklik
Tapered         : Konik
Target            : Hedef,amaç,gaye
Task            : İş,görev,vazife
Taste            : Tad
Taut            : Sıkı,gergin
Tax            : Vergi
Taxi            : Taksi,uçağın alandaki yollarda hareketli
Teach to ( taught,taught )    : Öğretmek
Team            : Takım
Tear down to         : Yıkmak
Tear to ( tore,torn )       : Yırtmak,yırtılmak
Technical         : Teknik,teknikle ilgili
Technical handling       : Uçağa yapılan teknik yardım
Technician         : Teknisyen
Technology         : Teknoloji
Tee fitting          : T şeklindeki bağlantı
Tell to ( told,told )      : Bildirmek,söylemek
Temper         : Bir maddenin sertlik derecesi
Temper to         : Çeliğe su vermek,sertleştirmek,tav vermek
Temperature          : Sıcaklık
Temperature indicator   : Sıcaklık göstergesi
Temperature sensor      : Sıcaklık sensörü
Template         : Kalıp
Temporarily         : Geçici olarak
Temporary         : Geçici
Tend t oto         : Meyilli olmak
Tendency         : Eğilim,meyil
Tender            : Yumuşak,gevşek,hassas
Tense            : Gergin,gerili
Tensile strenght      : Gerilme direnci
Tension         : Gerilme,germe,gerilim
Tent            : Çadır,tente
Tentaive          : Deneme niteliğinde,denemelik
Tepid            : Ilık
Term            : Terim,kavram
Terminal         : Bağlantı,uç,son
Terminate to         : Bitirmek,son vermek
Termination         : Bitirme,son
Terrain            : Yer,arazi
Test pattern         : Test şekli,paterni
Test to            : Denemek,teste tabi tutmak
Testıfy to         : Doğrulamak,teyid etmek
T-handle         : T şeklinde kol
Thaw to         : (kar,buz) Eritmek,çözmek
Then            : Sonra
There            : Orada,oraya
Thereby         : Onunla, o münasebetle
Therefore         : Bu nedenle , bu yüzden
Thermal         : Sıcaklığına ait , ısıyla ilgili
Thıck            : Kalın,koyu , yoğun
Thıckness         : Kalınlık
Thin            : İnce
Third occupant      : Müşahit
Thorough         : Tam , eksiksiz
Thoroughly         : Tamemen
Thogh            : - e rağmen , - dığı halde
Thread to         : Döndürmek,çevirmek
Three phase         : Üç fazlı sistem,trifaz
Threshold         : Pistin yaklaşma ucu,iniş öncesi kısmı
Throttle         : Motora sağlanacak yakıt-hava karışımının miktarını belirleyen valf
Thyrough         : 1-) İçinden,-den geçerek
            : 2-) Yoluyla
            : 3-)   …den, -e kadar,bir taraftan diğer tarafa
            : 4-) Boyunca,süresince
Throughout         : Boyunca,her tarafında
Throw to(threw,thrown)   : Atmak,fırlatmak
Thrown tread         : Dişi atmış lastik
Thru            : …den, -e kadar,bir taraftan diğer tarafa
Thrust            : İtme kuvveti
Thunder         : Gök gürültüsü
Thunderbolt         : Yıldırım
Thundersquall         : Fırtına,gökgürültülü,şiddetli sağnak
Thunderstorm         : Gökgürültülü,fırtına,oraj
Thus            : Böylece,böylelikle
Ticket            : Bilet
Tie to            : Bağlamak
Tight            : Sıkı,gergin
Tighten to         : Sıkmak,sıkıştırmak
Tilt            : Eğim,meyil
Tilt to            : Eğmek,eğilmek
Time            : Zaman
Timetable         : Tarife
Timing            : Zamanlama
Tinker to         : Kabaca tamir etmek,tamircilik yapmak
Tiny            : Küçücük,minik
Tip            : Uç,burun
Tip to            : 1-) Hafifçe vurmak
            : 2-) Eğmek,yana yatırmak
Tire sidewall         : Lastik yan yüzeyi
Tire tyre         : Lastik
Tirebead seat         : Damağın canta oturma yüzeyi
Tissue            : Doku,kumaş,kağıt mendil
Title            : 1-) Başlık,ad
            : 2-) Unvan
Together         : Birlikte,beraber
Tolarance         : Tolerans,müsaade edilen hata veya fark derecesi
Tolerate to         : Tolerans göstermek
Tone            : Ton,nüans
Tongs            : Maşa,kıskaç
Too            : 1-) Fazla,çok
            : de,da
Too much         : Aşırı,çok fazla
Tool            : Alet,takım
Tool box         : Takım çantası
Tooth            : Diş
Top            : En üst,tepe
Top off to         : (tamamen) Doldurmak
Top up to         : (tamamen) Doldurmak
Torch            : El feneri
Tornado         : Hortum,kasırga
Torque            : Tork,bükme
Torque to         : Torklamak,sıkıştırmak
Torsıon         : Burulma
Tortuous         : Eğri,büğrü,dolambaçlı
Total            : Toplam,tüm,bütün
Total to         : Toplamak
Totalizer         : Tüm yakıt tanklarındaki toplam yakıt miktarını gösteren yakıt miktar göstergesi
Touch            : Dokunma
Touch and go         : Uçağı tamamen durdurmadan yeniden kalkış yapma
Touch to         : Değmek,dokunmak
Touchdown         : İnişte tekerleklerin piste ilk değişi
Tough            : Sert
Tow bar         : Uçağı çeken,iten traktörle uçak arasındaki bağlantıyı sağlayan alet,çeki demiri
Tow to            : Uçağı çekmek
Toward ,towards      : -e doğru,tarafına doğru
Towel dıspolas contaıner   : Çöp kutusu
Tower            : Kule
Towing eye         : Uçağı hareket ettirmek için tow barın tutturuldğu bağlandığı uçak yapısındaki halka veya kanca
Toxic            : Zehirli
Trace            : Kalıntı,iz
Track            : İz,yol
Track to         : İzlemek
Tracking         : Takip,izleme
Tractıon         : Çekme,çekilme,çekiş gücü
Traffic pattern         : Uçakların havalanına yaklaşırken veya ayrılırken izlemeleri gereken belirlenmiş uçuş yolu
Trail to         : Sürüklemek,peşi sıra çekip götürmek
Trailing edge         : Firar kenarı
Train to         : Eğitmek,yetiştirmek
Training         : Eğitim
Trajectory         : 1-) Eğri
            : 2-) Yörünge
Tranquıl         : Sakin,durgun
Transactıon         : Muamele,işlem
Transceiver         : Alıcı verici haberleşme cihazı
Transcribe to         : Kopya etmek,banda kaydetmek
Transducer         : Mekanik hareketi elektrik enerjisine,elektrik enerjisini mekanik harekete çeviren elektriki cihaz
Transfer         : Geçirme,taşınma
Transfer to         : Taşımak,nakletmek,aktarmak
Transform to         : Biçimini değiştirmek,dönüştürmek
Transformatıon      : Dönüşüm
Transient         : Geçici,sürekli olmayan
Transition         : Geçiş
Transitory         : Geçici
Translate to         : Çevirmek,tercüme etmek
Translation         : Çeviri,tercüme
Translucent         : Yarı şeffaf,yarı saydam
Transmission         : İletme,nakletme
Transmit to         : Vermek,iletmek(frekans) göndermek
Transmitter          : Verici,yayıcı
Transparent         : Saydam,şeffaf
Transponder         : Yerdeki radar sistemi tarafından sorgulandığında kodlanmış belli bir sinyalili gönderen (alıcı-verici) cihaz
Transport to         : Taşımak,nakletmek
Transverse         : Enine
Trap to            : Yakalamak,engel olmak
Travel range         : Hareket alanı
Travel to         : 1-) Hareket etmek,belli bir alanda gidip gelmek
            : 2-) Yolculuk yapmak
Tread            : Kaplanan kısım,lastiğin diş ve oluklardan oluşan dış kısmı
Tread flaking         : Kaplanan kısmın pul pul dökülmesi
Treat to         : 1-) Muamele etmek,müdahale etmek
            : 2-) Tedavi etmek,bakmak
Treatment         : Muamele,davranış
            : Tedavi , bakım
Treble control         : Tizlik ayarı
Tremble         : Titreme
Tremble to         : Titremek
Tremendous         : Kocaman,çok büyük
Trench            : Çukur,oyuk
Trend            : Yön,eğilim
Trestle            : Sehpa
Triangle         : Üçgen
Trickle to         : Damla damla akmak,akıtmak
Trigger to         : Tetiklemek,neden olmak,başlatmak
Trim            : Ayar
Trim to         : (İnce) ayar yapmak,trim vermek
Trip to            : 1-) Açmak,serbest bırakmak
            : 2-) Sendelemek,takılmak
Triple            : Üç katı,üç misli,üçlü
Trouble         : Problem,arıza
Trouble shooting      : Arıza bulma
Truck            : 1-) Kamyon
            : 2-) Dikme
True            : Doğru,gerçek
Truncate to         : Tepesini,ucunu kesmek
Trunk            : Gövde
Trust to         : Güvenmek
Truth            : Gerçek
Try to (tried,tried)      : Denemek,uğraşmak,çalışmak
Tuck to         : Sokmak,tıkmak
Tune to         : Ayarlamak
Turbulance         : Türbülans,çalkantılı hava
Turbulent         : Çalkantılı,fırtına
Turn ( into) to,to      : -e dönüşmek
Turn off to         : Kapamak
Turn on to         : Açmak
Turn on to         : Çevirmek,döndürmek,dönmek
Turnbuckle         : Germe donanımı,kabro gerilimini ayarlamak için kullanılan alet
Twıce            : İki kez
Twist to         : Çevirmek,döndürmek
Type            : Tip,kategori,çeşit
Type ratıng course      : (uçak) Tip kursu
Type to         : 1-) Daktiloda yazmak
            : 2-) Belirli bir kategoriye ayırmak
Typical         : Tipik
Tyre            : Lastik
Logged


ZeynEpmin..



O şimdi Uçak Teknisyeni..
      "Turkish Technic"
                        &
  Mekatronik Teknikeri
Zeyn'Epmin
Co-Admin
*

Karizma Puanı: 2826
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3699


sonsuZa kadar... =))


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #20 : 05 Temmuz 2008, 21:06:03 »

- U -


Ultimate          : 1-) Son,en son
            : 2-) En büyük,en yüksek
Ultimately         : En sonunda , sonuçta
Ultrasonıc         : Yüksek frekanslı( ses,titreşim)
Unable            : Yapamaz,-mez gücü yetmez
Unanımous         : Uyuşmuş olan,bağlaşık
Unauthorized         : Yetkisiz,onaysız
Unbalanced         : Dengesiz
Unbiased         : Tarafsız,yansız
Unbind to         : Çözmek,gevşetmek
Unbolt to         : 1-) Civatasını sökmek
            : 2-) Sürgüsünü açmak,kilidini açmak
Unburden to         : Yükten kurtarmak
Uncertain         : Kesin olmayan,belirsiz
Uncomfortable      : Rahatsız,konforsuz
Uncontrolled         : Kontrol dışı,kontrolsüz
Uncover to         : Kapağını veya örtüsünü açmak
Undefined         : Tanımsız,tanımlanmamış
Under            : Altında,altına
Undercarriage         : İniş takımı
Undergo to         : -e uğramak,çekmek,geçirmek
Underground          : 1-) Yer altı,toprak altı
            : 2-) Metro
Underline to         : Altını çizmek,vurgulamak
Underneath         : Altına,altında
Underside         : Alt taraf
Underspeed         : Düşük hız,gerekenin altında hız
Understand to ( understood,understood ) : Anlamak,kavramak
Undertake to         : Üzerine almak,üstlenmek
Undertread interface      : Lastiğin dış yapısı ile iç yapısı arasında kalan yüzey
Undervoltage         : Düşük voltaj
Underwater         : Sualtı
Underwater locator Beacon   : Sualtı sinyal göndericisi
Undrainable fuel      : Boşaltma işleminden sonra sistemde kalan yakıt miktarı
Underinable oil      : Motordan yağ boşaltna işleminden sonra kalan yağ
Undue            : Aşırı,çok fazla
Unequal         : Eşit olmayan
Uneven         : Düzgün olmayan,eşit olmayan
Uniform         : Aynı
Unıntentional         : Kasıtsız,istemeden
Union            : Bağlantı elemanı,rekor
Unique            : Tek,birtane eşsiz
Unıt            : Ünite,birim
Universal         : Evrensel,genel
Unknown         : Bilinmeyen
Unlatch to         : Açılmak,sertbest kalmak
Unless            : -medikçe
Unload to         : Yük boşaltmak
Unlock to         : Kilidini açmak,kilitten kurtarmak
Unlocked         : Kilitsiz
Unnecessary         : Gereksiz
Unplug         : Ayırmak,fişi prizden çekmek
Unpressurized         : Basınçsız
Unreliability         : Güvenilmezlik
Unreliable         : Güvenilmez
Unroll to         : Açmak,sargıyı açmak
Unsafe            : Emniyetsiz,tehlikeli
Unscrew to         : Vidayı sökmek,vidasını çıkartmak,gevşetmek
Unserviceable         : Hizmet dışı,kullanılmayan
Unshielded         : Koruyucusuz,korumasız,muhafazasız
Unstable         : Dengesiz,değişen , stabil olmayan
Unsupprted         : Desteksiz
Until            : -e kadar
Unusable         : Kullanılamaz
Unused         : Kullanılmamış,yeni
Unusual         : Olağan dışı
Unwanted         : İstenmeyen
Unwind to         : (sarılmış bir şeyi) Çözmek,açmak
Up to            : -e kadar
Update to         : Güncelleştirmek,düzeltme ve eklemeler yapmak
Uplock assembly      : Kilit mekanizması
Upon            : Üstünde,üzerinde
Upper            : Üst
Upper side         : Üst taraf
Upright         : Dik
Upside down         : Baş aşağı ters
Upstairs         : Üst kat
Upstream         : Sistem girişi
Up to date         : Güncel,zamana uygun,modern
Upwind         : Rüzgara karşı
Urgent            : Acil
Urgently         : Derhal,acil olarak
Usage            : Kullanış,kullanma
Use            : Kullanma,kullanım
Used            : Kullanılmış
Useful            : Faydalı,yararlı
Useless         : Faydasız,yararsız
User            : Kullanan,kullanıcı
Usual            : Her zamanki,normal,olağan
Usually         : Çoğunlukla,genellikle
Utensil            : Alet,aygıt
Utilize to         : Kullanmak
Utmost            : En fazla,azami
Logged


ZeynEpmin..



O şimdi Uçak Teknisyeni..
      "Turkish Technic"
                        &
  Mekatronik Teknikeri
Zeyn'Epmin
Co-Admin
*

Karizma Puanı: 2826
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3699


sonsuZa kadar... =))


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #21 : 05 Temmuz 2008, 21:06:24 »

- V -


Vacant            : Boş
Valid            : Geçerli
Value            : Değer
Vane            : Kanat,kanatçık,küçük pervane
Vanish to         : Yok olmak,gözden kaybolmak
Vapor,vapour         : Buhar
Vaporization         : Buharlaşma,gaz haline gelme
Variable         : Değişken
Variation         : Değişme,değişiklik
Variety         : Çeşit
Variometer         : Yükseklik değişikliğini gösteren alet,varyometre
Various         : Çeşitli
Varnish         : Cila,vernik
Vary to ( varied,varied)   : Değişmek
Vehicle         : Taşıt,araç
Velocity         : Sürat,hız
Vendor         : Satıcı firma
Vent            : Delik,hava deliği
Vent hole         : Vent deliği,hava alma/ boşaltma deliği
Vent to         : Dışarı bırakmak
Ventilate to         : Havalandırmak
Ventilated         : Havalandırılmış         
Ventilation         : Vantilasyon,havalandırma
Verbal            : Sözlü,ağızdan
Verfication         : Doğrulama
Verify to ( verified,verified ) : Doğrulamak,doğruluğunu ispat etmek,emin olmak
Versatile         : Çok yönlü
Version         : Versiyon,model,uyarlama
Versus            : -e karşı
Vertical         : Dikey,dik
Very            : Çok
Vessel            : 1-) Kap
            : 2-) Tekne
            : 3-) Kanal,damar
Via            : Yolu ile, - den geçerek
Vibrate to         : Titremek,sallamak
Vibrating         : Titreşimli
Vibration         : Titreşim
Vice versa         : Tersine
Vicinity         : Civar,çevre
View            : Görüntü
View to         : İncelemek,tetkik etmek,bakmak
Vigilance         : Dikkat,ihtiyat
Vigorous         : Kuvvetli,etkin
Vinegar         : Sirke
Violate to         : Bozmak,çiğnemek,uymamak
Violent         : Sert,şiddetli
Vısa            : Vize
Viscosity         : Yapışkanlık,akışmazlık,ağdalık
Vise            : Mengene
Visible            : Görünür
Visit to         : Ziyaret etmek,teftiş etmek
Visual            : Görsel,görerek
Visually         : Görsel olarak,gözle
Vital            : Çok önemli
Vitreous         : Camsı,camlı
Vivid color         : Parlak/ canlı renk
Voice            : Ses
Voice Recorder      : Kokpitteki konuşmaları kaydeden cihaz
Void            : Boş,faydasız,geçersiz
Volatile         : Uçucu,çabuk buharlaşan
Voltrage drop         : Voltaj düşmesi
Voltage rise         : Voltaj yükselmesi
Volume         : 1-) Hacim
            : 2-) Sesin az veya çokluğu
Vountarily         : Gönüllü olarak,isteyerek
Vortex            : Girdap,vorteks
Vote to         : Oy vermek,önermek
Voucher          : Makbuz , belge
Voyage         : Seyahat,yolculuk
Logged


ZeynEpmin..



O şimdi Uçak Teknisyeni..
      "Turkish Technic"
                        &
  Mekatronik Teknikeri
Zeyn'Epmin
Co-Admin
*

Karizma Puanı: 2826
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3699


sonsuZa kadar... =))


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #22 : 05 Temmuz 2008, 21:06:52 »

- W -


Wad            : Tomar,tıkaç,tapa
Wad to            : Tıkaç koymak,tapalamak
Wafer            : İnce,düzgün dilim
Waist            : Bel
Wait to         : Beklemek
Walk-around check      : Uçağın etrafında dolaşarak yapılan göz kontrolü
Wall            : Duvar
Wander to         : Dolaşmak,gezmek
Want to         : İstemek,ihtiyacı olmak
Warm            : Sıcak,ılık
Warm to         : Isıtmak
Warm up         : Isınma
Warn to         : Uyarmak,ikaz etmek
Warning          : İkaz ( kullanıcı kişiler için)
Warning horn         : İkaz kornası
Warning notice      : Uyarı notu
Warp to         : Eğrilmek,yamulmak
Warranty         : Garanti
Wash to         : Yıkamak
Washer          : Pul,rondela,yaylı pul
Waste            : Artık , boşa giden, ziyan olan,atık,çöp
Watch out to         : Dikkat etmek
Watch to         : İzlemek,bakmak
Water extractor      : Su ayrıştırıcı
Water faucet         : Su musluğu
Water injector         : Su püskürtücü
Water separator      : Su ayırıcı,su separatörü
Water supply hose      : Su kaynağı hortumu
Watertight         : Sızmaz,çok sıkı,contalı
Wave            : Dalga
Way            : Yol,yön,taraf
Weak            : Zayıf,güçsüz
Wear            : Aşınma
Wear to ( wore,worn)      : 1-) Giymek,kullanmak
            : 2-) Aşındırmak,yıpratmak
Weather         : Hava
Weather check      : Hava tahribatı sonucu oluşan çatlak
Weather forecast      : Hava tahmini
Wedge            : Kıskı,kama
Week            : Hafta
Weep to (wept,wept)      : Sızmak
Weigh to         : 1-) Ağırlığı olmak,ağırlığında olmak
            : 2-) Tartmak,ağırlığını ölçmek
Weight            : Ağırlık
Weld to         : Kaynak yapmak
Welding          : Kaynak
Well            : 1-) Yuva,boşluk
            : 2-) İyi
West            : Batı
Wet            : Islak
Wet to            : Islatmak
Whatever         : Her ne
Wheel            : Tekerlek
Wheel bearıng         : Tekerlek yatağı
Wheel chock         : Takoz
Wheel halves         : Tekerlek cant yarımları
Wheel well         : Tekerlek yuvası
When            : Ne zaman
Whenever         : Her ne zaman
Where            : Nerede , nereye
Where applicable      : Uygulanabilir yerde
Whereas         : İken,halbuki
Whet to         : Bilemek
Whether         : Olup,olmadığını
Whıch            : Hangi,hangisi
Whıchever         : Biri  veya diğeri hangisiolursa
While            : 1-) –iken , süresince
            : 2-) –iken, olmakla beraber,halbuki
Whilst            : -iken
Whistle to         : Islık çalmak,düdük çalmak
Whıte            : Beyaz
Who            : Kim
Whole            : Tüm,bütün
Wholly         : Tamamen
Why            : Niçin,neden
Wick            : Fitil
Wide            : Geniş
Width            : Genişlik
Wind             : Rüzgar
Wind to ( wound,wound )   : Sarmak,dolamak,kurmak(saat)
Windmilling         : Uçak pervanesinin motor çalışmadan hava akışıyla dönmesi,çevrilmesi
Window         : Pencere
Window shade      : Güneşlik
Windshear         : Rüzgar yön ve süratinin ani olarak büyük oranda değişmesi
Windshield         : Ön cam ,siper camı
Windshield wiper      : Ön cam sileceği
Windly         : Rüzgarlı
Wing            : Kanat
Winglet         : Kanatçık
Wipe up to         : Silip temizlemek
Wiper            : Silecek
Wire            : Tel,kablo
Wire-lock to         : Emniyetlemek,emniyet teliyle bağlamak
Wiring            : Elektrik bağlantısı,kablo sistemi
Wiring diagram      : Elektrik bağlantı şeması
With            : ile
With respect to      : - e göre, esas alarak
Withdraw to         : Geri çekmek,geri almak
Withhold to         : Tutmak,saklamak,bırakmamak
Within            : İçind,içerisinde
Without          : -sız,-siz
Withstand to         : Dayanmak,karşı koymak
Witness to         : Tanık olmak
Wobble to         : Sallanmak,yalpalanmak,titremek
Wonder to         : Şaşırmak,hayret etmek
Wood            : Tahta , ahşap
Woofer         : Alçak frekans hoperlörü
Work            : İş,çalışma
Work area         : Çalışma alanı
Work to         : Çalışmak,çalıştırmak
Workshop         : Atölye
Worm            : Vidanın helezoni kısmı,helezon dişlisi
Worse            : Daha kötü
Worst            : En kötüsü, en kötü şekilde
Wrap to         : Sarmak,sarmalamak
Wrench         : İngiliz anahtarı
Wring to (wrung,wrung)   : Burmak,bükmek
Wrinkle         : Kırışık,buruşuk
Wrist            : Bilek
Write down to ( wrote,written ) : Yazmak,not etmek,kaydetmek
Wrong            : Yanlış
Wrought iron         : Dövme ,demir
Logged


ZeynEpmin..



O şimdi Uçak Teknisyeni..
      "Turkish Technic"
                        &
  Mekatronik Teknikeri
Zeyn'Epmin
Co-Admin
*

Karizma Puanı: 2826
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3699


sonsuZa kadar... =))


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #23 : 05 Temmuz 2008, 21:07:12 »

- X - Y - Z -




X-mitter( transmitter)      : Verici
X-ray            : X ışını,röntgen ışını
Yard            : Yarda ( 0.914 metre)
Yardstick         : İnch ve feet olarak işaretlenmiş,ölçme çubuğu
Yaw action         : Uçağın sağa sola dönüş hareketi
Yaw damper         : Uçağın yaw hareketini kontrol eden alet
Year            : Yıl
Yellow            : Sarı
Yet            : Henüz,daha,hala
Yield point         : Esneklik sınırı
Yield to         : Vermek,teslim etmek,kabul etmek
Yoke            : Bağ,boyunduruk
Zero            : Sıfır
Zinc            : Çinko
Zone            : Bölge,alan
Logged


ZeynEpmin..



O şimdi Uçak Teknisyeni..
      "Turkish Technic"
                        &
  Mekatronik Teknikeri
çmyteknik
Öğrenci
*

Karizma Puanı: 4
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4


çmyteknik


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #24 : 25 Eylül 2008, 11:17:11 »

çok teşekkürler bilgiler için işime çok yarıcak
Logged

s0n3r
Öğrenci
*

Karizma Puanı: 1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #25 : 25 Ekim 2008, 22:39:33 »

BABA BUNUN WORD DOSYASI OLARAK KOYSAN DAHA MAKBULE GEÇER...ELİNE SAGLIK YİNEDE GÜSEL OLMUS
Logged
Zeyn'Epmin
Co-Admin
*

Karizma Puanı: 2826
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3699


sonsuZa kadar... =))


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #26 : 26 Ekim 2008, 15:59:36 »

BABA BUNUN WORD DOSYASI OLARAK KOYSAN DAHA MAKBULE GEÇER...ELİNE SAGLIK YİNEDE GÜSEL OLMUS

HAY HAY, BUYRUN:


DOSYA EKTEDİR!!!
Logged


ZeynEpmin..



O şimdi Uçak Teknisyeni..
      "Turkish Technic"
                        &
  Mekatronik Teknikeri
yakogg
Stajyer
*

Karizma Puanı: 11
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 11


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #27 : 05 Mart 2010, 09:10:26 »

teşekkürler
Logged

yakogg
Stajyer
*

Karizma Puanı: 11
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 11


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #28 : 05 Mart 2010, 09:11:09 »

Havacılık terimleri için oluşturulmuş bir sözlük çalışması >>


http://www.meydangorusu.com/forum//sozluk
« Son Düzenleme: 05 Mart 2010, 09:18:59 Gönderen: yakogg » Logged

aNKa
Öğrenci
*

Karizma Puanı: 5
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #29 : 19 Nisan 2010, 20:01:08 »

wayy be sagolun  Smiley
Logged
Sayfa: 1 [2] 3
  Yazdır  
||| GoogleTagged |||

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Edebiyat Sözlüğü Türkçe Zeyn'Epmin 1 671 Son Mesaj 23 Ekim 2007, 23:05:51
Gönderen: Zeyn'Epmin
Tarihe Dair Kavramlar, Terimler ve İsimler Sözlüğü Tarih & Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Zeyn'Epmin 0 804 Son Mesaj 14 Mayıs 2007, 21:17:27
Gönderen: Zeyn'Epmin
SilkRoad Terimler Sözlüğü Ucakciyiz.biz Çöplüğü Kaptan 0 423 Son Mesaj 19 Mayıs 2007, 14:31:07
Gönderen: Kaptan
Türkçe Dersinde Geçen Terimler Sözlüğü Türkçe Zeyn'Epmin 2 2004 Son Mesaj 10 Temmuz 2011, 15:07:19
Gönderen: erdekcom
Fizik Terimleri Sözlüğü Fizik & Elektrik & Elektronik Zeyn'Epmin 3 904 Son Mesaj 23 Temmuz 2008, 20:29:40
Gönderen: Zeyn'Epmin